toplantısında açıklamalarda bulundu.
Bahçeli’nin açıklamaları şöyle:
Yerinde saymak demek geriye gitmek demektir. Hep ileriye
gideceğiz. En büyük makam, en büyük hak çalışanlara aittir. Karşımızdaki
okyanusu bakarak geçemeyiz. Zorlukları boş bahanelere sığınarak yenemeyiz.
Hamle üstünlüğünü elimizde tutacağız, hiçbir zaman umutsuzluğun pençesine
düşmeyeceğiz. İşleyen demire pas yapışmaz, emek olmadan yemek olmaz.
MHP, adım adım 2023’ün temel taşlarını döşemektedir. Bugünün
işini yarına bırakmadan çalışıyoruz, üretiyoruz. Geceyi gündüzle buluşturup,
çalışmanın erdemiyle yoğruluyoruz. 18 Şubat’tan bugüne kadar 589 ilçemizi
ziyaret ederek MHP’nin ve Cumhur İttifakı’nın mesajlarını taşıdık,
vatandaşlarımızla görüştük.
Zafer benim diyebilenlerin mükafatıdır. Hem farelerin
şerrini defedeceğiz hem ambarımızı doldurmanın gayretinde olacağız. Cumhur
İttifakı’nın önü açıktır, zillet ittifakının önü kapalıdır. Cumhur İttifakı’nın
iktidar yürüyüşünü durdurmaya kimsenin gücü yetmeyecektir. Seçim 18 Haziran
2023’te yapılırsa 356 gün kalmıştır. 24 Haziran’da yapılan seçimin üzerinden
geçen 4 yılda kimin vatan sevdalısı kimin işbirlikçi ve Türkiye karşıtı
olduğunu tescillemiştir. Zillet faillerine diyorum ki yenilen pehlivan güreşe
doymazmış ama sizi doyuracağız.
Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın adaylığı meşrudur, yasaldır,
anayasaldır. 2023’te Sayın Cumhurbaşkanımız tekrar, yeniden hatta çok güçlü bir
şekilde Cumhurbaşkanı seçilecektir.
Hiç kimse merak etmesin istikbalin kudreti yine büyük Türk
milleti olacaktır. Biz nereye gittiğimizi, nereye gideceğimizi, gidince ne
yapacağımızı adımız gibi bilenlerdeniz. Biz zillete düşenlerle değil, Türkiye
sevdasıyla tutuşan adam gibi adamlarla yürüyoruz.
Doğal felaketlerle mücadele zamana ve çok zor şartlara karşı
yapılan insanüstü mücadeledir. İklim değişikliği başta olmak üzere farklı
sebeplerden ortaya çıkan sel, su taşkınları hayatın olağan akışını
etkilemektedir. Dün görülen sağanak yağışlar üzücü gelişmelere yol açmıştır.
AFAD ve Meteoroloji tarafından kırmızı kod uyarısı yapılan Kastamonu’da çay ve
dereler taşmış, İnebolu’da köprüler yıkılmıştır. Söz konusu illerimizde tüm
vatandaşlarımıza geçmiş olsun diliyor, zararların karşılanacağına inanıyorum.
İDAM CEZASI VERİLMESİNE DESTEK OLURUZ
Ormanlar coğrafyanın akciğeri, pek çok canlının yuvasıdır.
Ormana kast edenler vatana kast etmiştir. İhanetle, rezaletle ve cinayetle izah
edilemeyecek bir kötülüğün faili olmuştur.
Marmaris’te 4 bin 500 hektarlık alan yangından zarar
görmüştür. Kahrolduk. Yeşile, doğaya, ormana, canlılara, köylülere ve
Türkiye’nin doğal varlığına sabotaj ve saldırı içinde olanlara en ağır cezayı
vermek milletimizin haklı beklentisidir. Ormanlarımızı yakanların hayat ışığını
söndürmek boynumuzun borcudur. Her canı sıkılan bir yeri yakarsa milli varlığımızı
nasıl koruyacağız? Bu vatan düşmanına hangi cezayı verirsek yüreğimiz
soğuyacaktır?
Hainler ormanlarımızı ateşe vererek hıyanetlerini
kusmuşlardır. Ağaçlarımız yansa da dikilecek fidanlarımız vardır. Tekrar
yeşillendirmek namus borcumuzdur. Anayasa’nın 169’uncu maddesinde ormanların
korunmasıyla ilgili hükümler yer almaktadır.
Ormanları yakmak, ormanı yok etmek amacıyla işlenen suçların
af kapsamına alınmayacağı da çok net bir şekilde kural altına alınmıştır. İdam
cezası tartışmasının yararlı gördüğümüz, kanun teklifi gelirse destek
olacağımızı beyan ve ifade ediyorum. İdam cezasının kadın cinayetleri, tecavüz
ve terör suçlarının da içermesini ümit ediyorum. Üzerimize ne düşüyorsa yerine
getirmeye hazırız.
