Prof. Dr. Naci Görür’den İstanbul Depremin Hakkında Korkutan Açıklama

rasthaber
Rasthaber –  Prof. Dr. Naci Görür, Candaş Tolga Işık’ın sunduğu Az Önce
Konuştum programında olası İstanbul depremine ilişkin açıklamalarda bulundu.
Prof. Dr. Görür’ün açıklamalarından satır başları şöyle;

-Bir sefer jeolojik ve zemin olarak en tehlikeli olan yerler
Avrupa yakası ve Avrupa Yakasında Haliç’ten başlayıp Silivri’ye kadar giden
sahil ve sahilden ilk 10 km’lik kuşak en riskli yerler. Neden en riskli yerler?
Buradaki jeolojik özelliklerden dolayı. Bizim özellikle tersiyer dediğimiz
kayalar yani iyi çimentolanamamış, yumuşak, kirli, kumlu, içerisinde su
seviyesinin olduğu kaya zemin değil. Sert kayalar değil. Şiddetli bir
sarsıntıda heyelan yapma özelliği gösteren, halkın diliyle çürük zeminlerdir.
Bu çürük zeminler depremi katbekat artırıyorlar. Depremin etkisine x desek,
buralarda 5x, 10x olabilir. Bu zemin etkiyi büyütüyor.

-Depremde bir fay kırılınca enerjisinin bir kısmını
boşaltır. Enerjisini başka bir bölgeye gönderir. Biz burada dikkatli olun
diyoruz.

-Özellikle halk ölçeğinde değil, yerel yönetimlerin risk
altına girmiş bu alandaki hazırlık çalışması yapacaklarsa bir an önce
yapsınlar. Zarar azaltıcı önlemler alınsın diye söylüyoruz.

-‘İstanbul büyük deprem bekliyor’ dedik. 99’dan sonra
Marmara’nın altındaki kabuğa enerji yükledi. Bu kabuk bu enerjiyi kaldıramaz.

-21 senedir 44 santimlik bir ciddi sorun var. 7 büyüklüğünde
bir deprem beklesek buna karşılık gelen bir enerji bir milyon 800 tonu aşkın
patlayıcının aynı anda çıkan enerjisine denk.

‘Deprem ihtimali yüzde 64’

-2000’de bir yayın var bütün tarihi bir depremler
incelenmiş. Ve saygın bir yayın kuruluşu. Bu çalışmalar sonucu 99’dan sonra
İstanbul’da 7’nin üzerinde depremin olma olasılığı yüzde 64’tür.

-Anadolu yakasından İstanbul yakasına kadar sahil
kısımlarında zemin çalışmaları, tehlike ve deprem haritaları üretildi.
Nerelerde can ve mal kaybı, yangın gibi riskler ölçüldü. Bunlar olmasaydı biz
bugün İstanbul’un hasarını çok doğru dillendiremezdik.

-Devlet ve belediyelerde bağımsız olarak İstanbul Teknik
Üniversitesi olarak çalışmalar yaptık. Marmara denizi hiç bilinmeyen bir deniz
iken biz çeşitli ülkelerin uzmanları ve NATO’nun desteği ile biz İstanbul
depreminin tehlikelerini araştırdık.

-Devlet bize tek kuruş yardım etmedi. Deprem hakkında ne
biliniyorsa bizim yaptığımız araştırmalar sayesinde ortaya çıktı.

Bu Haberi Paylaş
Yorum Bırakın