Luigi Di Maio ile Dışişleri Bakanlığı’ndaki görüşmesinden sonra düzenlenen ortak
basın toplantısında konuştu:
İtalya ile birlikte Libya’da kalıcı bir barış ve sonuç
getirici bir siyasi süreç için çalışmaya devam edeceğiz. Burada İtalya’nın
oynadığı kritik rolün farkındayız. Kendilerine teşekkür ediyoruz. Dengeli bir
rol oynadılar. Bazı AB ülkeleri gibi darbeci Hafter’in yanında olmadı ama
ateşkes ve siyasi süreç için samimi çaba sarf etti.
Bugün normalleşme sürecinde İtalya ile ikili ilişkilerimizi
nasıl daha güçlendirebileceğimizi enine boyuna konuştuk. Önümüzdeki süreçte
özellikle düzenlemememiz gereken önemli toplantılar var.
İtalya bizim ihracatımızda 3. sırada, ithalatımızda 5.
sırada. Biz her ikisinde de daha üst sıralara çıkabiliriz. Özellikle 30 milyar
dolar hedefimize ulaşabilirsek, bunu başarabiliriz. Son günlerde AB’nin
özellikle demir çelik ile ilgili kısıtlamaya gittiğini görüyoruz. AB ile demir
çelik anlaşmamız var. Bu tür kısıtlamaların kaldırılması konusunda da dostum
Luigi’nin desteğini istedik.
Biz Türkiye olarak Doğu Akdeniz’in bir çatışma alanı değil
işbirliği alanı olmasını istiyoruz. Aynı duygu ve düşünceyi İtalya’da da
gördük. Ama şu anda Türkiye’yi dışlamak çabalarının neticesi olarak maalesef bu
işbirliği yok. Biz de kendi haklarımızı korumak için adımlar atmak durumunda
kaldık. Aynı şekilde Kıbrıs Türk halkının da haklarını korumak bizim
yükümlülüğümüz. Bu konularda herkesle iş birliği yapmak istediğimizi, buna
hazır olduğumuzu, başta Yunanistan olmak üzere bir kere de dostum Luigi’ye
söyledim. İtalya’nın bu konularda yapıcı bir rol üstlenmek istediğini gördük ve
biz bunu memnuniyetle karşılarız. Önümüzdeki süreçte gerek AB içinde gerekse
Doğu Akdeniz’de İtalya ile bu tür çalışmaları birlikte yürütmeye hazırız.
İtalya ve Yunanistan arasında imzalanan münhasır ekonomik
bölge anlaşmasını da bölgemiz için önemli buluyoruz. Demek ki diyalog ve
diplomasi yoluyla meseleler çözülebiliyor. Ayrıca dışlama ya da diğerlerin
haklarını yok sayma veya bizim hakkımızı yok sayma yerine paylaşma kültürü
olabiliyor. Yunanistan’ın aynı anlayışla bize de yaklaşmasını isteriz ve bu
konularda önümüzdeki süreçte görüş alışverişinde bulunmaya devam edeceğiz.
Doğu Akdeniz’de her ne kadar deniz yetki alanlarıyla ilgili
İtalya ile sınırlarımız olmasa da ama Akdeniz’in önemli iki ülkesi olarak Doğu
Akdeniz’in barışı huzuru ve de refahı için birlikte çalışabiliriz. Var olan
sorunların diyalog, diplomasi yoluyla çözülmesinde İtalya’da önemli katkılar
sağlayabilir. Ayrıca, Doğu Akdeniz’in zenginliklerinin, Doğu Akdeniz
etrafındaki tüm ülkelerce paylaşılmasını savunduk. Bizim bugüne kadar ki
reaksiyonumuz, Türkiye’yi dışlamaya çalışan tek taraflı adımlara karşı atılmış
adımlardır. Türkiye’yi dışlamaya çalışanlara karşı kendi haklarımızı korumak
için biz de tek taraflı adımlar attık. Oysa burada paylaşıma inanan herkesle bu
işbirliğine hazır olduğumuzu başka vesilelerle de sık sık vurguladık. Huzurun
olmadığı yerde paylaşımın olmadığı yerde her zaman gerginlikler olur. Biz
enerji faaliyetleri konusunda da İtalya ile birlikte çalışmak isteriz Doğu
Akdeniz bölgesinde. Libya’nın bugün elektrik ihtiyacı var, sıkıntıları var.
Bunların tedarikinde de yine çalışabiliriz. Libya’nın istikrarı için birlikte
çalışmamızda fayda var.
(BM’nin Libya’ya yönelik silah ambargosunu uygulamak
amacıyla AB tarafından başlatılan IRINI Operasyonu) Dengeli değil taraflı.
Ulusal mutabakat hükümetinin talep ve endişelerini hiçbir şekilde
karşılamamıştır. Ben açıkça sormak isterim. Suriye’den Libya’ya gelen savaş
uçakları ile ilgili IRINI’nin herhangi bir açıklaması, tespiti oldu mu? Ya da
Abu Dabi’den gelen silahlarla ilgili bir tespiti olabildi mi? IRINI’nin içinde
olan Fransa’nın sürekli Hafter’e silah vermesi ile ilgili bir raporlaması var
mı? Objektif değil. Genel anlamıyla IRINI operasyonu Libya sorununun çözümüne
ya da ambargo gibi konuların çözümüne, denetlenmesine bir katkı sağlamaz.
İtalyan turistler Türkiye’ye gelmek istiyor, Türk turistler
de İtalya’ya gitmek istiyor. Bir an önce bu turizmin iki ülke için de önemli
sektör, bir an önce başlaması gerekiyor. Ağustos itibarıyla uçuşların
başlamasını konuştuk.
Diğer taraftan AB’nin bize yönelik aldığı karar
hakkaniyetten uzak. Burada objektif kriterlerin belirlenmesi lazım. Objektif
kriter nedir? O ülkedeki vaka sayısı, o ülkenin sağlık kapasitesi ve o ülkenin
aldığı tedbirler. Biz aldığımız tedbirleri Avrupa ile paylaştık. İtalya ile
Türkiye burada aynı bakıyor ama Avrupa Birliği ve bazı Avrupa ülkeleri de bu
konuları siyasi bir baskı unsuru olarak kullanmaması gerekiyor. Gerek AB üyesi
gerekse de AB dışındaki ülkeler için objektif kriterler konulsun ve bu objektif
kriterlere göre karar verilsin.
Di Maio: Libya’da sürdürülebilir bir ateşkes olmasını
istiyoruz
Görüşmede ikili ilişkilerin yanı sıra Libya, Avrupa Birliği
(AB) ve Doğu Akdeniz konularının masaya yatırıldığını ifade eden Di Maio da
Libya’da çatışmaların sona ermesinin sağlanması gerektiğini söyledi:
İtalya olarak sürekli sivil ölümlere yol açan mayınların
temizlenmesi için Trablus yakınlarındaki çalışmalara destek verdik. Libya artık
Avrupa ve İtalya için güvenlik tehdidi oluşturmamalı. Bunun için de politik
çözüm bulunması gerekiyor. Biz İtalya olarak Berlin Konferansı’nda da ifade
ettiğimiz gibi Birleşmiş Milletler (BM) önderliğindeki barış sürecini
destekliyoruz.
Libya’da sürdürülebilir bir ateşkes olmasını istiyoruz.
Ülkede bölünmelere yol açacak silahlı ihtilaflara yol açmamak gerek. Bu yüzden
en kısa zamanda BM Genel Sekreterinin özel temsilcisinin atanması gerekiyor.
(IRINI Operasyonu) AB ülkeleri tam olması gerekeni yapmadı,
bizim gemilerimiz de yeni devreye girdi. Tam manasıyla abıhayat gibi
hastalıklara çözüm oldu diyemem ama en azından ambargoya riayet edilmesi
açısından önemli bir adım olabilir.
