Ahmet Zeki Üçok: FETÖ’yle Mücadele Bitti

rasthaber
Rasthaber –  Eski Askeri Hakim Ahmet Zeki Üçok, Cemaat ile mücadelenin
resmi olarak 30 Haziran’da bittiğini söyledi.

Üçok, Emniyet müfettişlerine “Elinizdeki FETÖ dosyalarını 30
Haziran’a kadar bitirip bakanlığa gönderin’’ söylendiğini anlattı. Seçim
sürecinde Cemaat ile bir anlaşma sürecini işaret eden Üçok, “Şerif Ali
Tekalan’ın ‘25 milyar dolarla Türkiye’ye gelmeye hazırım’ dediği haberlerini
duydum” dedi.

Üçok’un Cumhuriyet gazetesinden Barış Terkoğlu’na yaptığı
açıklamaların bir bölümü şöyle:

Son on yıl içerisinde, AK Parti iktidarı ile (o zamanki
adıyla) Gülen cemaatinin iç içe ilişkilerinin FETÖ ile mücadelenin önüne
geçmeye başladığını gördük. Neredeyse tüm akraba-i taallukatın bu ilişkiler
yumağında yer alması, tüm parti mensuplarının savunma mekanizmaları
geliştirmelerine, soruşturma ve kovuşturmalara müdahalelere varan boyutlara
ulaşmasına neden oldu.

– Siyasiler açısından da bazı ilişkiler ortaya çıktı.

Haklısınız, neredeyse her gün bir AK Partilinin başta
terörist başı Gülen ile ilişkilerinin ortalığa dökülmesi ve bu ilişkilerine
karşın önemli görevlere getirilmeleri çok sarsıcı oldu. Siyasi ayak tartışmalarının
halen gündemdeki yerini koruması da bu yüzdendir.

– İnsanların şaşırdıkları diğer bir konu da Zaman
gazetesinin sahibi Fettah Tamince dururken ya da Bank Asya’nın kurucuları
ellerini kollarını sallayarak dolaşırken bu hususların örgüt üyeliğine kriter
sayılması…

Bence halkın nezdinde FETÖ ile mücadelenin kırılma noktası
FETÖ’nün yayın organı Zaman gazetesi sahibi Fettah Tamince hakkında dava bile
açılamamasıdır. Terör örgütünün yayın organının sahibi, sayın Erdoğan’ın
arkadaşı olduğu için paçayı kurtardı algısı FETÖ ile mücadeleye en büyük zararı
vermiştir.

– Bir de FETÖ borsası var.

Bazı FETÖ üyelerinin para vererek yargılanmaktan
kurtuldukları, bunun adeta borsasının oluştuğu iddiaları o kadar ayyuka çıktı
ki kitaplara konu olacak halde. Bir de FETÖ borsasında cumhurbaşkanının
avukatlarının isimlerinin geçtiği iddiaları insanın adeta kanını donduruyor.

– Hal böyleyken Sözcü hakkında FETÖ davaları açılması,
AKP yanlısı yorumcuların neredeyse tüm muhalifleri Fetö’cülükle suçlaması da
var.

Üç beş yıl önce Gülen’e methiyeler dizen, onu peygamber
düzeyine çıkaran yazılar yazan gazetecileri, televizyoncuları baş tacı
yapacaksın her gün gözünün içine bakarak attığı yalanları yok sayacaksın, sonra
hayatı FETÖ ile mücadele ile geçen Sözcü gazetesinin sahibi Burak Akbay’a,
yazarları Emin Çölaşan ve Necati Doğru’ya FETÖ’ye yardım suçundan dava
açacaksın. Sonra da insanlardan FETÖ ile mücadeleye devam ettiğinize
inanmalarını bekleyeceksiniz.

– Bir de FETÖ hakkında kitaplar yazmış eski Emniyet
müdürleri Sabri Uzun ile Hanefi Avcı’nın Fetö’cülükle suçlanarak rütbelerinin
geri alınması var.

Ben Hanefi Avcı ve Sabri Uzun ile konuştum. Hanefi Bey’e üçü
1997-2010 yıllarına ait olaylarla ilgili sorular sorularak FETÖ iltisakı
sorgulanmış. Eğer 1997-2010 arasında gazete okudun, çocuğunu okuluna gönderdin,
Gülen’le görüştün diye sorgulamalara başlarsak Cumhurbaşkanının damadını
damatlıktan atmak lazım. Gülen’le fotoğrafları olan, methiyeler düzen, başta
maliye bakanı Nebati ve Soylu bakanlar kurulunun yarısını bakanlıktan atılmalı.

– Sabri Uzun’un ise hiç savunması alınmadan ihracına
karar veriliyor.

Sabri Beyin 30 günlük raporu var, tedavi görürken 26 Mayıs
2022’de tebligat yapılıp muhtara bırakılıyor. Savunması alınmadan 10 Haziran
2022’de rütbeleri sökülüyor. Kendisine gönderilen yazı, FETÖ üyeliğinden ihraç
bir komiser yardımcısının ifadelerine dayanılarak açılan bir davadaki iddiaları
içeriyor. İlginç olan bir şey var. İfadesine dayanılarak dava açılan komiser
yardımcısı 8 Temmuz 2021’de mahkeme huzurunda verdiği ifadesinde “Ben Sabri
Uzun’u tanımam, bu ifadeleri FETÖ’nün en önemli Emniyet müdürlerinden Ali Fuat
Yılmazer yazdırdı” diyor. Hal böyleyken FETÖ iltisakı var diye ihraç ediyorsun.
FETÖ mücadelesi ancak bu kadar sulandırılabilir.

– FETÖ ile mücadele bitti mi?

Size daha geçtiğimiz birkaç gün önce meydana gelen bir olayı
anlatayım. FETÖ ile mücadele devam ediyor mu siz karar verin. Polisimizin
içerisindeki Fetö’cüleri tespit etmek görevi Emniyet Genel Müdürlüğü Teftiş
Daire Başkanlığının görevidir. Teftiş Daire, emrindeki birinci sınıf emniyet
müdürlerinden oluşan müfettişleri vasıtası ile kendilerine resmi kurumlardan
gelen ihbar, şikayet, belgeleri soruşturur ve tespitlerde bulunur. Daha sonra
da Tevzi Raporu hazırlayarak adli soruşturma yapılması için savcılıklara
gönderirler. Yirmi gün kadar önce bütün müfettişlere ‘’Elinizdeki FETÖ
dosyalarını 30 Hazirana kadar bitirip bakanlığa gönderin’’ diye talimat
verildi.

– Tam da Ankara kulislerinde FETÖ’nün üst düzey
yöneticilerinden birinin örgütün parasıyla Türkiye’ye gelmeye hazırım dediği
konuşulurken…

Bu, artık EGM içerisindeki FETÖ üyelerini tespit etme
işlemlerine İçişleri Bakanlığı olarak son veriyoruz demektir. Biz FETÖ ile
mücadeleyi resmi olarak bıraktık ya da bıraktırıldık demektir. Diğer yandan
Şerif Ali Tekalan’ın “25 milyar dolarla Türkiye’ye gelmeye hazırım” dediği
haberlerini ben de duydum. Ama haberi kesin olarak doğrulamadan yorum yapmayı
uygun bulmuyorum.

– Girmesi zor TSK‘de bile Hulusi Akar‘ın açıklamalarına
göre FETÖ nedeniyle yüzde 26 civarında ihraçlar yaşanırken bu oranlar ne demek?

FETÖ ile mücadelenin en ciddi şekilde yapıldığı ilk iki yıl
sonrasında ne yazık ki mücadele 100 kadar hakim savcı ile bir avuç Emniyet
görevlisinin üzerine bırakıldı. TSK’de ise on kişi bile yoktur. Topyekün bir
savaşla ancak yenilebilecek bir suç örgütü polisiye tedbirlere bırakıldı.

– EGM‘de durum nedir?

Rakamlarda yüzde2-3 oranlarında farklılıklar gösterebilir.
EGM’de polis, komiser, amir, müdür toplamı 272.446, FETÖ ihraç miktarı 34.785,
oranı yüzde 12.77. İçişleri Bakanlığı’nın müfettişlere verdiği talimatla 30
Haziran itibarıyla FETÖ soruşturmaları sona erdirildi. Gerisini siz düşünün.

 

Bu Haberi Paylaş
Yorum Bırakın