Devrim Muhafızları, Amerikan halkına hitaben yazdığı son mektupta, İran İslam Cumhuriyeti’nin İran-ABD anlaşmazlığına bakışını ve “Kahrolsun Amerika” sloganının anlamını açıkladı.
İran Devrim Muhafızları Ordusu, dün Amerikan halkına hitaben yayınladığı mektupta, “İran’da ‘Kahrolsun Amerika’ sloganı atıldığında bu sloganın muhatabı kimdir?” şeklindeki o eski soruya yanıt verdi.
Mektupta verilen yanıt; “Kahrolsun Amerika” sloganının Amerikan halkının ölümünü kastetmediği, aksine zulüm, savaş, tecavüz ve tahakkümün kaynağı olan yönetime ve politikalara yönelik bir protesto olduğudur. Devrim Muhafızları bu mektupta, Amerikan halkı ile bu ülkenin yöneticileri arasında açık bir ayrıma gitmiş ve Amerikan halkından bu ikisini aynı görmemelerini istemiştir.
“Beyaz Saray’ın Zalim Yöneticilerine” Bir Protesto
Mektubun ana eksenlerinden biri, “Kahrolsun Amerika” sloganına dair dile getirilen bu yanlış anlaşılmanın giderilmesidir. Devrim Muhafızları ilk olarak, İran halkının Amerikan halkına düşman olup olmadığını ve bu sloganın amacının Amerikan topraklarının veya milletinin yok edilmesi mi olduğunu sorusunu gündeme getirmekte; ardından bu soruya “Hayır” cevabını vermektedir.
“Kahrolsun Amerika”, “Beyaz Saray’ın zalim yöneticilerine” bir protestodur ve “zulmün acısıyla atılan bir çığlıktır”. Bu slogandaki “Amerika” kelimesi bir millete veya coğrafyaya değil, İran’a yönelik husumetin kaynağı olan siyasi yapıya ve politikalara işaret etmektedir.
Devrim Muhafızları da mektubunda Amerikalı muhataplar için Amerikan halkı ile o ülkeye hakim olan politikalar arasında fark bulunduğunu netleştirmeye çalışmaktadır.
Mektubun Muhatabı Neden Amerikan Halkı?
Amerikan halkının mektubun doğrudan muhatabı olarak seçilmesi de aynı mantığın bir parçasıdır. Devrim Muhafızları Sözcüsü mektubu açıklarken, bu adımın amacının Amerikan halkıyla “samimi, mantıklı ve gerçekçi” bir diyalog kurmak ve İslam Cumhuriyeti’nin ABD ile karşı karşıya gelme konusundaki mantığını açıklamak olduğunu belirtmektedir. Sözcü ayrıca, mektupta vurgulanan konulardan birinin de Amerikan halkının kendileri ile hükümetlerinin politikaları arasında ayrım yapması gerektiği hususu olduğunu vurgulamaktadır.
Bu doğrultuda mektubun, İran İslam Cumhuriyeti’nin İran-ABD anlaşmazlığına dair anlatısını doğrudan Amerikan toplumunun bir kesimine açıkladığı söylenebilir.
Bu çerçevede mektubun muhatabı, kendi hükümetinin politikalarını sorgulayabilecek biri olarak ele alınmaktadır.
“Amerikan Halkından” “Beyaz Saray” Yöneticilerine
Mektup bu ayrımı açıklarken, İran halkı ile Amerikan halkı arasında “empati/dayanışma” ifadesini dahi kullanmaktadır. Devrim Muhafızları, hükümetlerin kararlarından bağımsız olarak, iki ülke halkının insani düzeyde ortak çıkarlara ve acılara sahip olabileceği noktasını da vurgulamaktadır.
Mektup tam da bu açıdan “Amerikan milleti” ile “Amerikan yöneticileri” arasında bir sınır çizmekte ve ABD’nin İran’a yönelik eylemlerine dair sunduğu listenin bu ülkenin yöneticilerinin icraatlarına yönelik olduğunu belirtmektedir.
Sloganın anlamı açıklandıktan sonra mektup, kendi argümanını kanıtlamak için İran-ABD ilişkilerinin geçmişine başvurmaktadır. Devrim Muhafızları, bir dizi tarihi ve çağdaş olayı “zulümler listesi” biçiminde sunmakta ve bunları İslam Cumhuriyeti’nin ABD politikalarına duyduğu husumetin oluşum temeli olarak kabul etmektedir.
Yayınlanan metinde; 1953 Darbesi (28 Mordad), Pehlevi rejimine verilen destek, SAVAK, İran-Irak Savaşı, yaptırımlar ve iki ülke arasındaki diğer ihtilaflı olaylar bu geçmişin parçaları olarak anılmaktadır.
Buradaki önemli husus, mektubun “Kahrolsun Amerika” sloganını ABD politikalarıyla uzun süredir devam eden bir karşı karşıya gelişin sonucu olarak tanıtmasıdır.
Bir Milletin Reddi mi, Bir Politikanın Reddi mi?
Mektubun metnine göre, İslam Cumhuriyeti’nin protestosu Amerikan halkına yönelik değildir; protesto tahakküme, tecavüze, savaşa ve İran karşıtı eylemlerin desteklenmesine dayalı politikalara yöneliktir. Devrim Muhafızları Sözcüsü de bu bölümü açıklarken, bu anlayış içinde “Kahrolsun Amerika” ifadesinin Amerikan halkına düşmanlık değil, “tecavüz, cinayet, yağma ve insan öldürme politikalarına” karşı çıkmak anlamına geldiğini belirtmektedir.
Dolayısıyla mektup, sloganın siyasi anlamını kelime anlamından ayırmakta; yani bu sloganın İslam Cumhuriyeti literatüründe bir millete düşmanlık çağrısı değil, “siyasete ve tahakküm sistemine” karşı bir slogan olduğunu açıklamaktadır.
Beyaz Saray Politikalarını Değiştirme Zamanı Gelmedi mi?
Mektup, bu ayrımın devamında muhataplığını Amerikan halkına doğru genişletmekte ve onlardan kendi çıkarları ile hükümetlerinin politikaları arasında düşünmelerini istemektedir. Devrim Muhafızları Sözcüsü de mektubu tanıtırken, sorulan sorulardan birinin; Amerikan halkının kendi yönetici kadrolarından savaş ve şiddete yol açan politikaları değiştirmelerini isteme zamanının gelip gelmediği olduğunu söylemiştir.
Sonuç olarak mektup, sadece “Kahrolsun Amerika” sloganının gerekçesini açıklamakla yetinmemekte; aynı zamanda bu sloganı “tahakküm” ile mücadelenin daha geniş çerçevesine yerleştirmekte ve Amerikalı muhatabı bu anlatıyı tanımaya davet etmektedir.
not: bu analiz farsnews.ir sitesinden alınarak tercüme edilmiştir
