İran’ın Birleşmiş Milletler Daimi Temsilcisi İrevani, Hürmüz Boğazı’ndaki mevcut durumun ve küresel ekonomik sonuçlarının sorumluluğunun İran’a karşı savaş başlatan ülkelere ait olduğunu söyledi.
İran’ın Birleşmiş Milletler nezdindeki Daimi Temsilcisi Emir Said İrevani, Cuma günü düzenlenen Birleşmiş Milletler Ekonomik ve Sosyal Konseyi (ECOSOC) özel oturumunda konuştu.
“Enerji akışlarının ve arz güvenliğinin korunması; uluslararası iş birliği yoluyla küresel kalkınmanın desteklenmesi” başlıklı toplantıda konuşan İrevani, enerji piyasaları, tedarik zincirleri ve küresel ticaret akışlarında artan istikrarsızlığın sürdürülebilir kalkınma ve dünya ekonomisi açısından ciddi bir tehdit oluşturduğunu belirtti.
İran’ın son bir yıldan kısa sürede uluslararası hukuku ve BM Şartı’nı ihlal eden iki yasa dışı saldırıya maruz kaldığını söyleyen İrevani, bu saldırıların çoğu kadın ve çocuk olmak üzere binlerce sivilin hayatını kaybetmesine yol açtığını ifade etti.
İranlı diplomat, saldırılar nedeniyle sivil, ekonomik, enerji ve çevresel açıdan hassas altyapıların ağır hasar gördüğünü ve bu sonuçların askeri operasyonların sona ermesiyle ortadan kalkmayacağını söyledi.
Konuşmasında mevcut krizlerin temel nedenlerine dikkat çeken İrevani, “Bugünkü istikrarsızlık boşlukta ortaya çıkmadı. Bu durum, İsrail rejimi ve ABD tarafından dayatılan yasa dışı saldırgan politikaların sonucudur” dedi.
İran’ın petrol, doğal gaz ve petrokimya altyapılarına yönelik saldırıların Fars Körfezi bölgesinde ciddi ekonomik ve çevresel zararlar doğurduğunu belirten Iravani, bunun küresel enerji ve gübre tedarik zincirlerini de olumsuz etkilediğini kaydetti.
ABD’nin tek taraflı yaptırımları ve deniz ablukasının küresel tedarik zincirlerindeki kırılmayı daha da derinleştirdiğini söyleyen İranlı temsilci, bölgesel güvenliğin ancak diyalog, karşılıklı saygı ve uluslararası iş birliğiyle sağlanabileceğini vurguladı.
İran’ın enerji güvenliği ve Hürmüz Boğazı’nda normalleşmenin yeniden sağlanması için yapıcı diyaloğa bağlı olduğunu ifade eden İrevani, bunun için askeri gerilimin ve deniz ablukasının sona ermesi gerektiğini söyledi.
Mehr haber ajansının haberine göre, İranlı diplomat son olarak, “Hürmüz Boğazı’ndaki mevcut durumun ve bunun küresel ekonomik sonuçlarının tüm sorumluluğu, İran’a karşı savaş başlatanlar ve onların bölgesel ortaklarına aittir” ifadelerini kullandı.
