Nasrallah Filistin Direniş Gruplarından Ricada Bulundu

rasthaber
Rasthaber –  Hizbullah Genel Sekreteri Seyyid Hasan Nasrallah, Dünya
Kudüs Günü münasebetiyle bir konuşma yaptı.

Seyyid Hasan Nasrallah’ın konuşmasının başında şu ifadelerde
bulundu: ‘Öncelikle bazı söylentilerin aksine korona değilim ve bu hastalığa
ait herhangi bir semptomum yok. Bu konuşmada, Filistin meselesinden, deniz
sınırlarının çizilmesine yönelik müzakerelerden ve İsraillilerin yapacağı
askeri manevralardan bahsedeceğim.

Filistin meselesine gelince, Filistinlilerin haklarını
savunmaya devam ettiklerini ve Kudüs’ten vazgeçme niyetinde olmadıklarını
söylemeliyim. Bu Filistin halkı için bir ilkedir.

Filistin’deki direnişin meşruiyeti olan bir direniştir.
Direnişi meşrulaştıran Filistin halkıdır. Filistinliler topraklarından ve
direnişlerinden asla vazgeçmediler. Şu anda Filistin’de ve özellikle Şeyh
Cerrah’ta yaşananlar bu iddianın kanıtıdır.

Siyonistler, bir umutsuzluk halinin Filistinlileri alt
edeceğini ve Filistin vatandaşlarının devam eden kuşatma ve ekonomik baskılara
boyun eğeceğini hayal ettiler. Ancak Filistinlilerin tepkisi ve direnişi
İsraillileri şaşırttı.

Biz, Filistin halkının haklarının korunmasını ve haklarının
iade edilmesini hak ettiğine inanıyoruz. Bu millet, işgal altındaki Kudüs’ü ve
ana vatanını korumayı hak ediyor.

Filistin direniş gruplarından ricam, direniş seçeneğine
bağlı kalmalarıdır, çünkü bu seçenek gelecekte çatışmanın kurallarını
değiştirecektir. Aynı zamanda bölgedeki direniş ekseninin istikrarının çok
önemli olduğuna ve Siyonist düşmanla mücadelede büyük etkisi olduğuna
inanıyorum.’

Hizbullah Genel Sekreteri konuşmasının başka bir bölümünde
İran İslam Cumhuriyeti’ne değindi ve şunları söyledi: ‘İsrail’in İran’la ilgili
tüm hesaplamaları çöktü. İran İslam Cumhuriyeti tehlikeli bir aşamayı geçti,
çünkü İsrail’in onu savaşa sürükleme çabaları başarısız oldu; Görünüşe göre
bazı Arap ülkelerinin bu alandaki çabaları da başarısız oldu.

İran şu anda direniş eksenindeki en güçlü ülkedir ve ABD ile
Siyonizm’in onunla ilgili tüm hesaplamaları ve denklemleri çıkmaza girmiştir.

Amerikalıların ve Siyonistlerin İran İslam Cumhuriyeti ile
ilgili hesaplarından biri de Tahran’ın nükleer programından vazgeçeceği
yönündeydi. Bu asla olmamış ve bir daha olmayacak bir şeydir.

Natanz nükleer tesisindeki sabotaj operasyonuna İran İslam
Cumhuriyeti’nin verdiği en büyük cevap, zenginleştirme seviyesini artırmak
oldu; Bu, İsraillileri korkutan bir şeydir.’

Geçtiğimiz 40 yıllık deneyim, İran İslam Cumhuriyeti’nin
müttefiklerini asla terk etmediğini gösteriyor. İran müttefiklerini terk etmez
veya onlar üzerinde ticaret yapmaz.

Biz Hizbullah olarak İran İslam Cumhuriyeti ile Suudi
Arabistan arasındaki her türlü müzakereyi memnuniyetle karşılıyoruz. Böyle bir
diyaloğun bölgeye daha fazla barış getirmeye yardımcı olacağına inanıyoruz.
İran-Suudi görüşmelerinden endişelenmesi gerekenler Tahran’ın müttefikleri
değil, Suudilerin müttefikleridir.

Elbette Suudiler de İran’ın ne direnişi ne de Suriye’yi
satmayacağını bilmelidir. Bu nedenle Suudi yetkililer, İran’la ilişkilerinden
dolayı Suriye konusundaki şartlarını Tahran’a dayatamazlar.

Hizbullah Genel Sekreteri konuşmasının başka bir bölümünde
Suriye’deki gelişmelere değindi ve şu ifadelerde bulundu: ‘Suriye krizi şu anda
çözülüyor. Suriye’deki savaş neredeyse bitti. Bugün birçok Arap ülkesi Suriye
hükümeti ile temas halindedir.’

Seyyid Hasan Nasrallah, Irak ve bölgedeki diğer gelişmeler
ilgili olarak da şunları söyledi: ‘Irak şu anda IŞİD’in kalıntılarıyla
savaşıyor. Bu ülkede IŞİD’i canlandırmak için çaba gösteriliyor. Bugüne kadar
ABD’nin IŞİD’i yeniden canlandırma çabaları başarısız oldu.

Yemen’e gelince, bu ülkenin direniş ekseninin gücünü
artırdığını söylemeliyim. Bugün, Siyonist rejim artık direniş eksenini yok
edemeyeceği sonucuna varmıştır. Yemenliler, Suudi saldırılarının yedinci
yılında direnmeye devam ediyor. Yemen’in Filistin sorununa verdiği destek bu
ülkenin özel yerini gösteriyor.

İsrail şu anda bölgedeki gelişmelerden ve direnişin
zaferinden derin endişe duyuyor. Siyonist rejim bugün krizdedir. Siyonist
rejimin iç krizleri en üst düzeye ulaştı ve bu, onun zayıflığının bir işaretidir.

Bugün, Siyonistlerin en büyük endişesi iç durumlarıyla
ilgilidir. Siyonistler şu anda bir iç savaşa doğru ilerliyorlar ve bundan çok
endişe duyuyorlar.

 

Hizbullah Genel Sekreteri konuşmasının devamında, direnişin,
işgal altındaki topraklardaki Dimona nükleer tesisine düzenlediği füze
saldırısına değindi ve şunları söyledi: ‘Dimona nükleer tesisinin yakınına
isabet eden füze, Siyonistler arasında büyük bir endişeye neden oldu.

İsrail, direniş operasyonlarının Batı Şeria’ya çekilmesinden
derin endişe duyuyor. Siyonist rejim şu anda birçok iç ve dış krizle karşı
karşıyadır.

Her halükârda, Dünya Kudüs Günü’nde Filistin davasını
desteklemek hepimizin görevidir. Tüm Müslümanlar ve özgür kişiler, zafere giden
yolda Filistinlilere yardım etmelidir. Bu yardım çeşitli alanlarda
sağlanmalıdır.’

Seyyid Hasan Nasrallah, deniz sınırlarını belirleme
görüşmeleri konusuna da değindi ve şu ifadelerde bulundu: ‘Bizim duruş ve tutumumuz,
2000 yılında açıkladığımız şeydir. Direniş olarak Siyonist rejim ile sınırların
çizilmesine müdahale etmiyoruz; zaten şimdiye kadar da müdahalede bulunmadık.

Deniz sınırlarının çizilmesi konusunda tarihi olarak görev
ve sorumluluğunu yerine getirmesi gereken Lübnan hükümetidir. Tabii Lübnan
halkının çıkarlarının sağlanması gerektiği de aşikardır.’

Hizbullah Genel Sekreteri ayrıca, Siyonist rejimin Pazar
gününden itibaren askeri tatbikatlar düzenleme planına değindi ve bu konuda
şunları söyledi: ‘Bu askeri tatbikatların başlamasıyla birlikte, bizim de
Siyonist düşmana karşı tam hazırlıklı olmak için gözlerden ve kameralardan
uzak, tamamen sakin adımlar atacağımızı söylemeliyim.

Siyonist düşmanı, askeri tatbikat sırasında herhangi bir saldırgan
harekete direnişin asla izin vermeyeceği konusunda uyarıyorum; Dolayısıyla bu
askeri tatbikat sırasında Lübnan topraklarına en ufak bir müdahalenin
gerçekleşmemesi bekleniyor, aksi takdirde direniş Tel Aviv’e cevap verecektir.’

Gerçek şu ki, direniş ekseni olarak gücümüz her geçen gün
artıyor ve Siyonist düşman bu gücün artmasını engelleyemiyor. Bugün Siyonist
rejimde açık boşluklar var. Soru şu, İsrail mevzilerine birkaç cepheden
binlerce füze atılırsa, onların füze sistemleri bu füzeleri durdurabilecek mi?
Kesinlikle hayır. Siyonistler direnişin füze gücüne karşı koyamazlar.

Herkesin bildiği gibi dördüncü İsrail seçimleri yaklaşıyor
ve Netanyahu iktidarda kalmaya çalışıyor. Bu, iki yıl içindeki dördüncü seçim.
Netanyahu’nun amacı hapishaneden ve yargılanmaktan kaçmaktır.’

Bu Haberi Paylaş
Yorum Bırakın