Hizbullah’tan Aksa Tufanı Açıklaması

Lübnan Hizbullahı, Aksa Tufanı Operasyonu’nun üçüncü yıldönümü vesilesiyle yayımladığı bildiride, siyonist düşmanın tüm taktiksel başarılarına rağmen yenilgi bataklığına saplandığını ve direnişin yoluna kararlılıkla devam ettiğini vurguladı.

Lübnan Hizbullahı bugün Aksa Tufanı Operasyonu’nun başlamasının üçüncü yıldönümü münasebetiyle bir bildiri yayımladı. Bildiride, operasyonun üzerinden üç yıl geçmesine rağmen olaya dair anlatılar üzerindeki tartışmaların henüz sona ermediği, ancak herkes için kesinleşen gerçeğin, siyonist düşmanın hedeflerine ulaşamadığı olduğu belirtildi.

Filistin Meselesini Dünyanın Kalbine Geri Taşıyan Hamle

Bildiride şu ifadelere yer verildi: “Dünyayı sarsan ve müstekbirler ile işbirlikçilerinin yıllarca unutulmuşluk mağaralarında ve siyasi pazarlık dehlizlerinde boğmaya çalıştığı Filistin meselesini bir kez daha herkesin hafızasına kazıyan 7 Ekim 2023 gününün üzerinden üç yıl geçti. Buna rağmen, bu olayın anlatıları üzerindeki tartışmalar halen devam etmektedir.”

Aksa Tufanı Meşru ve Zorunlu Bir Eylemdi

Hizbullah açıklamasında şunları kaydetti: “Bu tufanın gerekçelerini ve altındaki sebepleri anlayanlar, argümanlarında ‘Aksa Tufanı’nın cesur, nitelikli, doğal, haklı ve meşru bir direniş eylemi olduğu sonucuna varmaktadır. Zira maruz kalınan zulmün büyüklüğü, Filistin kimliğini ve halkını yok etme çabaları göz önüne alındığında, bu hamle kaçınılmaz bir zorunluluktu.

Aksa Tufanı, siyonist düşmanın Gazze’de yaptığı gibi güç dengesi, üstünlük ve soykırım için aşırı şiddet kullanımı terazisiyle değil; taşıdığı değerlerin, ilkelerin ve bunların siyaset sahnesindeki artan etkisinin boyutuyla ölçülmesi gereken büyük bir şoktu.”

Küresel Destek ve Bölgesel Şaşkınlık

Açıklamada şu vurgu yapıldı: “Dünya halkları, Aksa Tufanı’nın uğrunda ayağa kalktığı insani ve hukuki değerleri desteklemek için harekete geçip gösteriler düzenlemiş; Batı başkentleri ve üniversiteleri soykırımı ve insanlığa karşı işlenen suçları lanetleyen yürüyüşlerle dolup taşmış olsa da, Filistin’e komşu ülkeler Aksa Tufanı operasyonu karşısında bir şaşkınlık yaşamışlardır. Çünkü bu hamle, söz konusu ülkelerdeki iktidar rejimlerinin, siyonist rejimin ve uluslararası destekçilerinin iradesi doğrultusunda bölgeyi sürükledikleri ‘başarısız normalleşme’ sürecinin aksi yönündeydi.”

Düşman Hedeflerine Ulaşamadan Geçen Üç Yıllık Vahşet

Hizbullah, Aksa Tufanı’nın üzerinden üç yıl geçtiğini ve dünyanın bu süre zarfında siyonistlerin ve Batılı destekçilerinin vahşet görüntülerine tanıklık ettiğini belirtti; ancak bu hesaplaşmanın Gazze, onun siyasi ve hukuki geleceği hususunda siyonist düşmanın lehine sonuçlanmadığını ifade etti. Muhaliflerin ve muhafazakârların anlatısı da, düşmanın uluslararası hukuku çiğneyerek yol açtığı yıkım ile insani ve maddi kayıplara yakılan tüm ağıtlara rağmen üstünlük sağlayabilmiş değildir.

Tüm bu vahşet ve soykırıma rağmen düşman Hamas’ı, direniş gruplarını ve Gazze halkını yok etmeyi başaramadı; ne barışa ne de geçici bir ateşkese ve istikrara ulaşabildi. Durum halen belirsizliğini korumakta ve bunun yansımaları Gazze Şeridi’ni aşarak tüm bölgenin geleceğini, Filistin meselesini, uluslararası güvenlik ve barışı kapsamakta; hatta ‘uluslararası düzen’ yalanını ve onun insan haklarını koruma iddialarını ifşa etmektedir.

Direniş Halen Ayakta; Düşman Yenilgi Bataklığında

Lübnan direnişi, Aksa Tufanı’nın üzerinden üç yıl geçmesine rağmen bu coşkulu dalganın işgalcileri yenilgiyle tehdit etmeye devam ettiğini vurguladı. Düşman, taktiksel başarılarına rağmen bunları kendi lehine kalıcı bir stratejik duruma dönüştürmekten acizdir; çünkü direnişin sarsılmazlığı ve Filistin halkının davasının haklılığına olan inancı, her türlü sınamayı boşa çıkarmaktadır.

Düşmanın Gerçek Yüzünün ve İddia Sahiplerinin Yalanlarının İfşası

Aksa Tufanı, Filistin halkının yüceliğini ortaya koyarken; vahşi siyonist rejimin ve onun arkasındaki ABD ile müstekbir güçlerin gerçek yüzünü gösterdi. Bu olay, uluslararası toplumun özgürlük ve adaleti savunma yönündeki iddialarının yalan olduğunu ve en temel insan haklarını korumaktaki acziyetini gözler önüne serdi. Ayrıca en heşet verici suçlar ve soykırım karşısında sessiz kalanların da maskesini düşürdü.

Hizbullah’ın Tutumu: Direnişe Destek ve Soykırıma Kınama Devam Ediyor Lübnan Hizbullahı, Filistin davasının adaletine olan inancını vurgulayarak, mazlum ve direnen halka destek vermekten tereddüt etmediğini beyan etti. Uluslararası toplumun tüm uydurma değerlerini ayaklar altına alan siyonist soykırımı en sert şekilde kınadığını yenileyerek, bu suçlar karşısındaki sessizliklerinden ötürü ABD ve Batılı ülke liderlerini sorumlu tuttu.

Küresel Çağrı ve Bölge Yöneticilerine Uyarı

Lübnan Hizbullahı, dünya halklarını insan haklarını korumak, adaleti savunmak ve güçlülerin uluslararası hukuka tahakküm etmesini engellemek için ayağa kalkmaya çağırdı. Cenab-ı Hak’tan Hamas, İslami Cihad ve diğer direniş gruplarının liderlerinin ve mücahitlerinin fedakarlıklarını kabul etmesini; Filistin halkına sabır ve tutum birliği hususunda yardım etmesini niyaz etti.

Açıklamanın devamında tüm direniş gruplarından, düşmanın ve destekçilerinin projesi karşısında dik durmaları istendi. Ayrıca bölge yöneticilerine, düşmana karşı sessiz kalmanın ve yaranmaya çalışmanın, kendi egemenliklerini zayıflatmaktan ve düşmanın ülkelerinin ve halklarının geleceği hakkında karar almasına imkan tanımaktan başka bir işe yaramayacağı uyarısında bulunuldu.

Bildirinin sonunda şu ifadelere yer verildi: “Şartlar, değiştirilemez kaderler değildir; halkların iradesi, gelişmeleri doğru şekilde değerlendirebildiği takdirde, bugünden geleceği inşa etme gücüne sahiptir.”

 

Bu Haberi Paylaş
Yorum Bırakın