ABD basınında (Foreign Policy, Wall Street Journal, Associated Press, Time) yer alan geniş kapsamlı analizlerde, Washington’un İran’a karşı yürüttüğü askeri operasyonlarda hedeflenen stratejik sonuçlara ulaşamaması, kurumlar arası uzman kadroların tasfiye edilmesi ve Orta Doğu’daki enerji krizinin ABD ekonomisine yansımaları üzerinden ele alınıyor.
1. Uzman Kadroların Tasfiyesi ve Doktrinsel Zafiyetler
Foreign Policy ve Associated Press haberlerine göre, ABD’nin stratejik hedeflerine ulaşamamasındaki en kritik amillerden biri, hükümet içi karar alma mekanizmalarındaki uzman eksikliğidir:
-
Milli Güvenlik Konseyi’nde (NSC) Kan Kaybı: Gerçekleştirilen tasfiye dalgaları neticesinde Ulusal Güvenlik Konseyi’ndeki politika uzmanı sayısının 50’nin altına düştüğü ve bunun Eisenhower döneminden bu yana görülen en düşük seviye olduğu aktarılmaktadır.
-
Hürmüz Boğazı Senaryosunun Öngörülememesi: ABD Başkanı Donald Trump’ın, Tahran’ın Hürmüz Boğazı’nı tamamen kapatma kararı alacağını öngöremediklerini itiraf ettiği; oysa onlarca yıldır yürütülen askeri simülasyonların bu senaryoyu merkeze aldığı vurgulanmaktadır.
-
Pentagon’daki Planlama Bunalımı: Savunma Bakanı Pete Hegseth yönetimindeki Pentagon’da yaşanan üst düzey komutan tasfiyelerinin kurumsal hafızayı zayıflattığı belirtilmektedir. Foreign Policy, Hürmüz Boğazı’ndaki kilitlenmeyi aşmak için Pentagon yetkililerinin kurum içi personelden toplu e-posta yoluyla fikir talep etmesini bu krizin bir tezahürü olarak yorumlamaktadır.
2. İran’ın Askeri Mimarisi ve Asimetrik Direnci
Wall Street Journal değerlendirmesine göre, Amerikan askeri planlamacıları ABD’nin hava ve deniz üstünlüğünün Tahran’ın siyasi iradesini kısa sürede kıracağını hesapladı. Ancak İran askeri yapısının şu unsurlara dayanması hedeflere ulaşılmasını zorlaştırdı:
-
Dağınık ve Yeraltı Altyapısı: Füze ve İHA üretiminin derin yeraltı tesislerinde sürdürülmesi, hava bombardımanlarına rağmen füze imalat kapasitesinin hızlıca yeniden devreye alınmasını sağladı.
-
Taktik Esneklik: Tahran’ın asimetrik harp yetenekleri ve Hürmüz Boğazı üzerindeki denetimi, ABD ordusuna karşı güçlü bir jeopolitik kaldıraç oluşturdu.
3. ABD İç Piyasa Etkileri ve Akaryakıt Rekorları
Savaşın küresel enerji piyasalarında yarattığı türbülans, ABD iç pazarındaki akaryakıt fiyatlarında tarihi seviyelerin görülmesine yol açtı:
| Yakıt Türü | Güncel Fiyat (Galon) | Önceki Rekor / Değişim | Kaynak |
| Dizel | $6.23 | $6.20 (13 Eylül) | Amerikan Otomobil Birliği (AAA) / Anadolu Ajansı |
| Benzin (Washington D.C.) | $4.59 | Hafta içi $4.39 → $4.59 (+20 sent) | Lara Rozen (Gazeteci) |
Time dergisinin analizinde, Trump yönetiminin Ukrayna’ya Rus enerji altyapısına yönelik saldırıları durdurma çağrısı yapmasına karşın, küresel dizel arzındaki ana darlığın doğrudan Orta Doğu’daki çatışmalardan kaynaklandığı ifade edilmektedir.
4. Beyaz Saray ve CENTCOM’un Mühimmat İddiaları
Pentagon’da mühimmat stoklarının azaldığına dair basına sızan raporların ardından Savunma Bakanı Pete Hegseth’in yalan makinesi (poligraf) dahil geniş çaplı bir soruşturma başlattığı aktarılırken, ABD yönetiminden iddialara reddiye geldi:
-
Donald Trump: “Sınırsız miktarda mühimmat stokumuz var. Patriot füzelerini hiç olmadığı kadar hızlı üretiyoruz.”
-
Genelkurmay / CENTCOM Komutanı Brad Cooper: Mühimmat eksikliği yaşandığına dair endişe taşımadıklarını ve ABD kuvvetlerinin her türlü senaryoya tam teçhizatla hazır olduğunu beyan etti.
