Suudili bir yetkilinin Pakistan ve Türkiye’ye yönelik benzeri görülmemiş eleştirileri, askeri ve ekonomik baskıların arttığı bir dönemde “ittifak” adı altında gizlenen çatlakları ortaya çıkardı; bu durum Bin Selman’ı savaştan sıyrılma yolunda yeni zorluklarla karşı karşıya bıraktı.
İsrail TV Kanalı 12’ye konuşan isimsiz bir Suudi yetkili, Pakistan ve Türkiye’nin Yemen’deki gelişmelere ilişkin tutumunu açıkça eleştirdi. Yetkili, her iki ülkenin de destekleyici söylemlerine rağmen Riyad ile somut bir iş birliğine gitmediğini belirtti ve hayal kırıklığını şu sözlerle dile getirdi:
“Pakistan veya Türkiye’den destek açıklamaları dışında hiçbir şey gelmedi ve hiçbir iş birliği yapılmadı. Onlar sadece silah satmak istiyorlar.”
Bu sitem; Suudi rejiminin Sana hükümeti güçlerinin artan baskısı altında olduğu ve ABD’den bile doğrudan askeri destek alamadığı bir vasatta dile getirildi.
Kağıt Üstündeki Taahhütler ve Propaganda Söylemleri
Suudi yetkilinin bu şikayeti; Suudi Arabistan, Pakistan ve Türkiye arasında kurulan “Mekke İttifakı” anlaşmasına göre üye ülkelerden birinin toprağına saldırı düzenlenmesi halinde diğer iki ülkenin savunma amacıyla müdahale etmesi şartına rağmen gerçekleşti. Yemen savaşı, bu ittifakın Riyad açısından siyasi bir duruştan ve propaganda hamlesinden ibaret olduğunu gösterdi. Pakistan Ordu Sözcüsü de bir Suudi medyasına verdiği mülakatta İslamabad’ın Suudi Arabistan’ı savunmaya yönelik “sınırsız” ve “koşulsuz” taahhüdünden bahsetmiş, ancak üçlü savunma paktının nasıl uygulanacağına veya takviye birlik gönderilip gönderilmeyeceğine dair hiçbir detay vermemişti; tam da Suudi yetkilinin öngördüğü gibi: Sadece konuşuyorlar ve silah satıyorlar.
ABD’nin doğrudan askeri müdahaleyi reddetmesi ve yardımını (İsrail dahil) istihbarat paylaşımıyla sınırlandırmasıyla birlikte bu durum, Riyad’ın giderek derinleşen yalnızlığını gözler önüne seriyor. Washington Post’un da itiraf ettiği üzere, Yemen direnişi durmak bir yana, saldırı ve ablukalar karşısında her zamankinden daha güçlü durmaktadır.
Yemen Halkının Dev Gösterisi
Ensarullah Lideri Abdülmelik el-Husi’nin çağrısına yanıt veren Yemen halkı, ülkenin kuzeybatısında ve Suudi sınırına yakın ana direniş üslerinden Saada vilayetinde kitlesel bir yürüyüş düzenledi. Katılımcılar “Silahlı Kuvvetlere Destek ve Ablukaya Karşı Abluka Denklemi” sloganıyla Yemen Silahlı Kuvvetleri’ne desteklerini açıklarken Suudi rejiminin Mekke-i Mükerreme’nin hedef alındığı yönündeki iddialarını kesin bir dille reddettiler.
Suudi Topraklarında Siren Sesleri
Savaş meydanından gelen haberlere göre Yemen Silahlı Kuvvetleri, Suudi Arabistan’ın bir hafta içinde düzenlediği 450’den fazla hava saldırısına yanıt olarak Yanbu’daki Aramco petrol tesislerine ve Hamis Müşayt’taki hava üssüne özel operasyonlar düzenledi. Abha ve Hamis Müşayt şehirlerinde tehlike sirenleri çalarken bazı medya organları patlamalar yaşandığını bildirdi. Yemen hava savunması ayrıca el-Muha üzerinde iki Suudi savaş uçağı filosunu geri çekilmeye zorladı ve Ma’rib üzerinde bir F-15 jetini düşürdü. İngiltere Deniz Ticaret Operasyonları (UKMTO) ise Aden’in 75 mil doğusunda küçük bir teknenin bir tankeri ele geçirme girişiminde bulunduğunu duyurdu.
“Büyük Yalan”
Ensarullah Hareketi Lideri Seyyid Abdülmelik el-Husi, Suudi Arabistan’ın Mekke’nin hedef alındığı yönündeki iddiasını “büyük bir yalan, son derece çirkin bir iftira” olarak nitelendirdi ve bu itirafın bazı ülkeleri yanlarına çekmek ve uluslararası mevzileri değiştirmek amacıyla kurgulandığını vurguladı. El-Husi, Suudi operasyonlarının Amerikalı, İsrailli ve İngiliz askeri uzmanların katılımı ve yönetimiyle yürütüldüğünü hatırlattı.
Yemen Yüksek Siyasi Konseyi Başkanı Mehdi el-Meşat ise konuya ilişkin şu ifadeleri kullandı:
“Suudi rejiminin Yemen’in Mekke’yi hedef aldığına dair asılsız iddiaları, kamuoyunu kışkırtmaya yönelik ümitsiz bir çabadır. Kamuoyu bilinci, İslam ümmetinin servetini heba ederken Kabe’ye, Kur’an-ı Kerim’e ve Haremeyn-i Şerifeyn’e saygısızlık eden Suudi rejiminin gerçek niteliğini anlayacak seviyeye ulaşmıştır… Kabe-i Muazzama’nın örtüsünü cani Epstein’a hediye eden anlayış, şimdi Mekke’yi ve İslami kutsal mekanları hedef almaktadır.”
Riyad’ın Ateşkes Önerisi
Yemen güçlerinin batı kıyılarında ve Babülmendep’teki ilerleyişinin ortasında Suudi rejimi, Umman aracılığıyla iki haftalık bir ateşkes ve ardından doğrudan müzakere teklifinde bulundu. Riyad ablukayı kaldırmaya ve yardımların girişine izin vermeye hazır olduğunu iddia ederken Ensarullah kapsayıcı ve nihai bir çözümde ısrar ediyor: Hava, kara ve deniz ablukasının tamamen kaldırılması, Suudi Arabistan’ın Yemen’den askeri, siyasi ve güvenlik olarak tamamen çekilmesi ve saldırıların yol açtığı hasarların tazmin edilmesi için bir fon kurulması. Lübnan’ın el-Ahbar gazetesi de bölgesel çabaların arttığı bir dönemde Suudi Arabistan’ın ateşkes ve müzakere teklif ettiğini, ancak Ensarullah’ın savaşa ve ablukaya son verecek kapsamlı bir çözüm üzerinde durduğunu yazdı.
