Sekreteri Seyyid Hasan Nasrallah bir konuşma yaptı. Nasrallah konuşmasında
Lübnan’daki iç meseleler de dahil olmak üzere önemli konulara değindi.
Parstoday bu konuşmaya ilişkin bir analiz yayımladı:
Nasrallah’ın bu konuşmasıyla ilgili öncelikle 3 önemli konu
üzerinde duracağız.
Birincisi; Seyyid Hasan Nasrallah’ın sağlık durumuna ilişkin
sözleriydi. Son haftalarda, Lübnan Hizbullah Hareketi Genel Sekreteri’nin
sağlığı ile ilgili bir takım haber yayınlandı. Karşıt ve muhalif medya yalan
haberlerle Seyyid Hasan Nasrallah’ın sağlık durumunun kötü olduğunu pompalamaya
başladı. Nasrallah 8 haziran akşamında yaptığı konuşmasında bu yalan iddialara
son noktayı koydu. Kameralar karşısına çıkan Seyyid Hasan Nasrallah, kendi
sağlığı hakkındaki söylenti ve iddialarını bitirerek, “birlikte mübarek
Mescid-i Aksa’da namaz kılmayı ümit ediyorum” açıklamasında bulundu.
İkinci konu ise, Seyyid Hasan Nasrallah’ın uyarılarına
ilişkindir. Hizbullah Genel Sekreteri’nin güvenlik ile ilgili uyarıları işgal
topraklarındaki durum ve Netanyahu’nun İsrail rejiminin başbakanlığından gitme
olasılığının artmasına ilişkindi. İşgal toprakları içinde bile çok sayıda kişi
ve çevre, iktidarını kaybetmek üzere olan Netanyahu’nun daha fazla görevde
kalabilmek için savaş ve güvensizlik çıkarma gibi girişimlerde bulunabileceği
uyarısında bulunuyorlar.
Nasrallah bu bağlamda yaptığı değerlendirmede, Netanyahu’nun
bugün kriz içinde olup, yenildiğine işaretle, onun krizlerden çıkış için farklı
seçenekler ve aptallıklara yönelebileceğini, Netanyahu’nun Kudüs’te bile
aptallık yapabileceğini ifade etti.
Aynı durum, Donald Trump geçen sene başkanlık seçimlerini
kaybedebileceği sırasında da gündeme getirilmiş ve Trump’ın akılsızca
eylemlerde bulunabileceği uzmanlar tarafından söylenmişti.
Bu analizler, Trump ve Netanyahu gibi şahsiyetlerin karakter
olarak birbirine ne kadar benzediklerini gösteriyor. Bu zatlar geçen 4 senede,
Batı Asya bölgesi ve bölgedeki bazı ülkeler için ağır bedellere yol açmıştır.
Seyyid Hasan Nasrallah’ın uyarısı da, düşmek üzere olan
düşmanın olası akılsızlığına karşı hazırlıklı olmak için bir nevi tedbir
sayılıyor. Hizbullah Genel Sekreteri’nin konuşmasındaki uyarı, sırf dost
güçlerin hazırlıklı olmasına ilişkin değildi, aynı zamanda, düşman İsrail’i de
içeriyordu. Nasrallah sert bir şekilde İsrail rejimini uyararak, Kudüs’e
yönelik her türlü saldırının bölgesel savaş anlamına geldiğini ifade etti.
Nasrallah’ın son konuşması ile ilgili üzerinde durulması
gereken 3. konu ise, Suudi koalisyonun Yemen’e yönelik savaşına ilişkindi.
Hizbullah Genel Sekreteri açısından, Suudi Arabistan, üzerinden 74 ay geçen bu
savaşta yenilmiş ve savaşı sonlandırmaya çalışıyor. Ancak savaşı sonlandırma
konusunu Amerika üzerinden takip ediyor. ABD, Al-i Suud’u içine düştüğü
bataklıktan kurtarmaya ve kendi yeni yönetiminden de pozitif bir tablo sunmaya
çalışıyor.
