Yeni Delhi’de düzenlenen BRICS 2026 Liderler Zirvesi’nde üye ülkeler, “Yeni Delhi Bildirisi”ni kabul ederek genel geçer ifadelerin ötesine geçen pratik bir adım attı. Bildiri; Ödeme Çalışma Grubu’na sınır ötesi işlemler için hızlı, düşük maliyetli ve güvenli bir ağ inşa etme ve ulusal para birimlerine dayalı finansal sistemleri birbirine bağlama görevini vererek süreci resmen başlattı.
Çin merkezli GuanCha analiz portalı, bu planın detaylarını, ulusal para birimleriyle ödemelerin nasıl yapılacağını ve Çin’in Uluslararası Sınır Ötesi Bankalararası Ödeme Sistemi’nin (CIPS) oynayacağı rolü incelemek üzere, Çin Sosyal Bilimler Akademisi’ne (CASS) bağlı Dünya Ekonomisi ve Politikası Enstitüsü Kıdemli Araştırmacısı ve Uluslararası Politik Ekonomi Departmanı Direktörü Xiong Aizong ile bir söyleşi gerçekleştirdi.
⭕ GuanCha: Yeni Delhi Bildirisi’nde, BRICS Ödeme Çalışma Grubu’nun altı belirgin özelliğe sahip pratik çözümlere doğru ilerlemesi gerektiği vurgulandı: “Yüksek hız, düşük maliyet, daha kolay erişim, verimlilik, şeffaflık ve güvenlik”. Sizce bu ifade hangi önemli mesajları taşıyor ve en önemli dönüm noktası neresidir?
Xiong Aizong: En önemli gelişme, BRICS üyelerinin uzun bir aradan sonra uluslararası ödemeler hakkında yeniden konuşması değil; asıl dönüm noktası, iş birliği hedeflerinin genel söylemlerin ötesine geçerek tamamen somut ve hassas bir şekilde tanımlanmış olmasıdır.
Geçmişte bildiriler genellikle sadece genel yönelimlere ve ülkelerin iş birliği yapma arzusunun genel hatlarına değinirdi. Ancak bu kez masaya çok net altı hedef koydular; yani hızlılık, düşük maliyet, kamusal erişim, verimlilik, şeffaflık ve güvenlik.
Bu uygulama pratikte, BRICS ödeme sistemini inşa etmek için işin ilerleyişini hassasiyetle ölçecek belirli bir cetvel ve değerlendirme kriteri belirlendiği anlamına gelir. Bu kararın açık mesajı; BRICS Ödeme Çalışma Grubu’nun nezaket söylemlerini ve genel hatlardaki mutabakat aşamasını geride bırakarak resmen kurumsallaşma ve yürütme mekanizmaları oluşturma safhasına geçtiğidir.
⭕ GuanCha: Geçmişte kamuoyu ve medya daha çok BRICS’in heyecan verici ortak para birimi fikrine odaklanıyordu; ancak bu yılki bildiri ana odağı doğrudan sınır ötesi ödeme sistemlerine ve Ödeme Çalışma Grubu’nu daha aktif hale getirmeye verdi. Bu yaklaşım değişikliği, BRICS finansal iş birliğinin kavramsal ve idealist tartışma düzeyinden uzaklaşıp kurumsallaşma ve operasyonel mekanizmalar fazına girdiği anlamına mı geliyor?
Xiong Aizong: Kesinlikle öyle. Gerçekçi olmak gerekirse, uluslararası bir ödeme ağının kurulması ve hesapların ulusal para birimleriyle tasfiye edilmesi, ortak bir para birimi yaratmaktan çok daha operasyonel ve erişilebilirdir.
Dünyadaki ortak para birimlerinin oluşum mantığına bakacak olursak, “tek para birimi” projesi oldukça uzak ve zaman alıcı bir projedir; zira her şeyden önce ülkelerin finans piyasalarının birbiriyle entegre olmasını, makroekonomik kural ve politikalarının birbiriyle tamamen uyumlu hale getirilmesini gerektirir. Buna karşılık, sınır ötesi ödeme sistemleri ve ulusal para birimlerine dayalı tasfiye, şu anda da ilerleme için en uygun zemine sahip olan ve üye ülkelerin somut, günlük çıkar ve ihtiyaçlarıyla örtüşen yollardır.
⭕ GuanCha: Bildiri metninde sadece “ulusal para birimleriyle tasfiye” değil, özel olarak “sınır ötesi ödeme” ifadesi vurgulanmış. Bu ikisi arasındaki temel fark nedir? Ödeme verimliliğinin artırılmasından veya para birimi türünün seçilmesinden bahsettiğimizde, her biri tam olarak hangi zorluğu çözüyor?
Xiong Aizong: Çok basit bir şekilde ifade etmek gerekirse; sınır ötesi ödeme, para transferi için kanal ve otoban inşa etmek demektir; ulusal para birimiyle tasfiye ise bu otobanda hangi paranın hareket edeceğine karar vermektir. Buradaki önemli husus şudur: İki ülke Riyal, Ruble veya Yuan ile ticaret yapma konusunda anlaşsa bile, uygun bir finansal otoban ve yola (sınır ötesi ödeme sistemi) sahip olmadıkları sürece bu işlem pratikte kilitlenir.
Dolayısıyla ödeme sisteminin odağı, para transferinin zirvenin altı hedefi uyarınca; yani hızlı, ucuz, kolay, verimli, şeffaf ve güvenli bir şekilde gerçekleştirilmesidir.
Ancak ulusal para birimleriyle ticaret yapmanın farklı bir işlevi vardır; amacı, ABD Doları gibi aracı para birimlerine olan gereksiz bağımlılığı azaltmak, şirketlerin paraları defalarca birbirine dönüştürmek için ekstra komisyon ödemesini engellemek ve dolar kurundaki şiddetli dalgalanmalardan zarar görmesini önlemektir.
⭕ GuanCha: Şu anda BRICS üyeleri bankacılık ödeme sistemlerini birbirine bağlamak isterken karşılarındaki en büyük engel nedir? Teknik standartlar mı, mevzuat ve düzenleme uyumsuzlukları mı, yoksa döviz kambiyo ve tasfiye formülleri mi?
Xiong Aizong: BRICS’in şu anda yaptığı şey, esasen ortak dil sorununu çözmek ve ülkelerin bankacılık sistemleri arasındaki bağlanabilirliği sağlamaktır; dürüst olmak gerekirse bu yoldaki en büyük engel mevzuat ve denetim standartları, ardından da teknik standartlardır.
BRICS üyelerinin bankacılık ve denetim kuralları birbirinden çok farklıdır. Örneğin, finansal verilerin sınır ötesi aktarım kuralları her ülkede farklılık gösterir. Müşteri kimlik doğrulama süreçleri ve kara para aklamayla mücadele mekanizmaları standart bir birliğe sahip değildir. İşlemde bir hata oluşursa veya bir ihtilaf yaşanırsa, hangi kurumun hangi kanunla bunu inceleyeceği henüz net değildir.
Bunlar, ülkelerin müzakere masasına oturup tek tek birbiriyle uyumlu hale getirmesi gereken gerçek zorluklardır. Bu yasal anlaşmaların yanı sıra, bankaların teknik yapıları ve yazılım sistemleri de kademeli olarak uyumlu ve yeknesak hale getirilmelidir.
⭕ GuanCha: Batılı medya ve analistler genellikle BRICS’in ödeme alanındaki iş birliğini “dolar süzme” (dolarsızlaşma) etiketiyle analiz ediyor. Sizce bu okuma isabetli mi? BRICS’in gerçekten çözmeye çalıştığı temel kaygı ve mesele nedir?
Xiong Aizong: BRICS’in ödeme iş birliğini basit bir dolarsızlaşmaya indirgemek gerçeği doğru yansıtmaz.
Elbette nesnel bir perspektiften bakıldığında, ulusal para birimleriyle ödemelerin yaygınlaşması ve sınır ötesi altyapıların güçlendirilmesi zamanla ülkelerin dolara dayalı yapıya olan bağımlılığını azaltabilir; ancak bu durum bu ağı kurmanın birincil ve tek amacının doları devirmek olmasından ziyade, doğal bir sonuç ve yan etki gibidir.
BRICS’in bu iş birliğindeki motivasyonunun çekirdeği dört temel üzerine oturmaktadır: Sınır ötesi işlem maliyetlerini düşürmek, para transfer hızını artırmak, işletmelerin ödeme sistemine erişimini kolaylaştırmak ve nihayetinde üyelerin finansal sistemlerinin dayanıklılığını artırmak.
Daha açık ifade etmek gerekirse; BRICS mevcut tüm köprüleri yıkıp tamamen ayrı bir yapı kurmak istemiyor, aksine dünyadaki mevcut ana yolun yanında alternatif bir güzergah ve seçenek açmak istiyor; böylece ilk yolda sorun, yüksek maliyet veya yaptırım yaşandığında ticaret yolları kapalı kalmasın.
⭕ GuanCha: BRICS’in ulusal para birimleriyle ticaret yapmayı ve ödeme yollarını geliştirmeyi hedeflediği bu dönemde, Çin Yuanı’nın (RMB) oynayabileceği en gerçekçi rol nedir? Gelecekte Yuan daha çok bir “ticari tasfiye para birimi”, bir “takas ağı ve altyapısı” mı yoksa bir “küresel rezerv para birimi” konumunda mı ortaya çıkacak?
Xiong Aizong: Yuan’ın uluslararasılaşma süreci şu anda istikrarlı ve adım adım ilerlemektedir; öyle ki bugün Yuan, ticaret finansmanında dünyada en çok kullanılan ikinci para birimi ve uluslararası ödemelerde en çok tüketilen üçüncü para birimidir.
BRICS üyeleri arasında Yuan’ın oynayabileceği en somut ve anlık rol, hesapların takası ve tasfiyesi için hızlı, güvenilir ve kaliteli hizmetler sunmaktır. Üye ülkeler mal alım satımında ve yatırımlarında Yuan’ı ne kadar çok kullanırsa, Çin’in uluslararası ödeme altyapısı da onlara o kadar olgun ve verimli hizmet verecektir.
Diğer taraftan, Uluslararası Para Fonu (IMF) verileri Yuan’ın şu anda dünyanın en büyük beşinci rezerv para birimi olduğunu göstermektedir. Yuan’ın uluslararası ticaretin günlük tasfiyesindeki işlevi oturduğunda, ülkelerin ona olan güveni artacak ve bu da merkez bankalarının döviz rezerv sepetlerinde Yuan’ı daha gönül rahatlığıyla tutacağı anlamına gelecektir; dolayısıyla ödemelerin geliştirilmesi, Yuan’ın küresel bir rezerv para birimi olarak konumunun güçlenmesine de doğrudan katkı sağlamaktadır.
⭕ GuanCha: Çin son yıllarda Çin Uluslararası Sınır Ötesi Bankalararası Ödeme Sistemi (CIPS) projesini kararlılıkla ilerletti. Bu sistem ile gelecekte BRICS Ödeme Çalışma Grubu tarafından teşvik edilmesi planlanan pratik programlar arasında ne tür muhtemel bağlantılar bulunmaktadır?
Xiong Aizong: CIPS sistemi şu anda dünya genelinde 192 ülke ve bölgeye bağlanmış durumdadır ve Yuan ile ticari hesap tasfiye hizmetleri sunma kapasitesi sürekli büyümektedir.
Günün birinde BRICS ülkelerinin ödeme sistemleri birbirine bağlandığında, CIPS’in ana avantajı sadece finansal boyutunun büyüklüğü ve işlem hacmi olmayacaktır; asıl kozu, rüştünü ispatlamış tasfiye kural ve standartlarına, kendisine bağlı geniş banka ağına ve sınır ötesi işlemlerde edindiği son derece yüksek operasyonel tecrübeye sahip olmasıdır.
Bu nedenle CIPS, farklı ödeme ağları arasında kilit bir köprü veya bağlantı düğümü (Hub) rolü oynama kapasitesine tamamen sahiptir. Bu sistem hem üyelerin bankacılık ağının bağlanması için gerekli teknik altyapıyı sağlayabilir hem de kendi ulusal ödeme sistemini kurmak isteyen ülkelere başarılı tecrübelerini sunabilir; bu da nihayetinde tüm üyelerin birbirine bağlanmasının teknik temellerini sağlamlaştıracaktır.
⭕ GuanCha: Uzun vadede, BRICS üyesi ülkelerin sınır ötesi ödeme iş birliği küresel finansal yönetişimi ve uluslararası ödeme sisteminin gelişimini nasıl etkileyecek?
Xiong Aizong: Gerçek şu ki, BRICS iş birliği bir gecede dünyadaki mevcut ödeme sistemini tamamen bir kenara atmayacak veya onun yerine geçmeyecek; daha ziyade onun yapısını ve dengesini değiştirecek ve düzeltecektir.
Bir yandan bu çalışma, dünya finans sistemine alternatif ve tamamlayıcı bir yol ekleyerek kriz durumunda küresel ödeme ağının kırılgan olmamasını ve daha fazla istikrar kazanmasını sağlayacaktır.
Diğer yandan, BRICS’in bankaları birbirine bağlama, denetim kurallarını uyumlaştırma ve ulusal para birimleriyle ticaret yapma yolunda edindiği tecrübeler, diğer gelişmekte olan ekonomiler için pratik ve kullanılabilir bir modele dönüşebilir; bu da nihayetinde küresel finansal yapıyı tekelden çıkarıp daha çok kutuplu, esnek ve kapsayıcı bir yöne taşıyacaktır.
Uzun vadede ise bu adım adım ilerleyen yol, BRICS üyelerinin hem ortak kuralları öğrenmelerini hem de pratik tecrübe kazanmalarını sağlayacaktır; bu da gelecekte çok daha derin finansal iş birliklerinin zeminini hazırlayacak değerli bir birikimdir.
not: bu röportaj tahrireh.ir sitesinden alınarak tercüme edilmiştir
