Eski İsrail Başbakanı, Netanyahu’ya yüklenerek İsrail ordusunun Lübnan’da büyük bir yenilgiye uğradığını itiraf etti.
Eski İsrail Başbakanı Ehud Barak, Haaretz gazetesinde kaleme aldığı makalede, Netanyahu ve kabinesinin İsrail’i Lübnan’da “yıpratıcı ve sonu gelmez bir savaşa” sürüklediğini yazdı.
Lübnan cephesindeki mevcut durumu siyasi ve askeri boyutlarda “katastrofik bir başarısızlık” olarak nitelendiren Barak, işgal altındaki Filistin’in kuzey bölgelerinde yaşayan sakinlerin, Netanyahu hükümetinin gerçekleşmeyen vaatlerinin kurbanı olduğunu belirtti. Barak’ın aktardığına göre, kuzey bölgelerinin yeniden inşası ve sınır yerleşimlerindeki koşulların iyileştirilmesi için söz verilen milyarlarca dolar fiilen ortadan kayboldu; yerel yetkililer ve bölge sakinleri ise şu anda savaşın sonuçları karşısında yapayalnız bırakıldıklarını hissediyorlar.
Eski İsrail Başbakanı, İsrail ordusunun Lübnan’ın güneyindeki saha koşullarına da değinerek, İsrail güçlerinin geniş operasyonel kısıtlamalarla karşı karşıya kalırken aynı zamanda zorlu çatışmaların içine girdiğini yazdı. Bu saldırının amacını, İsrail askeri yetkililerinin ifade ettiği gibi, sınır yerleşimlerini zırhlı araç savar füzelere ve insansız hava araçlarına (İHA) karşı korumak için bir “savunma şeridi” muhafaza etmek şeklinde değerlendiren Barak; İsrail’in bu alandaki yıllara dayanan tecrübesine rağmen, İHA tehdidiyle mücadelede etkili çözümler sunamamış olmasının açık bir güvenlik zafiyeti ve başarısızlığı sayıldığını da sözlerine ekledi. Barak, savaşın insani kayıplarının da neredeyse her geçen gün artmakta olduğunu vurguladı.
Barak, makalesinin devamında Netanyahu’nun Hizbullah’ın “onlarca yıl geriye itildiği” yönündeki iddiasını ele alarak bu sözlerin gerçek bir dayanağı olmadığını belirtti ve şunları yazdı: “İsrail’in, Hizbullah’ın eski Genel Sekreteri Seyyid Hasan Nasrallah’ın suikastla öldürülmesi ve bu hareketin birtakım komutanları ile füze altyapılarının hedef alınması dahil askeri başarılarına rağmen Hizbullah, varlığını ve operasyonel kabiliyetini halen korumaktadır; İsrail ordusuna ve İsrail’in kuzeyindeki sakinlere zarar verme gücüne sahiptir.”
Barak’a göre, Şeyh Naim Kasım liderliğindeki Hizbullah, çöküşe veya silah bırakma niyetine dair hiçbir işaret göstermemiştir. Lübnan’daki durumu tek bir kelimeyle özetlemek isterse bu kelimenin “yenilgi” olacağını, daha kesin bir tanımla ise bunun “katastrofik bir yenilgi” teşkil edeceğini net bir şekilde ifade etti.
Eski İsrail Başbakanı, askeri operasyonların genişletilmesi yoluyla Hizbullah’ın tamamen yok edilmesinin mümkün olduğu iddiasını da reddederek bunu “tehlikeli bir illüzyon” olarak nitelendirdi. Barak, “Böyle bir hedefin gerçekleşmesi, Lübnan’ın tamamen işgal edilmesini gerektirir; bu ise ne pratiktir ne de uygulanması mümkündür” diye yazdı. Barak ayrıca Hizbullah’ı zayıflatmanın ve bu hareketi silahsızlandırmaya doğru ilerletmenin tek yolunun Lübnan hükümeti, ABD ve bölge ülkelerinin katılımıyla yürütülecek siyasi bir süreç olduğunu iddia etti.
Makalesinin bir başka bölümünde Barak, Hizbullah üzerinde baskı kurma bahanesiyle Lübnan köy ve kentlerinin yıkılması politikasının ters tepeceği konusunda uyarıda bulundu; zira bu eylemler Hizbullah’ın Lübnan toplumu nezdindeki meşruiyetini artırmakta ve bu hareketin Lübnan’ı İsrail’e karşı savunma yönündeki söylemini güçlendirmektedir. Barak’ın yazdığına göre, savaşın yol açtığı yıkım ve tehcir görüntüleri, yıllarca İsrail’in sicilinde bir leke olarak kalacak ve nihayetinde Hizbullah’ın güçlenmesine yol açacaktır.
