kurumu insan hakları ihlalleri bahanesi ile İran karşıtı yaptırım listesine
aldı. Bu konsey ayrıca İran’a karşı girişimlerini hem de sözde insan hakları
ihlalleri yüzünden 13 Nisan 2022’ye kadar uzattı. İran İslam Cumhuriyeti devrim
muhafızları ordusu komutanı Tuğgeneral Hüseyin Selami ve birkaç üst düzey
askeri komutan Avrupa Birliğinin insan hakları ihlalleri bahanesi ile
uyguladığı yaptırımların hedefi oldu.
Avrupa Birliği şu
açıklamalarda da bulundu: ” Bu
yaptırımlar, Avrupa Birliğine girme
yasağı ve anılan kişilerin Avrupa’daki mal varlıklarına el koyulmasını
kapsamaktadır. ”
Bu yaptırımlar ilk olarak 2011 yılında uygulandı. Her yıl
ise Avrupalıların iddialarına göre
uzatılmaktadır. Halihazırda yeni
yaptırımların uygulanmasından dolayı, 89
kişi ve 4 kurum da Avrupa Birliği listesine alınmıştır.
Görünen o ki Avrupa
Birliğinin İran’a karşı yaptırım kararı
özellikle de mevcut durumda Batı’nın
İran’a karşı baskı siyaseti çerçevesinde değerlendirilmelidir. Avrupalılar
Amerika’da yeni başkan Joe Biden’in Ocak 2021’de işbaşına gelmesinin
ardından ve onun Trans Atlantik
ilişkilerinin yeni bir başlangıçla baştan dizayn edileceği sözlerine
güvenerek Washington’a paralel hareket
ederek İran’a karşı koymaya çalıştı. Bu bağlamda özellikle de İran ile ilgili
olan BERCAM nükleer anlaşması, füze
kabiliyeti ve bölgesel siyasetleri alanında Washington’a uyumlu hareket etmeye
başladı.
Avrupa Birliği ve
Avrupa Troykası son üç ayda yaşanan BERCAM nükleer anlaşması
çerçevesindeki gelişmelerde de iyi polis ve kötü polis rolünü eş zamanlı olarak
ifa etmeye çalışmıştır. Onlar bir yandan BERCAM nükleer anlaşmasını istediklerini
belirtiyor bir yandan da tehditvari ve
aşırı talep bir yaklaşım sergiliyor.
Avrupa Birliği eski dış siyaset sorumlusu Cathrine Ashton
ise şöyle diyor: ” Biden BERCAM nükleer anlaşmasını son anlaşma olarak
değil öncelikli anlaşma olarak görmelidir. “
Biden hükümetine
paralel olarak yaklaşımlarını belirleyen 4+1 grubu ülkeleri, Washington’un istekleri doğrultusunda Tahran’ı Amerika’nın şartlarına boyun
eğdirmeye ve BERCAM nükleer anlaşması üyeleri ve Amerika arasında
gayrı resmi oturuma mecbur bırakmaya çalışmaktadır.
Bu arada, BERCAM nükleer anlaşmasının kritik bir noktada
olduğu bir dönemde İran’a yönelik yeni AB yaptırımları açıklandı. BERCAM
tarafları, Nükleer Anlaşma Ortak Komisyonunun bir sonraki toplantısının
önümüzdeki hafta Viyana’da Yardımcılar düzeyinde ve ardından da uzman grupları toplantısının
teknik ve özel istişareler çerçevesinde düzenlenmesini bildirmişlerdir. Bu uzmanların toplantısında yaptırımların
kaldırılması ve anlaşmanın canlandırılması
için nükleer tedbirler görüşülecektir.
Siyonist rejimin
Natanz nükleer tesisindeki sabotajı yani tesiste çalışan santrifüjlere zarar
vermek için elektriğin kesilmesi , Amerika Savunma Bakanı Lloyd Austin’in Pazar
günü işgal altındaki topraklar ziyareti ve İran karşıtı tavrı ile yaptırımların
açıklanması Avrupa Birliği’nin Pazartesi günü İran’a uyguladığı yeni
yaptırımlar ortak bir plana işaret ediyor.
Bu girişimler, Washington’un yoğunlaşan siyasi baskı ve
Tahran’a BERCAM’a dönüş talebi kabul ettirme konusundaki psikolojik ve algı
savaşı ile birleştiğinde, Brüksel, Washington ve Tel Aviv arasında İran
üzerindeki baskıyı yoğunlaştırmak ve Tahran’ı imkanlarından mahrum etmek için
uyumlu bir planı gösteriyor. Bu
gelişmelere tepki olarak İran Dışişleri Bakanı Muhammed Cevad Zarif,
Amerikalıların ne yaptırımların ne de sabotajın kendilerine müzakere imkanı
sağlayamayacağını ve bu eylemlerin durumu kendileri için daha da
zorlaştıracağını bilmeleri gerektiğini vurguladı.
