RASTHABER-Obama hükümeti, Nükleer Anlaşma uygulanmaya başladığından bugüne kadar, sadece İran’a karşı yeni yaptırımlar uygulamaya çalıştı.Barack Obama her ne kadar Washington’da düzenlenen Nükleer Güvenlik Konseyinde, Nükleer Anlaşmanın tarihi ve önemli bir başarı olduğunu, İran’ın bazı ticari işlemlerde dolar ve Amerikan Bankalarını kullanma ihtimali olduğunu söylese de, fiilde görünen şey, Amerika’nın İran’a karşı yürüttüğü yanlış politikalarına devam etmesidir. Bu gerçeğin en bariz örneği, Amerika’nın İran’a karşı yaptırım politikasına devam etmesidir. Nükleer Anlaşmaya rağmen bu yaptırımlar aynı şekilde yerinde durmaktadır.Bu söz şu anlama gelmektedir; Amerika, Nükleer Anlaşma uygulanmaya başladığından beri, İran’a karşı uyguladığı yaptırımları kaldırmamış, aksine, İran’a yeni yaptırımlar uygulamak için bahaneler aramaya başlamıştır. Bu konuda en yeni bahanesi de,Amerika yayın organlarında sürekli olarak, 2231 anlaşma kararına aykırı gösterilen İran’ın füze denemeleridir. Bu bağlamda Beyaz Saray sözcüsü Josh Earnest, İran’a karşı başlıca ticari yaptırımların aynı şekilde devam ettiğini vurgulayıp, Amerika’nın İran’a karşı son yaptırımlarına değinerek: “Amerika’nın, yabancı heyetlerin İran’a seyahatlerini engellemek için uyguladığı vize kanunu, bu son yaptırımlara bir örnektir” açıklamasında bulunmuştur.Bu konuda Amerika’nın yaptırım politikası, sadece Amerika’nın Nükleer Anlaşmadaki taahhütleriyle çelişmiyor, aynı zamanda Beyaz Saray sakinlerinin dış politikalarını ilerletmek için, hala ekonomik ve ticari araçları kullandığını gösteriyor. Obama bu yüzden İran’ın dünya ekonomisine dönmesinin zaman alacağını söylemişti. Öyle ki, Nükleer Anlaşmanın uygulanmaya başlamasından iki ay geçmesine rağmen, İran’a karşı uyguladıkları baskı ve yaptırımlara aynı şekilde devam etmekteler.Aynı zamanda Amerika’daki Cumhuriyetçiler ve Siyonist lobiler arasında da dış politikayı ilerletmek için Amerika’nın ekonomik gücünden yararlanmadaki ve yaptırımlardaki yanlış politikalara devam etmesi yönünde ısrarlar var.Bu konuda Amerikalı meşhur neo-muhafazakârlardan ve aynı zamanda Washington Post’un köşe yazarlarından ve analistlerinden olan Jennifer Rubin bu gazetenin internet sayfasında şunları yazdı: “ İran’ın Amerikan bankalarına erişimi, Nükleer Anlaşmada yer almamakla birlikte, Obama Hükümeti daha önceden bu erişimin olmayacağı taahhüdündebulunmuştu. Eğer hükümet bunun gözden kaçacağını sandıysa, çok yanılmış.”Bu yanlış politikaya devam etmek, Nükleer Anlaşmanın uygulanmasının ekonomik sonuçlarının sadece kâğıt üzerinde kalmasına neden oldu ve pratikte de Amerika taahhütlerini yerine getirmedi. Bu konuda Avusturya Cumhurbaşkanının İran Televizyonuyla yaptığı röportajda “İran’a uygulanan yaptırımların henüz hepsi kalkmış değildir” ifadesinde bulunarak şunları söyledi:“ SWIFT hakkında şunu söyleyebiliriz ki, bu konuda müzakereler hala devam etmektedir, benim bildiğim kadarıyla bu konuda Avrupa tek başına bir şey yapamaz ve bu konuyu uluslararası toplumun incelemesi gerekmektedir. Bu konuda Amerika’nın da etkili rolü vardır.”Sözün kısası, yaptırımlar konusu ve bu konun geri dönüşümü, Amerika’nın yanlış politikalarına devam ettiğini onaylıyor. Tabi Nükleer Anlaşmanın ihlali sadece bununla da sınırlı değil. Beyaz Saray İnternet sayfası, John Earnest’ten naklen şunları yazdı: “Bizim, İran’ın terörizmi desteklemesinden, bu ülkede sürekli olarak insan hakları ihlallerinin yaşanmasından, balistik füze çalışmalarına devam etmelerinden ve Amerika’nın en yakın müttefiki olan İsrail’e tehditlerine devam etmesinden duyduğumuz endişe, Washington’un İran’ı izole etmeye çalışmasına neden oldu.”Asıl nokta, Amerika’nın Nükleer Anlaşmadaki mali taahhütlerinin, Nükleer Anlaşmayla alakası olmayan, bölgesel politika ve konulara bağlanmasıdır. Bu konuda Wall Street Gazetesi, Mark Dubowitz’ın kalemiyle şunları yazdı:“Avrupalılar yeniden SWIFT’le birleşmek için, İran Bankalarına izin vermeye başlıyorlar. Bu onların kararı amaAmerika istihbarat Şubeleri İran Bankaların Hamas ve Hizbullah gibi terör gruplarına finansman sağlamayı durdurmadığını onaylamadığı sürece, Kongre, İran’ın Amerika finansal sistemine erişimine karşı çıkacaktır.”Nükleer Anlaşmayla alakası olmayan bir başka bir konu da, Batı medyasının ara ara, İran İslam Cumhuriyetini baskı altına almak için kullandıkları ve siyasi bir malzeme haline getirdikleri, insan hakları gibi İran’ın iç meseleleridir.
Amerika’nın Yanlış İran Politikaları
Günlük Haber Bültenimize Abone Olun
Haberdar olun. En son haber başlıkları ve kritik gelişmeler e-postanıza iletilsin.
Kayıt olarak,Kullanım Koşullarımızı kabul etmiş ve Gizlilik Politikamızdaki . veri işleme uygulamalarını onaylamış olursunuz. İstediğiniz zaman abonelikten çıkabilirsiniz.
Yorum Bırakın
Yorum Bırakın
