Direnişe Sadakat Bloku’nun kıdemli üyesi Hasan Fazlullah, Lübnan Parlamentosunda yaptığı açıklamada, İran-ABD anlaşmasının Lübnan’ı doğrudan etkileyeceğini vurguladı.
Kıdemli milletvekili, İran’ın Lübnan dosyasını bu anlaşmaya dahil etme konusunda ısrarcı olduğunu belirterek, “Bu durum İran’ın Lübnan adına karar vermek istediği anlamına gelmez; bilakis Lübnan hükümetinin bu anlaşmadan faydalanmasını istemektedir” dedi.
Hasan Fazlullah daha önce parlamentoda düzenlediği basın toplantısında, yetkililerin “ateşkes sağlanmadan önce müzakerelere girmeme” yönündeki taahhütlerini ihlal etmesini, halkın dökülen kanına karşı tehlikeli bir saygısızlık olarak nitelendirmişti.
Fazlullah şu soruyu yöneltmişti: “Düşman, Lübnan’a yönelik yıkım projesinde ABD’nin rolüyle övünürken ve Lübnan makamları sessizliğini korurken; Lübnan halkına karşı suç işlemeye devam edenlerle aynı masaya nasıl oturulabilir?!”
Direniş Bloku milletvekili, Hizbullah’ın hükümet ve cumhurbaşkanlığı ile olan ilişkilerine dair ise cumhurbaşkanlığı makamı ile herhangi bir bağın kopmadığını, iletişimin hükümet kanalıyla sürdürüldüğünü ve ihtiyaç duyulması halinde toplantıların yapılabileceğini ifade etti.
Bazı çevrelerin “bu savaşın İran’ın çıkarına olduğu” yönündeki suçlamalarına yanıt veren Hasan Fazlullah, şu ifadeleri kullandı: “Bu iddia tamamen yalandır ve gerçeğin üzerini örtmeyi amaçlamaktadır. Direniş, Lübnan’ı savunmak için savaşmaktadır. İran ise Lübnan’ın yanında durmakta ve Lübnan’a yönelik saldırıların durdurulmasını içermeyen hiçbir anlaşmayı kabul etmemektedir.”
El-Ahbar: Lübnan, İran ile ABD Arasındaki Olası Anlaşmaya Dahil
Öte yandan Lübnan’da yayımlanan El-Ahbar gazetesi, konuya vakıf kaynaklara dayandırdığı haberinde, İran’ın ABD’den “Lübnan’ın da bu anlaşma kapsamında yer aldığına” dair nihai yanıtı aldığını bildirdi.
Haberde aktarılan bilgilere göre Donald Trump (Donald Trump), özellikle savaşın sona erdirilmesinin sadece bir ateşkesle sınırlı kalmayıp; tüm askeri saldırıların tamamen durdurulmasını, İsrail’in Lübnan’dan hızlıca çekilmesine yönelik bir takvimi, tüm yıkım ve kazı faaliyetlerinin durdurulmasının garanti altına alınmasını ve esirlerin serbest bırakılmasını kapsayacak olması nedeniyle, İsrail rejimi Başbakanı Binyamin Netanyahu (Binyamin Netanyahu) ile Lübnan dosyası hakkında üç kez görüşme gerçekleştirdi.
