Arap dünyasının tanınmış analisti; İsrail’in farklı cephelerdeki yenilgisine, askeri, istihbarat ve medya üstünlüğünün zayıflamasına dikkat çekerek, Siyonist rejimin üstünlük unsurlarını kaybettiği değerlendirmesinde bulundu. Bu rejimin bir geçmişi ve bugünü olduğunu ancak geleceğinin bulunmadığını belirten Atvan; Trump’ın da İsrail rejimini destekleyen son ABD başkanı olduğunu, önümüzdeki ay artık Trump ve Netanyahu’dan eser kalmayacağını ifade etti.
Arap dünyasının ünlü analisti Abdülbari Atvan, “Sout” YouTube kanalında yaptığı açıklamaların bir bölümünde şu ifadeleri kullandı: “Şu anda İsrail rejimine karşı iki gerçek zaferi kutlamaktayız.
İsrail rejimi Araplara karşı her zaman dört temel hususta üstünlüğe sahipti. Birincisi hava üstünlüğüydü. İkincisi istihbarat üstünlüğü ve sızma kabiliyetiydi. Üçüncüsü medya üstünlüğüydü. Dördüncüsü ise güçlü bir devletin desteğine ve yardımına sahip olmasıydı.
Şimdi bu üstünlük unsurlarının tamamı yok olmuş durumdadır ve artık bu unsurların hiçbiri bulunmamaktadır. İsrail rejimi, Amerikan yapımı Phantom uçakları ve savaş jetleriyle Arap ülkelerine karşı zafer kazanıyordu; bu ülkeleri viran ediyor ve onları teslim olmaya zorluyordu. Ancak şimdi durum değişti. Bu savaş uçakları hedeflerinde hiçbir başarı elde edemedi. Bu jetler İran’a karşı savaşta kullanıldı ancak hiçbir başarı sağlanamadı. Aynı şekilde bu uçaklar Lübnan’da da kullanıldı ancak feci bir yenilgiye uğradı. Bu savaş uçaklarıyla övünen ve onları yere göğe sığdıramayan ABD, şimdi bu uçakların artık bir işe yaramadığı gerçeğiyle yüzleşmektedir.
İstihbarat üstünlüğü konusunda da yenilgiye uğradılar. Mısır ordusu 6 Ekim 1973’te en büyük istihbarat zaferini kazandı. Gün ortasında tanklarını ve askeri araçlarını Sina Çölü’ne göndererek bu bölgenin kontrolünü ellerine aldılar. Mısır ordusu birlikleri ve askerleri Süveyş Kanalı’nı geçmeyi başardı. İsrail rejimi güçlerini yanıltarak Sina’nın tamamını İsrail rejiminin kontrolünden kurtardılar ve İsrail rejimi bu bölgeden geri çekilmek zorunda kaldı. Şimdi Mısır ordusunun inancı, İsrail rejiminin Mısır’ın en büyük düşmanı olduğu yönündedir.
Bir diğer husus, İsrail rejiminin medya üstünlüğüdür. Ancak şimdi bu durum değişmiştir; Gazze’deki soykırım nedeniyle dünyadaki tüm ülkeler ve onların medyası İsrail rejiminin aleyhine hareket etmektedir.
Bir başka mesele ise İsrail rejiminin her zaman büyük bir devletin desteğine sahip olmaya alışkın olmasıdır. Bu durum İngiltere’nin destekleriyle başladı. İngiliz İmparatorluğu’nun çöküşünün ardından rejim, ABD’nin desteklerine sahip oldu. Şimdi İsrail rejimi ABD’yi kaybetmektedir. Trump, İsrail rejimini destekleyen son ABD başkanı olabilir. Bu temel bir meseledir. Artık şartlar değişmiştir.”
Rai al-Youm gazetesinin başyazarı sözlerine şöyle devam etti: “İsrail Rejimi Savaş Bakanı Israel Katz, altı cephede savaşmakta olduğumuzu açıkladı. Ona sormak gerekir: Bu cephelerin hangisinde başarılı oldunuz? Bu cephelerin hiçbirinde zafer kazanamadılar. Güney Lübnan’da, Yemen’de, İran’da ve Gazze Şeridi’nde… hiçbir zafer elde edemediler. Hamas, Ensarullah ve Hizbullah teslim olmadı ve silahlarını teslim etmedi. Silahlar direniş gruplarının elinde varlığını sürdürmektedir.
İsrail rejimi şu anda son derece talihsiz bir durumda bulunuyor. İsrail rejiminin bir geçmişi ve bugünü vardır, ancak geleceği yoktur. Gelecek, Filistin topraklarının sahiplerine ve bölge halkına aittir. Bu rejim vahim koşullar içindedir; içinde bulundukları kötü durumun üzerini örtmekte ustadırlar. İşler değişmektedir ve işgal altındaki topraklardan dışa göç devam etmektedir.
Atvan, “Her zaman İsraillilerin hizmetinde olan ABD de yenilmiş ve zelil olmuştur. ABD, İran’daki düzeni değiştiremedi ve Hürmüz Boğazı’nın kontrolünü ele geçiremedi. ABD, İran’ın nükleer programını imha edemedi. Sadece İran ve müttefikleri teslim olmamakla kalmadı, aynı zamanda büyük bir zafer kazandılar” dedi.
Arap dünyasının tanınmış analisti şunları ekledi: “12 Günlük Savaş bölgede kader belirleyici bir aşamaydı. Trump şu anda bir bataklığa saplanmış durumda ve kendisini bundan nasıl kurtaracağını bilmiyor. İranlılarla nasıl müzakere edeceğini bilmiyor, çünkü İranlılar ona büyük bir ‘hayır’ dedi. İranlılar asla teslim olmaz. Trump savaş meydanında da işi bitirebilecek durumda değildir.
ABD, İran’a karşı yürüttüğü sekiz aylık savaş boyunca hiçbir başarı elde edemedi. İran’a karşı yeniden bir savaş başlatırlarsa, Amerikan gemileri ve uçak gemileri İranlılar tarafından saldırıya uğrayacak ve bu gemiler ile uçak gemilerindeki güçler yok edilecektir.”
Atvan konuşmasının son bölümünde şunları söyledi: “Trump ve Netanyahu iktidarda kalmayacak. Önümüzdeki ay artık Trump ve Netanyahu’dan haber alınamayacak. Yenildiler ve yenilecekler. Netanyahu’dan sonra gelecek kimse tarafından kandırılmamalıyız. İsrail partilerinin hiçbiri Gazze Şeridi’nden, Batı Şeria’dan ve diğer Filistin topraklarından çekilmeyi istememektedir. Hiçbiri bağımsız Filistin devletinin kurulmasını kabul etmez. Bu temel bir meseledir; İsrail rejiminin seçimleriyle ve Netanyahu muhalifleriyle kimse kanmamalıdır. Hepsi Netanyahu’ya benziyor, hepsi aynı kumaştan biçilmiştir. Gazze Şeridi’nde, Batı Şeria’da savaş, suç ve soykırım işleyenler yargılanmalı ve cezalandırılmalıdır.”
Not: bu analiz tahririeh.ir sitesinden alınarak tercüme edilmiştir
