İran içinde ve dışında birtakım çevrelerin, ABD ve İsrail’in Ocak 2026 olaylarındaki rolünü gizleme çabalarına rağmen, ABD’nin İsrail Büyükelçisi Mike Huckabee, Washington’ın gelecekteki olası gösterilerde muhalifleri silahlandırma niyetinde olduğunu zımnen itiraf etti.
Birçok uzmana göre Donald Trump’ın İran’a yönelik ekonomik baskılarının temel amaçlarından biri; terör odaklı kışkırtmaları alevlendirmek, bölücü grupları silahlandırmak ve eş zamanlı askeri baskılarla İran’ın parçalanmasına zemin hazırlamaktır. Nitekim ABD’nin İsrail Büyükelçisi Mike Huckabee verdiği bir mülakatta, gelecekte İran’da yeni bir kalkışmanın yaşanması yönündeki beklentisini dile getirerek “İran halkının bir dahaki sefere daha hazırlıklı, silahlı ve direnmeye muktedir olabileceği bir yolun sağlanabileceğini” ifade etti.
ABD’li Siyasilerin Açıklamaları ve Kötü niyetli Planlar
- Ted Cruz: Teksas Senatörü Ted Cruz, daha önce Donald Trump yönetimine açıkça çağrıda bulunarak İranlı göstericilere ve Kürt bölücü gruplara doğrudan silah verilmesini talep etmişti.
- Lindsey Graham: İran karşıtı açıklamalarıyla bilinen senatör Lindsey Graham ise “Trump veya İsrail’in yerinde olsaydım, İran halkını sokaklara silahlı bir şekilde çıkabilmeleri için teçhiz ederdim” ifadelerini kullanmıştı.
- Donald Trump’ın İtirafı: ABD’nin İran’a yönelik planlarının akamete uğradığı Nisan ayında (5 Nisan 2026) Donald Trump, Fox News’e verdiği telefon mülakatında bölücü Kürt gruplarına çok sayıda silah gönderdiklerini bizzat doğrulamış ve “Büyük miktarda silah gönderdik; bunları Kürtler aracılığıyla ilettik” demişti.
Başarısızlıkla Sonuçlanan Sabotaj ve Müdahale Girişimleri
Batı medyasında yer alan analizlere göre İsrail ve ABD, askeri baskılarla eş zamanlı olarak bölücü grupların saldırı ve isyan başlatması için elverişli koşullar oluşturmayı hedefliyordu. Ancak bu planlar; İran halkının meydanlardaki tutumu, askeri güçlerin zamanında müdahalesi ve söz konusu grupların karargâhlarının hedef alınmasıyla boşa çıkarıldı.
İran güvenlik kaynaklarının raporları, ABD ve Mossad unsurlarının geçen yılın sonlarında yaşanan olaylardaki doğrudan rolünü ortaya koymuştu. Washington ve Tel Aviv, barışçıl protestoları saptırarak ülkeyi kaosa sürüklemeyi ve müteakip askeri müdahaleler için zemin hazırlamayı amaçlamış; ancak Batılı uzmanların da kabul ettiği üzere saldırgan taraf bu savaş ve baskı politikalarından hedeflediği sonucu elde edememiştir.
