Büyük Millet Meclisi’nde (TBMM) düzenlenen grup toplantısında açıklamalarda
bulundu.
Sözlerine başlarken Ergene Nehri’nden aldıkları su örneğini
gösteren Kılıçdaroğlu, “Ergene nehrinin kaynağından alınan su, içilecek
su. Allah’ın bize verdiği su. Bu kirlettiğimiz su. Bizim kirlettiğimiz su. Adaleti
burada görüyorsunuz. Nasıl olur da bu su, bu hale gelir? Bu suyu bu halden bu
hale kim getirdi, kimler getirdi? Kim bu ülkeyi yönetiyor? Bu ülkeyi yönetenler
nerede?” diye sordu.
Kılıçdaroğlu, bu konuda daha önce yapılan açıklamalara
değinerek “Meydanlarda toplantı yapıyorlar Ergene Nehri’nin suyu içilecek
hale geldi diye. Buyurun beyler için, içebiliyorsanız” ifadesini kullandı.
Kılıçdaroğlu, devamında adalet kavramının önemine vurgu
yaptı. “Eğer bir ülkede adalet varsa, can ve mal güvenliği var demektir.
Kimse düşüncesinden ötürü hapse atılmaz. Kimse farklı bir şey söyledi diye
üniversiteden atılmaz. Biz aklımızı kullanmayacağız da ne yapacağız? Devleti
yönetenlerin adalet konusunda sorumluluğu vardır” diyen Kılıçdaroğlu, Hz.
Ali’nin “Devletin dini adalettir” sözünü hatırlattı. Kılıçdaroğlu,
şöyle devam etti:
“2002’de Ergene nehrindeki kirlilik için araştırma
komisyonu kuruldu. CHP’li vekiller önergeyi verdi, AK Partili vekiller katıldı
ve komisyon kuruldu. 2003’te rapor bitti, TBMM’de okundu ve ‘Gereği yapılsın’
dendi. 2003, hangi yıldayız? 2021. 2003’te bu kadar kirli değildi, şimdi daha
kirli.”
Kılıçdaroğlu, Didim Belediye Başkanı Deniz Atabay’a yönelik
düzenlenen saldırıyla ilgili de konuştu. “Didim Belediye Başkanımız,
Didim’e yapılan iki kuleyi yıkmak istediği için saldırıya uğradı”
açıklamasında bulunan Kılıçdaroğlu, “Onlar bizim üzerimize mafyalarla
gelebilirler, Sanıyorlar ki ‘geri adım attırabiliriz.’ Ya siz Kuvayi Milliye
ruhunun bu topraklardan olduğunu bilmiyor musunuz? Sizin feriştahınız gelse
bize geri adım attıramazlar” diye konuştu.
Kılıçdaroğlu, “Parayla tutulan adamlarda insanlık
yoktur arkadaşlar. Yeraltı dünyasına teslim olmak ayrı, vatandaşın yanında olup
mücadele etmek ayrıdır. Haram parayla karnını duyurmak ayrı, kul hakkı yememek
ayrıdır. 19 yıldır iktidardalar, istedikleri gibi devleti yönetiyorlar.
Önlerine engel çıktı mı? Hiçbir engel çıkmadı” dedi.
‘Kul hakkı yiyen hiç
kimse CHP’ye oy vermesin’
Kılıçdaroğlu, Türkiye’deki işsizliğe de dikkati çekti.
“Milyonlar işsizken, saray beslemeleri 4 yerden 5 yerden maaş alıyorlarsa
AK Parti’ye oy veren kardeşlerime sesleniyorum; sizin vicdanınız el veriyor
mu?” ifadesini kullanan Kılıçdaroğlu, şöyle devam etti:
“Ya yolsuzlukların ortağı olacaksın sandığa gidince ya
da adaletten yana olacaksın. Çok açık ve net söylüyorum; kul hakkı yiyen hiç
kimse CHP’ye oy vermesin. Haram oya ihtiyacımız yok. Helal oya ihtiyacımız var.
‘Şeytanın aklına
gelmeyecek yolsuzluk yöntemlerini hayata geçiriyorlar’
Devlette liyakatı bozduğunuz andan itibaren bürokrasiyi
apacağınız yolsuzluklara hazır hale getirirsiniz. Peki devletin tepe
noktasındaki kişiler yolsuzluk konusunda bürokrasiyi yönlendirip yolsuzluğu
gerçekleştirirlerse bu adalet midir? Vicdan bunu kabul eder mi, ahlak bunu
kabuk eder mi? Adaletsizliğin daniskasını yazıyorlar, yolsuzluğun daniskasını
yazıyorlar. Şeytanın aklına gelmeyecek yolsuzluk yöntemlerini hayata
geçiriyorlar.”
‘Ne işi var
arkeoloğun Merkez Bankası’nda? Kazı mı yapacak, 128 milyar doları mı arayacak
orada?’
Kılıçdaroğlu, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’ndaki (TCMB)
128 milyar doların akıbetine değindi. “128 milyar dolar gitti. Nereye
gitti? ‘Bu sorulur mu?’ diyorlar. Ne soracağız? Nereye gitti bu para,
bilmiyoruz. Ülkücü kardeşlerime sesleniyorum, bu mudur adalet?” diye soran
Kılıçdaroğlu, şöyle konuştu:
“Sizin hakkınızı savunmak bizim görevimiz. Siyasetçinin
görevi. Adımızın üzerinde belli. ‘Milletvekili’ Milletin vekili soru soramıyor.
Bir kişi düşünün. Karısı cumhurbaşkanı başdanışmanı, arkeolog ama Merkez
Bankası Banka Meclis üyeliği’ne seçildi. Ne işi var arkeologun Merkez Bankası’nda?
Kazı mı yapacak Merkez Bankası’nda? 128 milyar doları mı arayacak? Kimsin sen,
kim seni oraya atıyor? İşi ehline vermiyorsunuz.”
Kılıçdaroğlu, herkesin vergi verdiğini, devleti yönetinlerin
de vergi vermesi gerektiğini söyledi. “Vatandaş şöyle ya da böyle vergiden
kaçınabilir, ama devleti yönetenlerin vergiden kaçınma gibi bir hakları yoktur.
Man Adası’nda Erdoğan’ın ailesi dünyanın parasını kazandılar. Niye Man
Adası’nda 1 sterlinlik şirket koruyorlar, niye, vergi sıfır? Çocuğuna sakız
alırken, çikolata alırken vergi veriyorsun, otobüse binerken vergi veriyorsun,
ama devleti yönetenler ve ailesi Man Adası’ndan milyon dolarları getirirler ve
bir kuruş vergi ödemiyor. Bu mu adalet?” diye konuşan Kılıçdaroğlu’nun,
açıklamalarının devamında öne çıkanlar şöyle:
Mehmet Cengiz
tepkisi: Hatırlarsanız milletin anasına küfretmişti, adam küfrettikçe aldığı
ihale arttı
“- Beşli çete son 19 yılda en az 220 milyar liralık
ihale aldı. Bu kadar dümeni çeviren insanlar 220 milyar liralık ihale
verdiklerinde oradan nasiplenmezler mi? Türkiye lağım kokmuyor mu? Her tarafta
rüşvetin nasıl döndüğü söylenmiyor mu? 220 milyar lira arkadaşlar, bir devleti
yeniden inşa edersiniz. Beş kişiye veriyorsunuz sadece. AK Parti ve MHP’ye oy
veren kardeşlerime seslenmek isterim, bu mu adalet? Daha acı olanı, bunlardan
birisi hatırlarsanız milletin anasına küfretmişti. Adam küfrettikçe aldığı
ihale arttı. Şimdi ben yine AK Parti’ye ve MHP’ye oy veren kardeşlerime
sesleniyorum. Bu mudur adalet? Ananıza babanıza küfredecekler, devletin bütün imkanlarını
vereceksiniz onlara. Ne kadar vergi ödediklerini de bilmiyoruz, gizli.
‘Bayrağımız ve
vatanımız konusunda sorunu olmayan herkesle kucaklaşmaya hazırız’
– Biz yeniden yurtta
barış, dünyada barış politikasına döneceğiz. Bölgemize barışı getireceğiz,
terörü bitireceğiz. Hiçbir ayrım yapmayacağız, herkesi baş tacı yapacağız. İki
temel kırmızı çizgimiz var. Bayrağımız ve vatanımız. Bayrağımız ve vatanımız
konusunda sorunu olmayan herkesle kucaklaşmaya hazırız.
– Değerli
arkadaşlarım, 19 yıldır devleti tek başlarına yönetiyorlar. Nereye geldik? 10
milyonu aşkın işsizimiz var. 19 yıl devleti yöneteceksin, milyarlarca lira
parayı kullanacaksın. Normalde herkesin iş sahibi olması gerekirken, üretime
dönük yatırım yapmayacaksın, 10 milyonun üzerine işsiz yaratacaksın. Son üç
yılda 867 bin kişi çalışırken işinden oldu.
‘7 milyon 769 bin 346
kişi 1192 lira 50 kuruştan az aylık alıyor’
– 19 yılın sonunda bakın, devletin resmi rakamlarını
vereceğim. 19 yılın sonunda aylık geliri, asgari ücretin üçte birinden az olan.
Yani aylık geliri 1192 lira 50 kuruştan az olan kişi sayısı, 7 milyon 769 bin
346 kişi. AK Partili kardeşlerim bir daha duysunlar. Şimdi bu vatandaşların
vicdanına sesleniyorum. Bu mu adalet? Kendi yandaşları, kendi akrabaları bir
yerden, üç yerden, beş yerden maaş alırken doymuyorlar. 7 milyon 769 bin 346
kişi 1192 lira 50 kuruştan az aylık alıyor ya. Aylık geliri bu kadar.
‘Erdoğan rüşveti
alanı çok iyi biliyor’
– (Mafyadan 10 bin
dolar rüşvet alan siyasetçi iddiası) İçişleri Bakanı diyorsa ‘Burada rüşvet
var’ bunu ortaya çıkarmak devletin namusudur ya. Devletin namusunu yerle yeksan
ettiniz. Erdoğan hiç sormuyor bunu. Sen atadın. Atadığın adamı çağır sor. Sonra
bazı açıklamalar geldi her ay değil efendim çok daha büyük paralar veriyoruz
diye. Şu devletteki çürümeye bakın. Erdoğan rüşveti alanı çok iyi biliyor. Eğer
onu ortaya çıkarıp görevine son vermezse rüşvet çarkının bir parçasıdır arkadaşlar.
– Açıklama yapıyor Erdoğan, ‘Suç örgütleri mensupları
üzerinden tartışmayız’ diyor. Ya kardeşim, açıklamayı yapan bu ülkenin İçişleri
Bakanı. Ben sana İçişleri Bakanı’nı soruyorum. Sen ‘İçişleri Bakanı da suç
örgütlerinden birisidir’ diyorsa e zaten mesele yok o zaman.
‘Bizim doyurmamız
için senin oradan ayrılman lazım kardeşim’
– Erdoğan ‘Neymiş,
millet açmış. Buyurun siz de de doyuruverin’ diyor. Bizim doyurmamız için senin
oradan ayrılman lazım kardeşim. Zaten seni doyurmak bir sorun. Türkiye’nin
temel sorunu seni ve beslemelerini doyurmak. Doyuramıyoruz ya. Milyarları
dolarları veriyoruz, doymuyorsunuz ya.
‘Bu ülkede ampul
sönecek, patlayacak ve güneş doğacak’
– Allah’ın izniyle
iktidar olduğumuzda göreceksiniz. Bu ülkede ampul sönecek, patlayacak ve güneş
doğacak. Millet rahat edecek. Millet bize rahatlıkla ‘Paramı nereye
harcadınız?’ diye soracak.”
