Umman toplantısının, sürece yalnızca konuk ve dinleyici olarak davet edilen Suudi Arabistan’ın talebiyle ertelenmesi; bu bölgesel girişimin arkasında “diplomatik bir tuzak” yattığını gösterdi. Riyad, dinleyici olmanın ötesinde ABD’nin bir unsuru olarak toplantıya müdahale etmekte, İran’ın kazanımlarına göz dikmekte ve Hürmüz Boğazı gibi baskı kaldıraçlarını hedef almaktadır.
Riyad’ın, Yemen’in petrol boru hatlarına yönelik saldırılarını bahane ederek toplantının ertelenmesini talep etmesi ve Umman’ın da bunu kabul etmesi, Suudi Arabistan’ın İran-Umman ortak girişimi üzerinde bir baskı unsuruna dönüştüğünü ortaya koymuştur.
Umman Toplantısının İlanı ve Diğer Ülkelerin “Dinleyici” Statüsü
- 12 Eylül 2026: Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü İsmail Bekayi, Lamerd şehrinde yerli ve yabancı gazetecilere yaptığı açıklamada, Fars Körfezi kıyı ülkeleri dışişleri bakanlarının katılımıyla Umman’da bir toplantı yapılacağını duyurdu. Bekayi; toplantıda İran ve Umman’ın Hürmüz Boğazı’ndaki geçici seyrüsefer rotalarına ilişkin mutabakat çabalarının anlatılacağını ve görüşme sonuçlarının kıyıdaş ülkelerle paylaşılacağını belirtti.
- Katılımın Niteliği: Bekayi’nin açıklamasına göre bölge ülkeleri toplantıda yalnızca “dinleyici” sıfatıyla yer alacaktı. Davetin amacı, İran ve Umman’ın Hürmüz Boğazı’ndaki gemi trafiğine ilişkin ortak kararından bu ülkeleri haberdar etmekti.
- Mahr Haber Ajansı’nın Raporu: Aynı gün akşam saatlerinde bilgilere dayandırılan haberde; mutabakatın yalnızca İran ve Umman arasında olduğu, diğer ülkelerin ise güzergah ve geçiş düzenlemelerinin detaylarından haberdar olmaları ve uluslararası kamuoyuna zımni bir itirazsızlık mesajı verilmesi amacıyla toplantıya katıldığı aktarıldı. Toplantıda İran, Umman ve diğer Basra Körfezi ülkelerinin yanı sıra Irak’ın da yer alacağı belirtilmişti.
Kayhan Gazetesi’nin Uyarısı
Kayhan gazetesi Pazar günü “Umman, ABD’nin Çıkarlarını Koruyor; Maskat Toplantısı Bir Tuzaktır, Dikkatli Olun!” manşetiyle bu diplomatik girişim hakkında uyarıda bulunarak şu kritik soruyu yöneltti:
“Düşmanın askeri sahada ve ekonomik alanda duvara toslandığı bir ortamda, İran’ın Hürmüz Boğazı’ndaki en büyük kozu ve üstünlüğü neden Maskat masasına koyulsun?”
Kayhan’ın uyarısından bir gün sonra, toplantının “dinleyici” olarak çağrılan Suudi Arabistan’ın talebiyle Umman tarafından ertelenmesi, “diplomatik tuzak” şüphelerini kuvvetlendirdi.
Ertelenme Kararı ve Perde Arkası
- Ali Haşim’in (Al Jazeera) Bildirimi: Pazartesi günü (14 Eylül 2026) Al Jazeera muhabiri Ali Haşim, Umman toplantısının Suudi Arabistan’ın talebi ve boru hatlarına yapılan saldırılar sonrasında ertelendiğini yazdı. Umman Dışişleri Bakanı Badr el-Busaidi de toplantının “konsensüs sağlama” amacıyla ertelendiğini duyurdu.
- İsmail Bekayi’nin Basın Toplantısı: Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Pazartesi günkü basın toplantısında, “Bölge ülkelerinin bu fırsatı değerlendirmesini ve bu tür zeminlerin kıymetini bilmesini beklerdik… Aynı masa etrafında oturup yıkıcı dış aktörlerin müdahalesinden uzak, güvenli bir bölge inşasını konuşmalıydık; bu toplantı çok uygun bir fırsattı… Suudi Arabistan toplantının şimdilik yapılmamasını talep etti.” dedi.
Suudi Arabistan, Yemen direnişinin petrol nakil hatlarına saldırısını gerekçe göstererek toplantıyı erteletmiştir. Oysa Riyad bu toplantıda kilit bir role sahip değildi ve bir dinleyicinin varlığı ya da yokluğu müzakere sonucunu etkilememeliydi.
Riyad’ın bu tutumu, yalnızca bağımsız bir devlet olarak değil, ABD çıkarlarıyla uyumlu bir aktör olarak sürece dahil olduğunu gösteriyor. Suudi Arabistan’ın, Washington’ın hazırladığı bir teklif paketiyle masaya gelerek vaatler karşılığında İran’ın sahadaki somut kazanımlarını ve Hürmüz Boğazı’ndaki baskı gücünü pazarlık konusu yapmaya çalıştığı değerlendirilmektedir.
