AYM Başkanı: Hukuk Dışı Arayışlar Çıkar

rasthaber
Rasthaber –  Anayasa Mahkemesi Başkanı Zühtü Arslan, ‘Mesleki Hayat
Bağlamında Özel Hayata Saygı Hakkı’ konulu sempozyumda konuştu.

“Mahkemelerin çözüm üretemediği yerde hukuk dışı
arayışların ortaya çıkması kaçınılmazdır” diyen Arslan, özel hayatın
gizliliği yönündeki tartışmaların birçok ülkede sürdüğünü vurguladı.

Kamuya alınacak olanlara yönelik güvenlik soruşturması ve
arşiv araştırması konusunu değerlendiren Arslan, “Bu durum devlete sadakat
ve bağlılık çerçevesinde kamu görevinden çıkarma konusunda da evleviyetle
geçerlidir. Başka bir ifadeyle devlet, anayasal sadakat yükümlülüğüne aykırı
tutum ve davranış içinde olduğunu tespit ettiği kamu görevlilerinin görevden
çıkarılmaları veya başka türlü idari yaptırıma tabi tutulmaları yönünde işlem yapabilecektir.
Bu anlamda kamu görevinden çıkarma, mesleki hayat ile özel hayat arasındaki
yakın ilişkiden dolayı sebep ve/veya sonuca dayalı olarak kişinin özel hayata
saygı hakkına müdahale olarak nitelendirilebilmektedir” ifadelerini
kullandı.

AYM Başkanı Arslan sözlerini şöyle sürdüdü:

Özel hayata saygı hakkının ve mahremiyetin güvence altına
alınması, bireyin maddi ve manevi varlığının, özerklik ve özgürlüğünün
korunması ve geliştirilmesi bakımından son derece önemlidir. Bunun yanında
unutmamak gerekir ki, temel hak ve özgürlüklerin korunduğu, hukuk güvenliğinin
sağlandığı bir hukuk devleti aynı zamanda refah devletinin de olmazsa olmaz
şartıdır.

Esasen güneşin altındaki diğer sözler gibi bu söz de yeni
değildir. Osmanlı Devleti’nde bir dönem sadrazamlık da yapmış olan Tunuslu
Hayreddin Paşa yıllar önce bu tespiti yapmış ve yazdığı kitapla bunu bize
aktarmıştır. Kanun-î Esasi’nin ilanından sekiz yıl önce yayınladığı kitabında
Avrupa’da gezdiği ülkelerin kurumlarına dair gözlemlerini paylaşan Tunuslu Hayreddin
Paşa’ya göre ‘en yüksek refah mertebelerine ulaşan ülkeler, hürriyetin
ilkelerini ve siyasi tanzimata denk gelen anayasayı yerine oturtan ülkelerdir’.

Kuşkusuz dün olduğu gibi, bugün de hürriyet ilkelerini ve
Anayasa’yı yerine oturtma konusunda en büyük görev yargıya düşmektedir. Bu
görev hakkıyla yerine getirildiğinde yargıya güven de arzu edilen düzeye
yükselecektir. Bu nedenle yargı mensupları olarak sürekli bir özeleştiri ve
muhasebe içinde kendimizi gözden geçirmek ve yenilemek durumundayız. Bu bizim
hukuka, adalete ve son kertede mensubu bulunduğumuz milletimize olan vicdan
borcumuzdur.

Bu Haberi Paylaş
Yorum Bırakın