Washington Post, Yemen’deki düşmanlarının Ensarullah’ı yenilgiye uğratmak için denemedik hiçbir yol bırakmadığını yazdı.
Washington Post gazetesi, “Yemen’deki Ensarullah Yıllardır Süren Savaş Boyunca Neden Sadece Daha Da Güçlendi?” başlıklı makalesinde dikkat çekici değerlendirmelere yer verdi.
Haberde, son on yılın farklı dönemlerinde Suudi Arabistan, Birleşik Arap Emirlikleri, ABD, İngiltere ve İsrail’in Yemen’deki Ensarullah güçlerine karşı ağır hava saldırıları düzenlediği; ancak bu saldırıların tek sonucunun bu hareketin daha da güçlenmesi olduğu ifade edildi.
Gazete şu ifadelere yer verdi:
“Şimdi İran’ın desteğiyle Ensarullah güçleri son derece kritik bir deniz geçidine doğru ilerlemiş, Suudi petrol tesislerini hedef alarak küresel piyasaları etkisi altına almıştır. Onları durdurmak için daha önce denenmemiş pek az seçenek kalmıştır.”
Ensarullah uzmanı ve araştırmacı Michael Knights da gazeteye yaptığı açıklamada, “Onlar İran’ın bölgesel müttefikleri arasında ideolojik olarak en adanmış, en saf ve en saldırgan olanlarıdır” değerlendirmesinde bulundu.
Askeri Güç ve İnsan Kaynağındaki Muazzam Artış
Raporda yer alan verilere göre, Ensarullah’ın savaşçı sayısı 2015 yılında yaklaşık 30 bin civarındayken 2024 itibarıyla 350 bin seviyesine ulaşmıştır. Ayrıca hareket, kullandığı mühimmat ve silahların önemli bir bölümünü Yemen içinde yerli imkanlarla üretebilme kabiliyetine kavuşmuştur.
Washington Post, Suudi Arabistan’ın savunma füzeleri stokundaki kısıtlamalara da dikkat çekerek Riyad’ın Ensarullah ve bölgedeki İran destekli grupların saldırılarını daha ne kadar püskürteebileceğinin belirsiz olduğunu vurguladı.
ABD ve Suudi Arabistan Kara Harekatından Kaçınıyor
Raporun devamında, Ensarullah karşıtı yerel güçlerin son haftalarda mevzilerinden çekildiği ve Ensarullah’ın Babülmendep Boğazı’na doğru ilerlediği kaydedildi. Associated Press’ten aktarılan bilgilere göre Suudiler, uzun süreli bir çatışmaya ve ağır kayıplara yol açacağı gerekçesiyle topyekün bir kara savaşına yeniden girmeye isteksiz görünüyor. Halen İran ile olan savaşın içinde bulunan ABD’nin de bu doğrudan kara çatışmasına müdahil olmaya niyeti bulunmuyor.
