ABD merkezli Foreign Policy dergisi, yayımladığı analizde İran ile ABD arasındaki mücadelenin yalnızca askeri sahada değil, küresel kamuoyu ve dijital medya alanında da sürdüğünü belirterek, Tahran’ın bu cephede önemli bir avantaj elde ettiğini yazdı.
Dergi, yaklaşık 100 gün önce İran’ın uluslararası kamuoyunda “istenmeyen ve yalnızlaştırılmış bir ülke” olarak görüldüğünü, ancak bugün dünya medyasının ana gündemlerinden biri haline geldiğini ifade etti. Analizde, İran’ın özellikle son dönemde yürüttüğü medya ve propaganda faaliyetleri sayesinde küresel algıda dikkat çekici bir değişim yarattığı vurgulandı.
Haberde ayrıca, birkaç gün önce Stratejik ve Uluslararası Çalışmalar Merkezi’nin (CSIS) yayımladığı bir rapora da atıf yapıldı. Söz konusu raporda, İran’ın İsrail ve ABD üslerine yönelik balistik füze ve İHA saldırıları kadar, çevrim içi alanda da yoğun bir “dijital saldırı” yürüttüğü belirtilmişti.
Analize göre, ABD yönetimi savaşı meşrulaştıracak ikna edici bir gerekçe oluşturmakta zorlanırken, İran bağlantılı sosyal medya hesapları internet ortamını savaş alanındaki başarı iddiaları ve propaganda içerikleriyle doldurdu. Bu içeriklerde çatışmanın, “Amerikan halkının çıkarları için değil, yozlaşmış elitlerin menfaatleri uğruna yürütülen maliyetli bir savaş” olarak sunulduğu ifade edildi.
Foreign Policy’nin değerlendirmesinde, İran’ın özellikle sosyal medya üzerinden yürüttüğü söylem savaşında etkili olduğu ve küresel kamuoyunda ABD karşıtı söylemleri güçlendirmeyi başardığına dikkat çekildi.
