sözü vermesine rağmen Yemen’deki savaşa askeri katılımını sürdüreceğini
açıklaması, BAE rejiminin içinde bulunduğu kargaşanın boyutunun yüksekliğini
gösteriyor.
BAE Savunma Bakanlığı, Twitter hesabından, bu ülkenin Ortak
Harekât Komutanlığı Komutanı General Salih el-Amiri’nin, Yemen’e karşı Suudi
koalisyonunda yer alan BAE güçlerini görevlerini öğrenmek için ziyaret ettiğini
duyurdu.
Aslında BAE, sonuncusu geçen yılın sonlarında olmak üzere
defalarca Yemen’den askeri geri çekilme çağrısı yaptığı duruşların ardından Yemen’deki askeri operasyonlarının devam edeceğine atıfta
bulunuyor.
BAE’nin bu yeni tutumu, Arabistan’ın Wass Haber Ajansının ifadesine
göre, Yemen’de ortak askeri operasyon yapmayı düşünen bir Suudi yetkiliyle BAE
askeri yetkilisinin görüşmesinin açıklanmasıyla eş zamanlı olarak
gerçekleşmiştir.
2019 ve 2020 olmak üzere son iki yılda BAE medyası, BAE
ordusunun varlığında bir azalma olduğunu açıkladı ve bir şekilde tam bir geri
çekilmeyi teşvik etmeye çalıştı.
BAE’nin geri çekilmeyi teşvik etmesinin nedeni, Yemen ordusu
ve halk komitelerinin Suudi koalisyonunun Yemen’e karşı savaşını durdurmak
amacıyla Suudi tesislerine füze ve insansız hava aracı saldırılarını arttırması
ve San’a’nın Suudi Arabistan’ın derinliklerindeki stratejik eylemlerini
yoğunlaştırmasıdır.
BAE, özellikle Yemen Silahlı Kuvvetleri sözcüsü Yahya
Seri’nin Eylül 2019’da yaptığı askeri açıklamada Abu Dabi ve Dubai’deki
hedeflerin izlenmesinden bahsetmesinin ardından uyarıların ciddiyetini fark
etti.
BAE ayrıca, Yemen Ensarullah Hareketi lideri Abdülmelik
Husi’nin 2020’de el-Mesira kanalına verdiği röportajdaki uyarılarını aldı.
Yemen’in açık ve net mesajları, BAE’nin silahlı kuvvetlerin
gazabından kaçmak için bir adım olarak geri çekildiğini açıklamasına yol açtı,
ancak BAE bir kez daha Yemen topraklarındaki askeri varlığının ve Yemen
savaşına katılımının devam edeceğinden bahsetti ve bu da BAE’nin içinde
bulunduğu kargaşanın boyutunu göstermektedir.
Gözlemciler, BAE’nin Yemen’deki yedi yıllık savaşta Suudi
koalisyonuna katılımının devam ettiğini açıklamasının iki noktada
özetlenebileceğine inanıyorlar; İlk olarak, Abu Dabi ve Riyad arasında petrol
üretimi konusunda artan anlaşmazlıkların yanı sıra Suudi Arabistan’ın BAE’ye
karşı eylemleri nedeniyle Suudi Arabistan ile daha fazla gerilimi önlemeyi
amaçlıyor.
İkinci olarak da bu açıklama, BAE Savunma Bakanlığı’nın BAE
ile Siyonist rejim arasındaki ilişkileri normalleştirmesinden ve BAE’yi Demir
Kubbe de dahil olmak üzere bir füze savunma sistemi ile donatmayı içeren askeri
anlaşmalar imzalamasından sonra geldi.
Aslında bu konular, BAE’nin Yemen’deki askeri operasyonunun
devam etmesinin sebebidir.
Kapalı kapılar ardında Abu Dabi ve Riyad arasındaki geniş
anlaşmazlıklar
Bu arada, bir Amerikan medya kuruluşu, BAE’yi engellemek
için yapılan tüm hamlelere rağmen BAE ile olan anlaşmazlıkların
tırmanabileceğini öne sürdü.
ABD’nin “Geopolitical Futures” dergisi, BAE’nin kapalı
kapılar ardında ifade ettiği Suudi eylemlerinden duyduğu derin
memnuniyetsizliğe değindi ve şu ifadelerde bulundu: ‘Abu Dabi, Suudilerin
eylemlerini bölgede onu boğmaya yönelik olarak görüyor ve Suudilerin BAE’nin
Siyonist rejimle ilişkileri normalleştirmesinin ardından Abu Dabi’nin, İslam ve
Arap dünyasının en önemli sorunlarından biri olan Filistin meselesini görmezden
gelmekle suçlanması için onu İslam ve Arap dünyasında yalnız bıraktığını
düşünüyor.
“Geopolitical Futures” haberinin devamında iki ülke
arasındaki derin anlaşmazlıklara ve sınır anlaşmazlıklarına değindi.
BAE’nin casusu Hadi hükümetinden
Aynı zamanda Kanada Araştırma Teşkilatı The Citizen Lab,
BAE’nin Hadi hükümetinin yetkililerini gözetlediğini ve bunu Siyonist rejimden
satın aldığı araçlarla yaptığını açıkladı.
Bu örgüt, BAE’nin bir casus programı karşılığında
İsraillilere 5 milyon dolar verdiğini söyledi.
BAE, Sokotra valisi Remzi Mahrus da dahil olmak üzere Hadi
hükümetinin üst düzey bakanlarını ve yetkililerini hedef almaya çalışıyor.
