alması sebebiyle şirketler rotalarını değiştirdi. ABD de bölgede Yemen’e karşı
uluslararası bir deniz gücünün oluşturulması çağrısı yaptı.
Denizcilik alanında gündem Yemen Ensarullah Hareketi’nin yük
gemilerine müdahaleleri. İsrail’e giden, İsraillilere ait ya da İsrail ile
bağlantılı olan her gemiyi hedef alacaklarını belirten Yemen ordusu yük
gemilerine operasyonlar düzenledi. Dünyanın en büyük denizcilik şirketleri de
bu durumdan dolayı Kızıldeniz rotası yerine Ümit Burnu’ndan dolaşacaklarını
ilan etti. MSC ve Maersk gibi dev şirketler kararlarını duyurdu. Aydınlık’a
konuşan Emekli Tümamiral Ali Deniz Kutluk Türkiye’nin ABD’nin oluşturabileceği
bir uluslararası deniz koalisyonunda olmasının kendi pozisyonuna uygun
olmayacağını belirtti. Emekli Kılavuz Kaptan Saim Oğuzülgen de siyasi bir
amacın olduğunu belirterek İsrail’i meşrulaştırma çabalarına dikkat çekti.
‘DAHA ÖNCE ORTAK BİR AMAÇ VARDI’
Emekli Tümamiral Ali Deniz Kutluk, daha önce Türkiye’nin
ortak bir amaç doğrultusunda bölgeye kuvvet gönderdiğini fakat bu sefer durumun
aynı olmadığını söyledi.
Yemen’de Ensarullah Hareketinin İsrail ve ona destek veren
ABD’yi hedef aldığını belirten Kutluk, “Türkiye daha önce, denizlerin serbest
kullanılması rejimine sadakati sağlamak için, bayrak ayırt etmeksizin
korsanlara karşı mücadele adına kuvvet göndermişti. Şimdi ise durum farklı.
Yemen, ABD ve İsrail’i hedef aldığı için böyle bir kuvvetin kurulacak.
Dolayısıyla durum böyle olunca, Türkiye’nin pozisyonu itibarıyla böyle bir
koalisyona katılması pek uygun görünmüyor.” ifadelerini kullandı.
‘ABD KENDİNİ BİR MECBURİYET İÇİNDE HİSSEDİYOR’
Emekli Tümamiral Kutluk, ABD’nin koalisyon kurmadan da
oradaki gemileri savunabileceğini söyledi. Hali hazırda bölgede ABD’nin beşinci
filosunun olduğunu hatırlatan Kutluk, “Dolayısıyla ABD’nin bölgede 4 tane uçak
gemisi grubu var. Bunlarla koruma görevini kendisi yapabilir ama ABD’nin dış
politika düzeni içinde Vietnam savaşından beri koalisyonlar olmaksızın bir
askeri harekata girişmemek var. Bu yüzden Amerika kendisini bir mecburiyet
içinde hissediyor.” ifadelerini kullandı.
‘ANGLOSAKSONLAR DESTEĞE GELEBİLİR’
Kutluk, “Bölgede eminim ki İngiliz kuvvetleri de vardır.” dedi.
Çünkü bütün Arap yarımadasının geçmişte İngiliz sömürgesi olduğunu hatırlatan
Emekli Tümamiral, “Orada bulunan İngiliz kuvvetleriyle böyle bir koalisyonu
kurabilirler. Anglosaksonlar yardıma gelebilir. Kanada, Avusturalya gelebilir.
Ama Türkiye’yi ilgilendiren konunun bir yönü olmadığını düşünüyorum.”
ifadelerini kullandı.
‘SINIRLI BİR ÇERÇEVESİ OLUR’
Kurulabilecek bir koalisyonun denizlerin kontrolünü sağlamak
amacıyla yapılacağını belirten Kutluk, “Yemen doğrudan doğruya karadan füzeler
atarak bu işi engellemeye çalışırsa, nefsi müdafaa şartları oluşabilir ve Yemen
kuvvetlerine karşılık verebilirler ama bu sınırlı olur.” dedi.
‘MALİYETLER ARTACAK’
Emekli Kılavuz Kaptan Saim Oğuzülgen, uluslararası deniz
ticaret şirketlerinin Kızıldeniz rotasını değiştirmesi sonucunda maliyetlerde
ciddi artışların olacağını belirtti. Bunun insanların yaşamına sirayet edecek
kadar etkili olacağını vurgulayan Oğuzülgen, “Ümit Burnu’ndan geçmek, zaman,
yakıt, sigorta primleri açısından maliyetleri artıracaktır.” dedi.
İsrail’deki Eliat limanına da dikkat çeken Oğuzülgen, “Eliat
limanında İsrail tarafında 5 mil alan bırakılmışsa, Ürdün tarafına neredeyse 1
mil bırakılmış. Özellikle doğudan yani Çin, Hindistan, Japonya’dan İsrail’e
yapılan ticarette bu liman kullanılıyor.” ifadelerini kullandı.
‘HEDEF DOĞU AKDENİZ’
Oğuzülgen “Gazze’yi ele aldığımızda, bütün hedef Doğu
Akdeniz’de yer alan petrol kaynaklarına ulaşma ve ele geçirme olduğunu
düşünüyorum.” yorumunu yaptı. Oğuzülgen, amacın siyasi olarak İsrail’i
meşrulaştırma çabası olduğunu vurgulayarak, “Emtia fiyatları artınca insanlar
tepki gösterecek. Bunun sebebi olarak da neyi sunacaklar? O bölgedeki terörist
faaliyetleri. Bahaneleri bu olacak.” değerlendirmesinde bulundu.
TİCARETİN YÜZDE 53’ÜNÜ TEMSİL EDİYORLAR
Kızıldeniz rotasını değiştiren şirketler küresel konteyner
ticaretinin yüzde 53’ünü temsil ediyor. Maersk ve Hapag Lloyd şirketlerinin 15
Aralık’ta hizmetlerini geçici olarak askıya aldığını açıklamasından hemen sonra
onları CMA-CGM ve MSC şirketleri izledi. Ticaretin büyük ölçekli olarak yeniden
yönlendirilmesinin kısa vadede tedarik zincirinde darboğazlar yaratacağı
belirtildi.
‘SALDIRI DÜZENLEMEK MÜMKÜN DEĞİL’
The Economist dergisi, Yemen’in Kızıldeniz’deki
operasyonlarının küresel ekonomi üzerindeki etkisine değinerek, bu
operasyonlara bir filo aracılığıyla karşı koymanın maliyetli olduğunu ve mevcut
koşullarda Yemen’e karşı bir saldırı düzenlemenin mümkün olmadığını belirtti.
Kullanılan bazı silahların karmaşıklık düzeyinin yüksek olduğuna dikkat
çekildi. Bu bağlamda Uluslararası Stratejik Araştırmalar Enstitüsü, Yemen’in
800 kilometreye kadar menzile sahip füzeler de dahil olmak üzere dev bir gemi
savar füze cephaneliğine sahip olduğunu vurguladı.
‘SALDIRI DEVAM ETTİKÇE PAZARLIK YOK’
Önceki gün Yemen müzakere heyeti başkanı Muhammed
Abdülselam, “Umman Sultanlığı himayesinde Kızıldeniz operasyonlarıyla ilgili
olarak uluslararası taraflarla iletişimin devam ettiğini” duyurdu. Yemen’in
Gazze’ye yönelik tutumunun pazarlığa tabi olmadığını ve Gazze’ye yönelik
saldırganlığın devam etmesi karşısında “boş durmayacaklarını” vurguladı.
Yemen silahlı kuvvetleri, Filistin halkını ve direnişini
desteklemek amacıyla işgal altındaki Filistin topraklarının güneyine doğru
balistik füzeler, seyir füzeleri ve insansız hava araçları fırlatmanın yanı
sıra Kızıldeniz’de İsrail varlığına doğru giden gemileri hedef almak ve bir
İsrail gemisini alıkoymak da dahil olmak üzere bir dizi askeri operasyon
gerçekleştirdiklerini duyurdu./aydınlık
