Demokratların 3 Kasım 2026 ara seçimlerinde ABD Kongresi’nin her iki kanadında da çoğunluğu yeniden ele geçirmesi ve parti liderlerinin İran savaşını bitirme sözleri, Washington’ın savaş yanlısı politikalarının son bulacağı yönünde bazı çevrelerde yeniden bir ilüzyon yarattı. Ancak George W. Bush’un 2006 yılındaki tecrübesi, iktidar partisinin seçim yenilgisinin her zaman savaşın sonu anlamına gelmediğini gösteriyor.
Kongre’deki “Savaş Karşıtı” Söylemler
Demokrat Parti’nin Kongre’deki zaferinin ardından önde gelen isimler art arda savaş karşıtı açıklamalarda bulundu:
-
Yassamin Ansari (İran kökenli Temsilciler Meclisi Üyesi): Trump’ın İran’ı yok etme tehditlerine tepki göstererek, “90 milyon nüfuslu bir ülkeyi yok etmekle tehdit etmek insanlık suçudur. Demokratlar Kongre kontrolünü aldıktan sonra bu sorumsuz savaşı derhal bitirmelidir” dedi.
-
Chuck Schumer (Senato Demokrat Lideri): “Amerikan halkı İran’da ne için savaştığımızı bilmiyor. Bu savaş sona ermelidir” ifadelerini kullanarak bütçe yetkilerini Trump’ı kısıtlamak için kullanacaklarını belirtti.
-
Kirsten Gillibrand & Adam Smith: Temsilciler Meclisi Silahlı Hizmetler Komitesi’nin yeni başkanı olması beklenen Adam Smith, askeri bütçenin kesilmesinin en ciddi ilk adımlardan biri olacağını vurguladı.
2006 Tarihli George W. Bush Dersi: Seçim Yenilgisi Savaşın Boyutunu Büyüttü
Bu söylemler ilk bakışta savaş karşıtı bir duruş gibi görünse de ABD siyasi tarihi farklı bir tablo sunuyor.
Kasım 2006 ara seçimlerinde Irak Savaşı’nın yarattığı hoşnutsuzluk nedeniyle Cumhuriyetçiler Kongre’deki çoğunluğu Demokratlara kaptırdı. Seçimin hemen ardından Savunma Bakanı Donald Rumsfeld istifa etti ve Baker-Hamilton Irak Çalışma Grubu askerlerin kademeli olarak çekilmesini tavsiye etti.
Ancak George W. Bush, 10 Ocak 2007’de tam tersi bir strateji açıklayarak Irak’a “The Surge” (Askeri Tahkimat/Dalga) planı kapsamında 20 bin ek asker sevk etti. Demokratların meclisten geçirdiği çekilme takvimli bütçe tasarılarını veto eden Bush, savaşı sürdürdü ve Demokratlar vetonun önüne geçemeyerek bütçeyi koşulsuz onaylamak zorunda kaldı.
2006 ABD Ara Seçimleri ──► Demokratlar Kongre'yi Kazandı ──► Rumsfeld İstifa Etti
│
▼
İran Savaşı / 2026 ◄── Askeri Tahkimat (The Surge) ◄── Bush Veto Etti (2007)
Demokratların Karnesi: Gerçek Bir Barış mı, Yönetim Rekabeti mi?
Demokrat Parti’nin geçmişi incelendiğinde, Barack Obama döneminde İran’a yönelik imzalanan yaptırım yasaları (2010 CISADA ve 2012 Merkez Bankası yaptırımları) baskı politikalarının tek taraflı olmadığını kanıtlamaktadır. Demokratlar ve Cumhuriyetçiler arasındaki temel fark savaş karşıtlığı değil; baskı araçlarının, diplomasi yöntemlerinin ve yöntemsel araçların kullanım biçimidir.
Washington’ın Çehresi Değişse de Niteliği Değişmez
ABD’deki parti değişiklikleri ve seçim sonuçları, ülkenin küresel hegemonyasını sürdürme hedefindeki stratejik çıkarlarını ortadan kaldırmaz. 2006’da Irak Savaşı’nın durdurulamamış olması gibi, 2026’da Demokratların elde ettiği seçim zaferi de tek başına İran ile olan stratejik çatışmanın bittiği anlamına gelmemektedir. Tahran için belirleyici olan söylemler değil, Washington’ın sahada atacağı somut adımlardır.
