ABD merkezli Axios’un iki Amerikalı yetkiliye dayandırdığı haberine göre, Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman, Ensarullah’ın Babülmendep Boğazı’na doğru ilerleyişi sırasında ABD Başkanı Donald Trump ile perşembe günü iki kez telefon görüşmesi yaptı. Haberde, Prens Salman’ın Trump’tan Ensarullah’a yönelik hava saldırıları düzenlemesini istediği ancak Trump’ın bu talebi geri çevirdiği öne sürüldü.
Axios’a konuşan ABD’li yetkililer, Washington yönetiminin şimdilik Ensarullah’a karşı doğrudan askeri müdahale planlamadığını, ancak Suudi Arabistan’a istihbarat ve hedefleme desteği sağlamaya devam edeceğini belirtti.
Haberde, Ensarullah’ın Kızıldeniz kıyısındaki stratejik Moha kentini ele geçirmesiyle ardından Babülmendep Boğazı üzerindeki etkinliklerini artırdığı, bunun da küresel ticaret ve Suudi petrol ihracatı açısından yeni riskler yarattığı ifade edildi.
ABD Merkez Kuvvetler (CENTCOM) Komutanı Oramiral Brad Cooper’ın acil koordinasyon görüşmeleri için Suudi Arabistan’a gittiği aktarılırken, yaklaşık 200 ABD askerinin ülkede “kinetik olmayan destek” kapsamında görev yaptığı belirtildi.
Trump yönetiminden üst düzey bir yetkili ise ABD’nin önceliğinin Kızıldeniz’de seyrüsefer serbestisini korumak olduğunu vurgulayarak, bölgesel güvenlik sorunlarının çözümünde öncü rolün bölge ülkelerine bırakılacağını söyledi.
Küresel ticaret ve enerji için ne anlama gelir?
Babülmendep, sadece petrol taşımacılığı açısından değil, genel ticaret açısından da hayati bir hat olarak görülüyor. Küresel petrol ve petrol ürünlerinin yaklaşık yüzde 5’i bu boğazdan geçiyor. Ancak etkisi bununla sınırlı değil.
Dünya ticaretinin yaklaşık yüzde 10’u bu rota üzerinden ilerliyor. Çin, Hindistan ve diğer Asya ülkelerinden Avrupa’ya gönderilen konteynerlerin önemli bir bölümü Süveyş Kanalı üzerinden Babül Mendeb’i kullanıyor.
Eğer hem Babülmendep hem de Hürmüz Boğazı aynı anda kapanması, küresel petrol ve gaz arzının yaklaşık dörtte biri sekteye uğrayabileceği anlamına geliyor. Bu da enerji fiyatlarında sert artışlara, tedarik zincirlerinde aksamalara ve küresel enflasyonda yeni bir dalgaya yol açabilir.
