‘insani yardım’ amaçlı bir liman kurulması yönünde talimat verdiğini açıkladı.
İsrail projeyi memnuniyetle karşılarken, limanın geleceği ve sevkiyatların
olağan şüpheli Güney Kıbrıs limanlarından yapılacak olması soruları beraberinde
getirdi.
Amerikan başkanlarının her yıl Kongre binası Capitol Hill’de
yapılan “Birliğin Durumu” konuşması, hem yaklaşan başkanlık seçimleri
hem de iç meselelerin dış dosyaların gölgesinde kaldığı bu dönemde merakla
bekleniyordu. Başkan Biden, cuma günü ABD Kongresi’nde yaptığı ve özellikle dış
siyaset üzerinde durduğu konuşmasında “geçici liman” projesini şu sözlerle dile
getirdi:
“Bu gece ABD Ordusunu, Akdeniz’de Gazze kıyısında, gıda, su,
ilaç ve geçici barınak taşıyan büyük gemileri kabul edebilecek geçici bir liman
kurmak üzere acil bir misyona liderlik etmesi için görevlendireceğim.”
ABD kuvvetleri sahada rol üstlenmeyecek diyen Biden,
yardımların Gazze’ye girişinde “İsrail üzerine düşeni yapmalı” ve “insani
yardım çalışanlarının çapraz ateş altında kalmamasını sağlamalı” diye ekledi.
Amerikalı üst düzey yetkililerin verdiği demeçlere göre
limandaki koordinasyonu “her gün yüzlerce ek yardım kamyonunu barındıracak
kapasiteyi sağlayacak” şekilde İsrail, Birleşmiş Milletler (BM) ve insani
sivil toplum örgütleri üstlenecek. Yetkililer, ilk yardım sevkiyatlarının Güney
Kıbrıs’taki Larnaka Limanı’ndan geleceğini söyledi. Limanın ne zaman faaliyete
geçeceğine ilişkin olaraksa “planlama ve uygulama birkaç hafta sürecek ancak bu
görev için gereken güçler zaten bölgede ya da civarda, hepsi bölgeye hareket
etmeye başlayacak.” denildi.
PROJEYE İLİŞKİN SORU İŞARETLERİ
“Geçici limanın” gerçekten geçici mi yoksa Gazze kıyılarında
ABD ile İsrail’in işleteceği yeni bir liman mı olduğunu zaman gösterecek. Bir
diğer soru da G. Kıbrıs’tan Gazze’ye ulaşacak deniz yolu üzerinden “insani
yardımların” yanında İsrail Ordusuna birtakım “hediyelerin” taşınıp
taşınmayacağı. Hatırlanacağı üzere 7 Ekim’den bu yana G. Kıbrıs’taki limanlar
ve NATO üsleri defalarca İsrail’e silah taşınan noktalar olarak ele alınmıştı. İngiltere
merkezli Declassified UK, geçen kasım ayında ABD’nin İsrail’e silah
ulaştırmasında Güney Kıbrıs’taki İngiliz Agratur Üssü’nün uluslararası bir
merkez haline getirildiğini belirtmiş, ABD ve İngiliz uçaklarının Almanya,
Türkiye (İncirlik), İtalya ve İspanya’daki üslerinden Agratur’a, oradan da
İsrail’e nakliye uçuşları yaptığını açıklamıştı. Aydınlık yazarı Fikret Akfırat
konuyu 19 Kasım tarihli gazetede ele almıştı. Avrupa Komisyonu Başkanı Ursula
Von der Leyen’in “insani deniz koridoru” planının ayrıntılarını görüşmek üzere
bugünlerde Ada’da olacağını açıklayan Rum Yönetimi Sözcüsü Konstantinos
Letymbiotis, Güney Kıbrıs’ın İsrail’e silah tedarik etmek için bir “merkez”
olarak kullanıldığına işaret eden suçlamaları, “Deniz koridorunun yalnızca
Gazze’deki sivil nüfusa insani yardım sağlamayı amaçladığı kesin”
sözleriyle geçiştirdi. Ayrıca edinilen bilgilere göre Ada’ya konuşlandırılacak
“özel İsrail güvenlik ekibi” Gazze’ye doğru yola çıkacak her geminin yükünü
kontrol edecek.
TAVŞANA KAÇ TAZIYA TUT
Tel Aviv ise Gazze’ye insani yardımların girişini engelleyen
kendisi değilmiş gibi Beyaz Saray’ın liman projesini “memnuniyetle” karşılıyor.
Times of Israel’e isminin açıklanmaması kaydıyla konuşan bir üst düzey yetkili,
Biden’ın konuşmasında savaştan zarar gören Filistin bölgesindeki sivillere
gıda, ilaç ve diğer malzemelerin gönderilmesi için inşa edileceğini açıkladığı
tesisi “tamamen desteklediklerini” söyledi.
‘BİDEN’IN MİRASI SOYKIRIM’
ABD Başkanı’nın, “Birliğin Durumu” konuşmasını
yapmak üzere Capitol Hill’e gelişi öncesinde ve sırasında Washington
caddelerinde ABD yönetimini İsrail’in Gazze Şeridi’nde uyguladığı soykırımdan
sorumlu tutan gösteriler düzenlendi. Göstericilerin, “protestolara sahne
olan yollardan kaçınmak” zorunda kalan ABD Başkanı için “Biden’ın mirası
soykırımdır”, “Bizim adımıza öldürmeyin” gibi ifadelerin bulunduğu
pankartlar hazırladığı görüldü. Öte yandan Kuzey İrlanda’nın başkenti
Belfast’ta bir grup sanatçı, Filistin halkıyla dayanışma sergilemek amacıyla
kentte yer alan meşhur “Uluslararası Duvarı”, çizdikleri resimlerle “Filistin
Duvarı”na dönüştürdü.
TEL AVİV ÇIKMAZA SÜRÜYOR
Ateşkes görüşmeleri için Mısır’ı ziyaret eden HAMAS heyeti 7
Mart’ta Kahire’den ayrılırken, direniş grubunun üst düzey yetkilisi Sami Ebu
Zuhri perşembe günü yaptığı açıklamada İsrail’in, grubun ana şartları olan
savaşın sona ermesi, askerlerin Gazze’den çekilmesi ve engelsiz yardım
erişiminin garanti altına alınmasını reddederek bir anlaşmaya varma
girişimlerini “engellediğini” söyledi. Mısırlı yetkililer, ateşkes
görüşmelerinin “çıkmazda” olduğunu belirtti ve toplantıların önümüzdeki hafta
yeniden başlayacağını duyurdu. Biden Kongre’de yaptığı konuşmada bu bağlama
yönelik olarak, “6 haftalık bir ateşkesin esirleri geri getireceğini ve
dayanılmaz insani krizi hafifleteceğini” ifade etti ve Washington’ın
“en az 6 haftalık acil bir ateşkese ulaşmak için durmaksızın
çalıştığını” iddia etti.
EL-HUSİ RAKAMLARI AÇIKLADI
Biden konuşmasında, Yemen’deki Ensarullah güçlerinin
operasyonlarına da değindi. Kızıldeniz’deki duruma atıfta bulunan ABD Başkanı,
“Husi kabiliyetlerini azaltmak ve bölgedeki ABD Kuvvetlerini korumak için
saldırı emri verdim. Başkomutan olarak, halkımızı ve askeri personelimizi
korumak için daha fazla tedbir almaktan çekinmeyeceğim.” ifadelerini
kullandı.
Ardından ABD ve İngiltere perşembe gecesi Yemen’in Hudeyde
kenti civarına yeni bir hava saldırısı daha düzenledi. Yemen kuvvetleri, Aden
Körfezi’nde seyreden Yunanistan’a ait True Confidence adlı ticari gemiyi salı
günü vurmuş, çarşamba günü ise mürettebattan üç kişinin öldüğü açıklanmıştı.
Sana Hükümeti olaydan ABD’yi sorumlu tutarken, Ensarullah’ın lideri Abdülmelik
el-Husi perşembe günü yaptığı açıklamada, Kızıldeniz operasyonlarında bugüne
kadar 403 balistik füze, seyir füzesi ve insansız hava aracı (İHA) kullanarak
96 operasyon yapıldığını ve toplam 61 gemiyi hedef alındığını vurguladı./aydınlık
