derinleşen enerji krizine karşı önlem olarak yıllarca “kirli” olarak
nitelendirdikleri ve kullanımını azalttıkları kömüre yöneldi.
Uzun yıllardır çevre ve iklim değişikliğine yönelik
politikalar uygulayan ve kömürden uzaklaşan Avrupa ülkeleri, Rusya-Ukrayna
savaşının başlaması ve Rusya’dan uygun fiyatlı doğal gaz akışının kesilmesiyle
bu yaklaşımını değiştirmek zorunda kaldı.
ülkelerinde kömür karşıtı olan çevreci kamuoyu baskısının azalmasına da neden
oldu.
Uluslararası Enerji Ajansı’nın (IEA) yıllık yayımlanan
“Kömür 2022” raporuna göre, 2022’de küresel kömür tüketimi önceki
yıla göre yüzde 1,2 artarken, AB’deki artış yüzde 6,5’i buldu.
AB ülkelerinin 2021’de 332 milyon ton seviyesinde olan
toplam kömür üretimi de 2022’de yüzde 7,3 artarak 357 milyon tona çıktı.
Enerji krizine karşı çeşitli önlem arayışı içindeki bazı
Avrupa ülkelerinde kömür ve madencilik faaliyetleri son dönemde hız kazandı. AB
ülkelerinde mevcut kömür madenlerinden yapılan üretim artırılırken, İngiltere
ve Polonya gibi bazı ülkeler de yeni kömür madenleri projeleri hazırladı.
Almanya, Fransa, İngiltere, Hollanda, İspanya, İtalya,
Yunanistan, Macaristan ve Avusturya gibi ülkeler kömürle çalışan elektrik
santrallerinin ömrünü uzatma, kapatılan santralleri yeniden devreye alma ve
mevcut üretimleri artırma yönünde adımlar attı.
Hatırlatmak gerekir ki, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin,
Batı’nın yaptırımlarını aptalca olarak nitelendirmiş ve “Gaz, petrol,
kömür, kalorifer yakıtı sağlamayacağız. Hiçbir şey sağlamayacağız. Batı donmuş
olacak” ifadesinde bulunmuştu.
