Suudi Arabistan semaları kilitlendi. Yemen, deniz ablukasının ardından Riyad ve Abha havalimanlarına düzenlediği özel operasyonlarla uçuş yasağını fiiliyata geçirdi; Babülmendep’ten Riyad’a kadar uzanan “gerilimi tırmandırmaya karşı gerilimi tırmandırma” denkleminin yeni bir halkası oluştu.
Yemen Silahlı Kuvvetleri, Suudi düşmanla yüzleşmede yeni bir yaklaşımla, aylardır süren deniz seyrüsefer yasağının ardından Suudi Arabistan hava sahasını uçuşa yasak bölge ilan etti.
Denizden Havaya; Yeni Muharebe Alanı
Sana’daki İnsani Operasyonlar Koordinasyon Merkezi, geçen Pazartesi Suudi hava sahasında faaliyet gösteren havayolu şirketlerine uyarıda bulunarak bu hava sahasını kullanmaktan kaçınmalarını istedi.
Merkez, Suudi Arabistan semalarının Yemen Silahlı Kuvvetleri’nin operasyon sahnesine dönüşeceğini ve uçuşların devam etmesinden doğacak her türlü sonucun sorumluluğunun havayolu şirketlerine ait olacağını duyurdu.
Yerine Getirilen Söz Bu uyarıdan sadece birkaç saat sonra Yemen Silahlı Kuvvetleri; Abha ve Riyad havalimanlarına yönelik özel operasyonlar gerçekleştirdi. Füzelerin bu havalimanlarına isabet etmesi her iki havalimanında da hava trafiğinin aksamasına yol açtı; bu durum Yemen’in uyarısının ciddiyetini ve uçuş yasağı kararının yürürlüğe girdiğini gösterdi.
“Fecrü’l-Yemen” Operasyonuna Sert Yanıt
Bu gelişme, Suudi paralı askerlerinin “Fecrü’l-Yemen” (Yemen’in Şafağı) adını verdikleri operasyonu başlatmasıyla Yemen’in batı kıyısı cephesinde ve özellikle Babülmendep bölgesinde tırmanan gerilimden bağımsız değildir.
Sözde “Başkanlık Konseyi” Başkanı Reşad el-Uleymi, 5 Ekim 2026 Pazartesi günü Suudi Arabistan’ın geniş desteği ve 100 savaş uçağının katılımıyla kapsamlı bir askeri operasyonun başladığını duyurdu; Koalisyon güçlerinin resmi sözcüsü de amacın Babülmendep Boğazı’nın güvenliğini sağlamak olduğunu iddia ederek bu durumu doğruladı.
Suudi Uçuşlarındaki Aksamanın Uluslararası Teyidi
Uzman Amerikan turizm ve seyahat dergisi “Condé Nast Traveler” da dün, Yemen Silahlı Kuvvetleri’nin Suudi havalimanlarına yönelik füze ve İHA saldırılarının ardından, 6 Ekim Salı günü gerçekleşen saldırılar sebebiyle Riyad ile diğer Basra Körfezi ülkeleri arasındaki uçuşlarda geniş çaplı gecikmeler yaşandığını teyit etti.
Amerikan dergisi şunları ekledi: “Yemen’den Suudi Arabistan’a atılan füzeler ülkenin hava sahasını etkiledi; hatta ‘flydubai’ havayolu şirketi bu hafta Abha varışlı uçuşlarını iptal etmek zorunda kaldı.”
Ayrıca “bazı uçuşların Dammam’daki Kral Fahd Uluslararası Havalimanı’na yönlendirildiği” ve “KLM ile Pegasus’un da aralarında bulunduğu bazı havayolu şirketlerinin Riyad ve Dammam varışlı uçuşlarını askıya almaya devam ettiği” belirtildi.
Gerilimi Tırmandırmaya Karşı Gerilimi Tırmandırma Denklemi
Bu süreçte Sana da geçen Haziran ayından bu yana ilan ettiği “ablukaya karşı abluka” denklemine bağlı kalıyor. Ensarullah Lideri Seyyid Abdülmelik el-Husi, Suudi Arabistan’ın gerilimi tırmandırmasına “gerilime karşı gerilim” denklemiyle karşılık verileceği uyarısında bulunmuştu. Şimdi bu yanıt sahada uygulanıyor; Yemen’e yönelik saldırılara Suudi Arabistan’ın derinlikleri vurularak karşılık veriliyor ve bu süreç Suudi Arabistan Yemen bataklığından çıkıp barışa yönelene kadar devam edecek.
Suudi Ekonomisinin Kalbine Darbe
Suudi havalimanlarının hedef alınması, ülke ekonomisine ve güvenliğine vurulmuş ağır bir darbedir. Kral Halid Havalimanı, ekonomik ve operasyonel önemi bakımından bu tesislerin en başında yer almaktadır.
Riyad merkezine yaklaşık 35 kilometre mesafede bulunan bu havalimanı; 5 ana terminale, 40 yolcu köprüsüne sahip ve bünyesinde onlarca uluslararası ve yerli havayolu şirketi faaliyet gösteriyor.
Yıllık 28,5 milyondan fazla yolcuya ve 217 binden fazla uçuşa ev sahipliği yapan başkent havalimanının hedef alınması, doğrudan askeri öneminin ötesinde, Suudi Arabistan’ın ulaşım, iletişim ve ekonomi ağındaki konumuyla ilgilidir.
Bu ölçekteki bir havalimanında trafiğin geçici olarak bile aksaması yolcu trafiğini, havayolu şirketlerini ve uçuş rotalarını etkilemekte; böylece havayolu şirketlerine yapılan uyarı, askeri bir mesaj olmanın ötesinde sivil havacılık sistemine ve kriz yönetimine verilen bir mesaja dönüşmektedir.
Sana’nın Açıklamasından Önce Gelen Uluslararası U Uyarılar
Yemen’in bu yaklaşımı, uçuş güvenliğiyle ilgili uluslararası uyarıları artırdı. Avrupa Havacılık Emniyeti Ajansı (EASA), tırmanan saldırıları göz önüne alarak 30 Eylül’de havayolu şirketlerine Suudi hava sahasında uçmaktan kaçınmaları yönünde bir talimat yayımladı; bu durum, Suudi hava sahasına ilişkin risklerin Sana’nın son açıklamasından önce de uluslararası havacılık sektörünün hesaplarına girdiğini gösteriyor.
Bu doğrultuda askeri uzman ve analist Tümgeneral Mücib Şemsan, İnsani Operasyonlar Koordinasyon Merkezi’nin uyarılarının, gerilimin bir sonraki aşamasının ve Suudi havalimanlarına hava yasağı uygulanmasının bir ön adımı olduğunu söylüyor. Bu gelişmeyi askeri operasyonların ve ablukanın devam etmesine bağlayan Şemsan, Yemen Silahlı Kuvvetleri’nin daha tehlikeli bir aşamaya geçebileceğine inanıyor.
Denizden Havaya ve Petrol Tesislerine
Bu görüş, Ensarullah Siyasi Büro Üyesi Muhammed el-Ferah’ın sözleriyle de örtüşüyor. El-Ferah, ablukanın ve gerilimin tırmanmasının Suudi seyrüseferini tehdit altında tutmaya devam edeceğini, tehdit seviyesinin deniz seyrüseferinden hava seyrüseferine, petrol tesislerine ve hayati noktalara kaydığını söyledi.
Yemenli güçlerin deniz operasyonları boyunca Yemen kıyılarından uzak deniz hedefleriyle mücadele konusunda tecrübe kazandığını da sözlerine ekledi.
ABD’nin Riyad Büyükelçiliği’nden Uyarı Bu arada, ABD’nin Riyad Büyükelçiliği’nin, vatandaşlarından Suudi Arabistan’a yönelik olası İHA veya füze saldırıları karşısında teyakkuzda olmalarını ve Suudi sivil savunma talimatlarına uymalarını isteyen uyarısı da önem kazanıyor.
Bu uyarının yayımlanması, gelişmelerin yalnızca askeri bildirilerle sınırlı kalmadığını; yabancı büyükelçiliklerin, vatandaşların ve taşımacılık şirketlerinin güvenlik hesaplarına dahil olduğunu gösteriyor.
Suudi Arabistan Havalimanı Ağı: Geniş Ama Hassas
Suudi Arabistan; Kral Abdülaziz, Kral Halid, Kral Fahd, Prens Muhammed bin Abdülaziz, Abha, Prens Nayef, Prens Sultan, Taif, Hail, el-Cevf gibi çok sayıda havalimanına sahiptir. Bu havalimanlarının önemi, uçuş ağının genişliğinde ve coğrafi dağılımında yatmaktadır; ancak Yemen Silahlı Kuvvetleri’nin açıklaması hepsinin hedef alınacağı veya işlevsiz hale getirileceği anlamına gelmiyor, aksine Sana’nın uyarısına uygun olarak bu tesisleri, havayolu şirketlerinin kullanımı konusunda uyarıldığı bir hava sahası içine sokuyor.
Dolayısıyla bu sahnedeki en önemli gelişme, ilan edilen çatışma kurallarının deniz alanından hava alanına taşınması ve bununla eş zamanlı olarak Yemen bünyesinde kapsamlı askeri operasyonların geri dönmesidir.
Suudi Arabistan ve müttefiklerinin Yemen’e karşı ilan ettiği hava ve kara operasyonlarının devam etmesi, karşılıklı gerilim döngüsüne girme olasılığını artırıyor; bu döngüde deniz, hava ve kara, Yemen’in Suudi düşman ve piyonlarıyla olan savaşında birbirine bağlı sahalara dönüşüyor.
