General Muhibbi: Amerikan Halkı Devrim Muhafızları’nın Mektubunu Okusun

İslam Devrimi Muhafızları Ordusu Sözcüsü, bu kurumun Amerikan halkına hitaben yazdığı mektuba değinerek: “Bu mektupta ABD’nin yenilgilerinin nedenini ve ordusunun bu tür ülkeler karşısındaki yetersizliğinin gerekçesini açıkladık. Amerikan halkından, hakikati ve bu yenilgilerin nedenini öğrenmek için bu mektubu okumalarını istiyoruz” dedi.

İslam Devrimi Muhafızları Ordusu Sözcüsü General Hüseyin Muhibbi, bugün (Salı, 29 Eylül) yabancı gazetecilerle düzenlediği basın toplantısında, Devrim Muhafızları’nın Amerikan halkına yazdığı mektuba ilişkin olarak şunları söyledi: “Her şeyden önce belirtmeliyim ki bu metin bir mektuptur; bir propaganda çalışması, medya algı operasyonu ya da ajitasyon değildir. Bu mantıklı, samimi, gerçekçi ve aynı zamanda kapsamlı bir mektuptur.”

Amacımız Amerikan Halkıyla Dürüst Bir Diyalog Kurmaktır

Sözcü şöyle devam etti: “Amacımız propaganda yapmak olsaydı, bir veya birkaç tweet gibi medya etkisi anlık ve kısa bir metin yayımlardık; fakat böyle bir niyetimiz yoktu. Amerikan halkıyla dürüstçe ve mantık çerçevesinde konuşmak istedik; zira onların bizim mantığımızı pek tanımadıklarını hissediyoruz. Bu mektup aracılığıyla bu tanışıklığı sağlamayı ve hedeflediğimiz hususları kendilerine iletmeyi amaçlıyoruz.”

Mesajımızı İletmek İçin ABD’de Bir Medya Organımız Yok

Devrim Muhafızları Sözcüsü, mesajı iletmek için neden mektup yönteminin seçildiği yönündeki soruya yanıt olarak şunları söyledi: “Günün her saatinde diğer ülkelerin halklarıyla konuşmak için ABD gibi elimizin altında 200 televizyon kanalı ve 100 radyo kanalı bulunmuyor.”

General Muhibbi sözlerini sürdürdü: “ABD; en az 200 televizyon/görsel medya ve 100 radyo organı dahil olmak üzere geniş bir medya ağına sahip olarak, dilediği an İran halkıyla konuşabilmektedir. Ancak bizim böyle bir imkanımız yoktur ve ABD’de elimizin altında yaygın, etkili bir medya organı bulunmamaktadır. Bu nedenle mesajımızı bir mektup aracılığıyla iletmek istedik.”

Gazetecilerden Mektubu Amerikan Halkına Ulaştırmalarını İstiyoruz

Salonda bulunan yabancı gazetecilere hitap eden General Muhibbi: “Sizler bir medya misyonu taşıyorsunuz ve basın mensupları olarak kendi ülkenizin halkına mesaj iletmek için çeşitli yollara sahipsiniz. Bu mektubun Amerikan halkının kulağına ulaşması ve gözleri önüne serilmesi için tüm imkanlarınızı kullanmanızı bekliyoruz” ifadelerini kullandı.

Sözcü şunları ekledi: “Amerikan halkından da bu mektubu en az bir kez okumalarını ve içeriğinden haberdar olmalarını bekliyoruz. Yanıt vermek, daha fazla açıklama talep etmek, eleştiri yöneltmek ya da bizimle başka bir şey paylaşmak isterlerse yazışmaya hazırız. Çalışma arkadaşlarım yazışma adresini bu oturumun sonunda sizlere iletecektir.”

İslam Devrimi Muhafızları Ordusu Sözcüsü, yabancı gazetecilerle düzenlediği basın toplantısının devamında mektubun içeriğine ve ABD’nin coğrafi konumuna değinerek: “ABD okyanuslarla çevrilidir ve bu konum, ülkeye tehditlere karşı savunma imkanı sağlamaktadır. Diğer yandan, ABD’nin gerek kara gerekse deniz sınırındaki yakın ve komşu ülkeleri, onu tehdit edecek yüksek bir askeri ve güvenlik kapasitesine sahip değildir” dedi.

ABD’nin 800 Askeri Üssünün Gerekçesi Nedir?

Sözcü konuşmasını şöyle sürdürdü: “Bu şartlar altında, ABD’nin dünyadaki farklı ülkelerde 800 askeri üsse sahip olmasının ve 1 trilyon 100 milyar dolarlık devasa bir askeri bütçe ayırmasının gerekçesi nedir? Bu harcamaların amacı büyük silah fabrikalarını ve şirketlerini canlandırmak, silah üretip tüketmek, kar sağlamak ve ABD’deki servet sahiplerinin cebini doldurmaktan başka bir şey midir?”

Devrim Muhafızları Sözcüsü: “Eğer ABD kendi coğrafi sınırları dahilindeki savunması için harcama yapıyorsa, savunma durumu zaten doğal olarak temin edilmiştir; dünya ülkelerindeki 800 askeri üsse ve böyle muazzam bir bütçeye ihtiyacı yoktur” değerlendirmesinde bulundu.

ABD’nin Yenilgi Nedenlerini Mektupta Açıkladık

İran İslam Cumhuriyeti Silahlı Kuvvetleri’nin yıllık bütçesinin “ABD ordusunun yıllık bütçesinin yüzde biri” olduğunu belirten General Muhibbi şunları söyledi: “Afganistan ordusunun askeri bütçesi bizim bütçemizden daha azdı; Yemen ordusunun askeri bütçesi ise her ikisinden de azdır. Peki öyleyse ABD, İran ile olan savaşta neden yenildi ve şu an neden savaşın galibi biziz? Bu mübalağalı bir iddia değildir; askeri ve diğer alanlardaki Amerikalı uzmanlar da bunu defalarca itiraf etmişlerdir.”

Sözcü şöyle devam etti: “ABD, Afganistan’daki savaşta üç yılın ardından 85 milyar dolarlık silah ve ekipmanını geride bırakıp kaçtı. Yemen ile olan mücadelesinde ise kısa bir süre sonra resmen özür dilemek ve geri çekilmek zorunda kaldı. Bu kadar devasa miktarda silaha, ekipmana, askeri üsse ve yıllık bütçeye sahip bir ordu, askeri bütçesi kendi bütçesinin yüzde birinden az olan ülkeler karşısında neden yenilir?”

Devrim Muhafızları Sözcüsü şunları vurguladı: “Bu mektupta ABD’nin yenilgilerinin nedenini ve ordusunun bu tür ülkeler karşısındaki yetersizliğinin gerekçesini açıkladık. Amerikan halkından, hakikati ve bu yenilgilerin nedenini öğrenmek için bu mektubu okumalarını istiyoruz.”

Bu Kadar Serveti Olan Bir Ülkede Neden 39 Milyon Yoksul Var?

General Muhibbi konuşmasının bir diğer bölümünde şunları kaydetti: “Amerikan halkı verimlilik açısından dünyanın en iyi topraklarından birinde yaşamaktadır. Bu ülke bol miktarda su kaynağına, enerji kaynaklarına ve değerli madenlere sahiptir. Ayrıca büyük harcamalar yaparak dünyadaki beyinleri ve düşünürleri ülkesine davet etmekte, onların fikri ve uzmanlık kapasitelerinden yararlanmaktadır. ABD bu insani, doğal ve yeraltı kaynaklarıyla oldukça müreffeh bir ülke olabilir.”

Sözcü şu soruyu yöneltti: “Bizim sorumuz şudur: Böyle servetlere sahip bir ülkede neden 39 milyon insan yoksulluk sınırının altında yaşıyor? ABD başka ülkelere saldırmadan ve onları yağmalamadan da müreffeh bir ülke olabilir; öyleyse neden milyonlarca insan orada evsizdir? Son zamanlarda ABD’de köprülerin altında uyumanın yasaklandığı açıklandı; yani yoksulların sokakta ve köprü altında yatacak yerini bile ellerinden aldılar.”

Devrim Muhafızları Sözcüsü: “Amerikan halkının, bu kadar serveti olan bir ülkenin neden bu kadar çok yoksula sahip olduğu hususu üzerinde gerçekten düşünmesini istiyoruz” dedi.

Amerikan Halkı Savaş Masraflarının Kimlerin Çıkarına Olduğunu Sorgulamalı

General Muhibbi konuşmasını şöyle sürdürdü: “ABD yöneticileri ve onların Siyonist ortakları için kar sağlamak önceliklidir. Amerikan halkı, ülkelerinin başkanının servetinin göreve başlamasından itibaren iki yıldan kısa bir sürede ne kadar arttığına bakmalıdır. Bu durum, Amerikan halkının yöneticilerinin önceliği olmadığını göstermektedir.”

Sözcü şunları ekledi: “ABD bu düzeydeki zenginliği ve varlığıyla tek bir yoksula bile sahip olmayabilir ve hatta yoksul ülkelere yardım edebilirdi; ancak ülke içinde neden hala yoksulluk var? Amerikan halkı bu konuyu düşünmelidir. Mektubumuzda bu hususlara da değindik.”

Amerikan Halkı Ülkelerinin Zenginliğine Rağmen Neden Yoksul?

General Muhibbi: “ABD’de hala belirgin ve kapsamlı bir sağlık sistemi bulunmamaktadır. Bu ülkenin bir sakininden duyduğuma göre, bir kişi sokakta kaza geçirdiğinde hastaneye kaldırılmak üzere ambulans ücretini ödeyecek paraya sahip olamayabiliyor. Zengin bir ülkede böyle bir durumun bulunması, yöneticilerin kendi halkını düşünmediğini ve çıkar sağlamayı öncelik haline getirdiğini göstermektedir” dedi.

Devrim Muhafızları Sözcüsü sözlerine şöyle devam etti: “ABD’de üretilip farklı ülkelere ihraç edilen silahlar kimlerin çıkarınadır ve bunlardan elde edilen gelir kimlerin cebine gitmektedir? Bu konu üzerinde düşünmeye değerdir.”

ABD Bayrağı Başka Ülkelerde Neden Yakılıyor?

Amerikan halkına hitap eden General Muhibbi şu soruları sordu: “Halklar farklı ülkelerde sizin bayrağınızı neden ayaklar altına alıyor ya da yakıyor? Başkanınız neden birçok ülkeye seyahat etmeye cesaret edemiyor ve geniş güvenlik önlemleriyle gerçekleştirdiği gezilerde dahi neden protestolarla karşılaşıyor?”

General Muhibbi şunları ifade etti: “Bunun nedeni, halkların ABD Başkanı’na ve yönetim kadrosuna atfettiği katliamlardan duyduğu nefrettir. Amerikan ordusu cinayet ekiyor ve nefret biçiyor. Dünya halkları ABD liderlerinin eylemlerinden haberdardır ve farklı ülkelerdeki katliamların arkasında ABD’nin bulunduğunu görmektedir. Amerikan halkının bu durumun nedeni hakkında düşünmesi gerekmez mi?”

ABD’nin son 70 yılda defalarca farklı ülkelere saldırdığını belirten Sözcü: “Siz medya mensupları bu durumdan haberdarsınız. Amerikan halkına sorum şudur: Bu saldırılardan ve masum, savunmasız insanların katledilmesinden ne elde ettiniz? Daha fazla borç, dünya halklarının ABD’ye yönelik nefretinin artması ve Amerikan vatandaşları için diğer ülkelerde güvensizlik ortamının oluşması dışında bir kazanımınız oldu mu?” dedi.

Devrim Muhafızları Sözcüsü: “Amerikan halkı bu kadar savaşın, katliamın, işgalin ve yağmanın ne için olduğunu, kârının kimin cebine gittiğini ve nihayetinde kimin zarar gördüğünü sormalıdır. Bu politikalardan kaynaklanan borçlar, vergi ödemek zorunda olan Amerikan halkının sırtındadır. Bunlar mektubumuzda yer alan temel konulardandır” diye ekledi.

ABD Neden İsrail’in Saldırılarını Destekliyor?

General Muhibbi konuşmasının bir diğer bölümünde Amerikan halkına hitaben şunları söyledi: “Hiç kendinize ABD’nin Gazze, Lübnan ve diğer bölgelerdeki Siyonistlerin eylemlerini neden desteklediğini sordunuz mu? Gazze’deki çok sayıda insanın ülkenizin İsrail’e sağladığı silahlarla öldürüldüğünü biliyor musunuz? Gazze’de 21 binden fazla çocuğun işte bu silahlarla katledildiğinden haberiniz var mı? Ülkeniz neden hem cinayet işlemekte, hem faillerini desteklemekte hem de onların silahlarını temin etmektedir?”

Sözcü ekledi: “Amerikan gençliği, yönetimlerinin önceliğinin neden Amerikan halkı olmadığını sorgulamalıdır. ABD Başkanı seçim kampanyasında ‘Önce Amerika’ sloganını atmadı mı? Peki bugün neden Amerikan halkı değil de İsrail önceliklidir? Mektupta bu soruları ele aldık.”

Gazze’deki bombardıman ve yıkımın boyutuna da değinen Devrim Muhafızları Sözcüsü: “Amerikan halkı bu küçük topraklara düşen bombaların miktarından ve yıkımın büyüklüğünden haberdar mıdır? Amerikan halkının istediği durum bu mudur? Amerikan ordusunun ve ABD desteğine sahip İsrail ordusunun binlerce okulu, hastaneyi, üniversiteyi, araştırma merkezini, camiyi ve hatta kiliseyi bombalayıp yerle bir ettiğini biliyorlar mı?” dedi.

Sözcü şöyle devam etti: “Amerikan halkının bir kısmı bu konulardan habersiz olabilir. Onları kim bilgilendirmeli? Siz medya mensupları mesaj iletme misyonuna sahipsiniz.”

Savaş Masrafları Yardım ve Yeniden İmar İçin Harcansın

General Muhibbi: “Eğer ABD yönetim kadrosu ülkelere saldırmak, altyapıları yıkmak, servetleri yok etmek ve masum insanları katletmek için harcadığı bütçenin yüzde 5’ini ya da 10’unu o ülkelere yardım etmeye ayırsaydı, ABD sevilen bir ülke haline gelir ve insanlar bayrağını gururla göndere çekerdi. Peki bugün neden bu bayrağı ayaklar altına alıyorlar?” dedi.

Devrim Muhafızları Sözcüsü bu bölümün sonunda şunları ekledi: “ABD yönetim kadrosunun politikalarını değiştirme zamanı gelmedi mi? Amerikan halkının yöneticilerinden savaş, katliam, işgal, yağma ve soykırım politikasını bir kenara bırakmalarını ve bu masrafların bir kısmını ülkelerin yeniden imarına ve yoksulluğun azaltılmasına ayırmalarını isteme vakti gelmedi mi? ABD adaletle ve diğerlerine yardım ederek dünyada sevilebilir; işgal ve adam öldürmeyle böyle bir konuma ulaşamaz.”

Amerikan Halkı Devrim Muhafızları’nın Terörist İlan Edilme Nedenini Yöneticilerine Sorsun

General Muhibbi basın toplantısının devamında şunları kaydetti: “Halkımız Amerikan halkının yok olmasını mı istiyor? Kesinlikle hayır. ‘Kahrolsun ABD’ dediğimizde kastettiğimiz; işgal, cinayet, yağma ve adam öldürme politikası ile bu tür düşüncelerle dünyayı huzursuz edenlerdir. Mektupta daha fazla gerekçeye yer verdik ve sizden onu incelemenizi rica ediyoruz.”

Amerikan Halkı Devrim Muhafızları’nın Tarihçesini ve Hizmetlerini İncelesin

Sözcü: “Amerikan halkından yöneticilerine Devrim Muhafızları’nı neden terörist olarak gördüklerini ve diğer ülkelere Devrim Muhafızları’nı terör örgütü ilan etmeleri için neden baskı yaptıklarını sormalarını istiyorum. Devrim Muhafızları gerçekten terörist midir?” dedi.

General Muhibbi şunları belirtti: “Bu mektupta Devrim Muhafızları Ordusu’nun nasıl bir kurum olduğunu, nasıl kurulduğunu, halk arasındaki konumunu ve imar, yoksullukla mücadele, sağlık ve tedavi alanlarında İran ve bölge halkına ne tür hizmetler sunduğunu açıkladık. Amerikan halkı Devrim Muhafızları’nın tarihçesini ve hizmetlerini incelesin ve yönetimlerine hangi gerekçeyle onu terörist ilan ettiklerini sorsun.”

Devrim Muhafızları Sözcüsü şöyle devam etti: “Mektupta bu adımın gerekçesini de yazdık: Onlar Devrim Muhafızları’nı yağmacılığın, işgalin ve halk katliamının önündeki engel olarak görüyorlar.”

Mektupta ABD’nin Çöküş Nedenlerini ve Bunu Önleme Yollarını Yazdık

General Muhibbi: “Amerikan halkı ülkelerinin neden zevale doğru gittiğini öğrenmek istemez mi? Mektupta bu sürecin nedenlerini ve Amerikan halkının bunu önlemek adına izleyebileceği çözüm yollarını ortaya koyduk” dedi.

Yabancı gazetecilere hitap eden General Muhibbi: “Bugün mektubun metnini sizlere sunuyoruz. Bunu Amerikan halkına ulaştırın ki ülkelerinin neden çöküşte olduğunu ve onu nasıl kurtarabileceklerini okusunlar. Bu mektubu iyi niyetle, samimiyetle ve insanlık vicdanına dayanarak yazdık” dedi.

ABD Yöneticileri Gerçek Dışı İddialarla Defalarca Savaş Başlattı

Sözcü konuşmasının bir diğer bölümünde: “ABD’nin temel sorunu, yönetim kadrosunun kendi halkına pek çok yalan söylemiş olması ve yönetim esasının yalan üzerine kurulmuş olmasıdır. Kitle imha silahları olduğu iddiasıyla Irak’a saldırdılar ancak ülkede yapılan aramalardan sonra böyle bir silahın bulunmadığı açıklandı” dedi.

General Muhibbi sözlerini şöyle sürdürdü: “O savaşta 1 milyon insan öldü, Irak’ın altyapısı mahvoldu ve ülke halkı zor duruma düştü; o saldırının izleri halen Irak ekonomisinin üzerinde bir yük oluşturmaktadır. ABD ayrıca İkiz Kuleler saldırılarını gerekçe göstererek Afganistan’a saldırdı; çok sayıda insan hayatını kaybetti ve bu ülkenin altyapısı zarar gördü.”

ABD Neden Nükleer Anlaşma’dan Çıktı?

Devrim Muhafızları Sözcüsü, İran’ın nükleer silaha ulaşmaya çalıştığı yönündeki iddiayı “yüzyılın büyük yalanı” olarak nitelendirerek şunları söyledi: “Yaklaşık 25 yıl önce ABD Başkanı, İran’ın nükleer silaha ulaşmasına sadece birkaç hafta kaldığını ilan etmişti. Amerikan halkına soruyorum: O birkaç hafta bu 25 yıl içinde geçmedi mi?”

Sözcü şöyle devam etti: “Eğer İran gerçekten nükleer silah peşinde olsaydı ve ABD bunu engellemek isteseydi, ABD Başkanı neden Nükleer Anlaşma’dan (JCPOA) çekildi? Bu anlaşma, ABD dahil altı ülkenin imzasıyla İran için yükümlülükler ve Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı denetimleri için bir mekanizma oluşturmamış mıydı? Anlaşma, kendi deyimleriyle, İran’ın nükleer silaha ulaşmasını engellemenin bir yoluydu. Öyleyse neden bunu bir kenara bıraktılar?”

ABD’nin Meselesi Nükleer Silah Değildir

General Muhibbi şunları ekledi: “Nükleer silah yapımını ve üretimini dinen haram ilan eden Şii taklit merciini şehit ettiler. Eğer meseleleri böyle bir silahın üretimini engellemek olsaydı, bunu yasaklayan fetvayı veren kişiyi neden hedef aldılar?”

Devrim Muhafızları Sözcüsü şunları vurguladı: “Onların meselesi nükleer silah değildir; mesele İran milletinin servetini yağmalamak, ülkeyi bölmek ve İran’ı kendilerine bağımlı bir duruma geri getirmektir. İran’ın nükleer silah peşinde olmadığını biliyorlar. İran Lideri bunun üretimini haram ve yasak ilan etmişti ve İran da Nükleer Silahların Yayılmasını Önleme Antlaşması’nın (NPT) bir üyesi olarak bu konuda yükümlülüklere sahiptir.”

Sözcü bu bölümün sonunda: “Buna rağmen nükleer silah konusunu sürekli öne çıkarıyorlar; çünkü asıl meseleleri İran’ı yok etmek, milli ve yeraltı zenginliklerine el koymaktır. Bu da İran hakkındaki iddialarının gerçek olmadığını göstermektedir” dedi.

İran’ın Nükleer Kapasitesi Yok Edildiyse ABD Şimdi Neyin Peşinde?

General Muhibbi, Devrim Muhafızları’nın Amerikan halkına yazdığı mektuba ilişkin olarak ABD Başkanı’nın İran’ın nükleer programı hakkındaki açıklamalarına değindi ve: “Bazıları İran’ın nükleer kapasitesinin bir kısmının kalmış olabileceğini söylediğinde öfkeleniyor, onlara hakaret ediyor ve bu kapasitenin tamamen yok edildiğini söylüyordu. Eğer öyleyse, ABD şimdi neyin peşindedir?” dedi.

Sözcü ekledi: “ABD Başkanı temmuz ayında İran’ın nükleer kapasitesini yok ettiğini ve artık endişelenecek bir durum olmadığını ilan etti. Şimdi neden yeniden İran’ın böyle bir kapasiteye sahip olduğunu iddia ediyor? O günkü iddia mı yalandı yoksa bugünkü iddia mı, yoksa her ikisi de mi? Amerikan halkı bu çelişkilerden haberdar olmalıdır.”

ABD Yöneticileri Kendi Halkına Karşı Dürüst Değil

General Muhibbi: “Amerikan halkının bu gerçeklerin çoğundan habersiz olduğunu hissediyorum. İnanıyoruz ki gerçekleri bilirlerse farklı düşünecek ve farklı karar vereceklerdir; meğerki onlar hakkındaki algımız yanlış olsun” dedi.

Devrim Muhafızları Sözcüsü, ABD Başkanı’nın önceki ve mevcut başkanlık dönemindeki ifadelerine değinerek: “Medyadaki meslektaşlarınız da onun gerçeğe aykırı ifadelerini saydılar. Temel sorun, ABD liderlerinin kendi halkına karşı dürüst olmaması ve diğer ülkeleri suçlayarak onların kaderine hükmetmek istemesidir” dedi.

Sözcü şöyle devam etti: “Venezuela’yı kaçakçılıkla suçladılar ancak petrol kuyularına erişim sağladıklarında artık bu suçlamadan söz etmez oldular. Şimdi de milli kaynaklarımıza ve servetlerimize ulaşmak için İran hakkında iddialar ortaya atıyorlar.”

Mektubu Okuyanların Sorularını Yanıtlamaya Hazırız

General Muhibbi, Amerikan halkına mektubu okuma çağrısını yineleyerek: “Eğer biri mektubu okur da sunulan gerekçeler ve hususlar kendisini ikna etmezse veya bunlardan şüphe duyarsa, sorularını yanıtlamaya hazırız. Bize daha fazla açıklama sunmamız için yazabilirler” dedi.

Sözcü ekledi: “Hatta gerçekleri yakından görmek isteyenler için Hürmüz Boğazı’nı ziyaret etme imkanı sağlayabiliriz ve gördüklerini kendi ülke halkına aktarmaları için seyahat masraflarını da tamamen karşılayabiliriz.”

Devrim Muhafızları’nın 25 Sayfalık Mektubu Yabancı Gazetecilere Sunuldu

Devrim Muhafızları Sözcüsü, hazırlanan mektubun 25 sayfa olduğunu ve bu toplantıda gazetecilere sunulduğunu belirterek şunlara vurgu yaptı: “Siz özgür kadın ve erkeklerin bu mektubu eksiksiz, dürüstçe ve tüm gücünüzle muhataplarına ulaştıracağınızdan eminim.”

General Muhibbi, farklı savaşlarda gerçekleri dünya halkına ulaştırmak için ön saflarda yer alan ve hayatını kaybeden gazetecileri anarak: “Gerçekleri aktaramasınlar diye onları öldürdüler; ancak gazetecilerin özgürlük ruhu yok edilemez” dedi.

Sözcü bu bölümün sonunda: “Bu mektubu en kısa sürede ve çeşitli yollarla Amerikan halkının, en azından elitlerinin ve özellikle gençlerinin kulağına ulaştıracağınızdan eminim. Tüm yabancı ve yerli gazetecilere ve bu alandaki emeklerine teşekkür ediyorum” dedi.

Amacımız Amerikan Halkına Gerçekleri Açıklamaktır

General Muhibbi, Amerikan halkını bilgilendirme amacına ilişkin olarak: “Amacımız ABD seçimlerini etkilemek değildir ancak halkın gerçekleri öğrenmesi doğal olarak bir etki yaratabilir. Amacımız esasen Amerikan halkına gerçekleri açıklamaktır ve bunun ABD seçimleri üzerinde nasıl bir etki yapacağı bizim için bir husus teşkil etmemektedir” dedi.

Devrim Muhafızları Sözcüsü ekledi: “Amerikan halkı bu kapsamda üç gruba ayrılabilir; birinci grup, bu ABD hükümetinin politikalarına ve davranışlarına kesinlikle karşı olan Amerikalı elitler ve özgür düşünceli kişilerdir. İkinci grup, bu gerilimlerden ve ABD Başkanı’nın tutumlarından çıkar sağlayan ve kendi menfaatlerinin peşinde olan kişilerdir. Üçüncü grup ise gerçeklerden habersiz olan ve gerçeklere ulaşımlarına bağlı olduğu için lehte veya aleyhte olduklarına dair karar verilemeyen halktır.”

Amerikan Halkı Savaşın Gerçeklerinden Haberdar Olmalıdır

General Muhibbi, Amerikan halkını bilgilendirmek için neden bu dönemin seçildiği yönündeki soruya yanıt olarak: “Amerikan halkının pek çok gerçekten habersiz olduğunu hissettik ve şimdi gerçekleri öğrenmelerinin tam zamanıdır. ABD son 70 yıldır sürekli savaşın içindedir, bu süreç farklı ülkelerde devam etmiştir ve şu an İran ile savaşa girmiştir” dedi.

Sözcü şöyle devam etti: “Amerikan halkının, ülkelerinin ve ordularının işlediği cinayetlerden haberdar olması ve bu eylemlerin devam etmesini engelleyebilmesi iyi bir şeydir.”

Çatışmanın Şekli Değişirse Yeni Silahları Sahaya Süreriz

Devrim Muhafızları Sözcüsü İran’ın silah kapasitesine ilişkin olarak da şunları söyledi: “Kendimizi savunmak için sürekli yeni silahlar tasarlıyor, mevcut silahlarımızı geliştiriyor ve ülkemizi ve halkımızı savunmak adına kullanabileceğimiz silahları seri üretime geçiriyoruz. Ülkemizi ve halkımızı savunabilecek silahlar üretmek için dünyadaki tüm mevcut teknolojilerden faydalanıyoruz ve bu yolda devam edeceğiz.”

General Muhibbi ekledi: “Çatışmalar farklı bir şekil alırsa, biz de sahaya yeni silahlar süreriz.”

Düşmanın Farklı Senaryoları Birer Birer Bozguna Uğradı

Devrim Muhafızları Sözcüsü, düşmanın muhtemel senaryolarına ilişkin bir soruya yanıt olarak: “Düşmanımızın birden fazla alternatif senaryosu vardı ve var. Bu savaşta askeri bir varlıkla bizi teslim alabileceklerini sandılar ancak bu gerçekleşmedi. Ardından varlıklarını saldırıya dönüştürdüler ama yine sonuç alamadılar” dedi.

General Muhibbi şöyle devam etti: “Bu süreci 40 gün sürdürdüler ancak başarılı olamadılar ve yenildiler. Sonrasında ekonomik savaş ve deniz kuşatması yoluna gittiler ve yine bir sonuç elde edilemediğini gördüler. Ardından hava kuşatmasına yöneldiler ve Ocak 2026’da sokak karışıklıkları çıkarmayı denediler ancak o da bir sonuca varmadı.”

Sözcü ekledi: “Bundan sonra İran’ın kuzeybatı ve doğu sınırları dışındaki örgütleri silahlandırmaya gittiler. Hatta ABD Başkanı bile onlara silah verdiğini ve vereceğini söyledi ancak bu senaryo da başarıya ulaşamadı.”

Kendimizi Yeni Senaryolara Hazırladık

Devrim Muhafızları Sözcüsü şunları vurguladı: “Gündemlerinde kesinlikle başka senaryolar da vardır ancak biz onların senaryolarından habersiz değiliz ve kendimizi bunlara hazırladık.”

General Muhibbi: “Bu süreçte onları nasıl bozguna uğrattıysak; Allah’ın izni ve kuvvetiyle, Minab Şecere-i Tayyibe Okulu’ndaki çocuklar dahil hiçbir günahı olmayan masum şehitlerin ve tüm bebeklerin, çocukların kanının bereketiyle bundan sonra da galip geleceğiz” dedi.

Sözcü: “ABD’nin yenilgiyi kabul etmekten ve bölgeden çekilmekten başka hiçbir yolu yoktur; bu savaşın sonu da bu sonuçla şekillenecektir” dedi.

Mektubun Amacı Amerikan Halkının Gerçekleri Öğrenmesidir

General Muhibbi, ABD hükümeti yerine neden Amerikan halkının muhatap alındığına ilişkin soruya: “Amerikan hükümetini değil Amerikan halkını muhatap aldık; çünkü hakikati ve gerçeği ifade ediyoruz ve bu gerçekler ABD yönetiminin çıkarına değildir” yanıtını verdi.

Sözcü şöyle devam etti: “Amerikan halkı gerçekleri anlarsa bize göre fikirleri değişebilir; ancak ABD yetkilileri ve hükümeti gerçekleri biliyor ve bu hususların bilinmesi onların işine gelmiyor.”

Devrim Muhafızları Sözcüsü: “Dolayısıyla mektubumuzun ABD hükümeti üzerinde bir etkisi yoktur, hatta onları öfkelendirebilir; ancak Amerikan halkı üzerinde etkilidir. Çünkü tüm Amerikan halkı kendi cebini doldurma peşinde değildir ve gerçekleri öğrenirlerse farklı bir bakış açısı kazanabilirler” dedi.

ABD’nin Gerçekleri Açıklayan Medyaya Karşı Tutumu

General Muhibbi, ABD hükümetinin bu adıma verebileceği muhtemel tepki hakkında da: “ABD hükümetinin tepkisini kesin olarak öngöremem ancak bana öyle geliyor ki ABD yönetimi aydınlatma ve gerçekleri açıklama amacı taşıyan her adıma karşı çıkacaktır” değerlendirmesini yaptı.

Sözcü ekledi: “Bunun örneğini bizzat ABD’nin kendi medyasından bazı yayın organlarına yönelik tutumlarında gördük; CNN gibi medya organları gerçekleri açıkladıkları için Beyaz Saray’a girişten mahrum bırakıldı. Onlar İran medyası değil, İran taraftarı da değiller; ancak gerçekleri dile getirdiklerinde ABD Başkanı bu duruma öfkeleniyor.”

Devrim Muhafızları Sözcüsü şunları belirtti: “Bir gazeteci gerçeği dile getirdiğinde ABD Başkanı’nın öfkelendiğini ve hatta ona hakaret ettiğini medyada defalarca gördük. Dolayısıyla gerçekleri ifşa etmek ve onları rezil etmek isteyen her adıma olumlu yaklaşmamaları doğaldır.”

ABD Kuşatması İran’ın Komşularıyla Olan Bağını Kesemez

General Muhibbi, İran’ın ABD kuşatmasına karşı attığı adımlara ilişkin olarak: “ABD’nin her ne şekilde olursa olsun uyguladığı kuşatma karşısında kesinlikle boş ve ilgisiz durmuyoruz. Bu kuşatmanın ülkeye ciddi bir zarar vermesini engellemek adına çeşitli yollar ve tedbirler tasarladık ve bazılarını da uygulamaya koyduk” dedi.

Sözcü şöyle devam etti: “Ekonomik kuşatma bir millete karşı işlenmiş bir cinayettir; ilaca ihtiyacı olan hastalara karşı cinayettir, dünya ticaretine karşı cinayettir, bir milletin mutfağına ve bir toprağın ekonomisine karşı işlenmiş bir cinayettir.”

Devrim Muhafızları Sözcüsü: “Bu toprağın ve halkın savunucuları olarak bu kuşatmaların halkımıza, ülkemize ve ekonomimize ciddi zarar vermesine asla izin vermeyeceğiz. Bu kuşatma kesinlikle mümkün değildir ve ABD, komşularımızla olan ilişkilerimizi asla engelleyemez” dedi.

General Muhibbi: “ABD bazı kısıtlamalar getirebilir ancak komşularımızla olan iletişim yollarımızı asla kapatamaz. İran geniş bir coğrafyadır ve 15 komşu ülkesiyle binlerce yıllık ilişki ve temaslara sahiptir” dedi.

Sözcü ekledi: “Ekonomik ve ticari temasların yanı sıra komşularımızla pek çok resmi, dini ve kültürel ortak noktamız var ve ABD bu yolları bize asla kapatamaz. Dolayısıyla bu kuşatmada da kesinlikle başarısız olacaktır.”

ABD Üsleri Bölge İçin Güvenlik Sağlamadı

Devrim Muhafızları Sözcüsü, İran’ın komşu ülkelere mesajı hakkında: “Bence komşuların kendileri de ABD üslerinin kendileri için güvenlik oluşturmadığını, aksine güvensizlik kaynağı olduğunu fark etmişlerdir” dedi.

General Muhibbi şöyle devam etti: “ABD, kendi ifadesiyle bölgenin güvenliğini sağlamak için trilyonlarca dolar harcayarak ve devasa teçhizatlar sevk ederek bölge ülkelerinde havalimanları, kurumlar, askeri altyapılar ve her türlü silahı konuşlandırdı; ancak bu üsler güvenliğin sağlanmasına yardımcı olmadığı gibi kendileri güvensizlik faktörüne dönüştü.”

Sözcü ekledi: “Bu üsler kendilerini bile savunamadı. Şu an ABD’nin bölgedeki üslerinin durumu ortadadır; birçoğu tahrip edilmiştir ve pratik olarak kullanılamaz durumdadır. ABD için bile bunları yeniden inşa etmek ekonomik açıdan mantıklı değildir.”

Devrim Muhafızları Sözcüsü: “Dolayısıyla bu üsler bölgenin güvenliğini sağlamayacaktır ve bölge ülkeleri de bu durumun farkına varmıştır” vurgusunu yaptı.

Bölge Güvenliği Bölge Ülkeleri Tarafından Sağlanmalıdır

General Muhibbi, bölge ülkelerinin güvenlik mekanizmaları oluşturma adımlarına değinerek sözlerini şöyle tamamladı: “Bizce Suudi Arabistan, Pakistan ve Türkiye arasında şekillenen Mekke Bölgesel Paktı adımı, bölge güvenliğinin yine bölge ülkeleri tarafından sağlanması ve yabancıların ayağının kesilmesi adına atılmış bir adımdır.”

Sözcü: “Bu durum, bölge ülkelerinin bu meseleyi kavradığını göstermektedir; henüz bu gerçeği anlamamış bir ülke varsa dahi —ki bunun pek muhtemel olmadığını düşünüyorum— yakın gelecekte o ülke de bunu anlayacaktır” dedi.

 

Bu Haberi Paylaş
Yorum Bırakın