üstünden 10 yıl geçmektedir. Öyle bir devrim ki Al-i Suud rejimi askeri
güçlerinin müdahalesi ile bastırılmış ve Bahreyn halkının kanı dökülmüştü.
10 yıl süren şiddetli baskılar boyunca devrimci gençler
hakkında tutuklama ve hapis kararları ve hatta idam cezalarının verilmesine
rağmen Bahreyn halkı hala taleplerinin gerçekleşmesine vurgu yaparak sosyal ve siyasi reformların
gerçekleştirilmesinde azimle direniyor ve haklarından vaz geçmiyorlar.
Bu sırada Bahreyn’in Senabis bölge ahalisi Cuma günü barışçıl
gösteriler düzenleyerek bir kez daha bu ülkedeki siyasi tutukluların kayıtsız
şartsız serbest bırakılmalarına vurgu yaparak bu konudaki taleplerinden hiçbir
şekilde geri adım atmayacaklarını bildirdiler.
Cuma günü gösterilerde protestocular Hasan Muşayma gibi
siyasi tutukluların posterlerini taşıyarak siyasi tutukluların hemen serbest
bırakılmalarını istediler. Bahreyn
halkının protestoları Al-ı Halife rejimi tarafından bastırılarak şimdilik
hedefine ulaşmazken, hukuki alanda
faaliyet gösteren uluslararası kurum ve kuruluşlar bu ülkedeki gelişmelere
gözlerini yumarak en yoğun tepkilerinde sadece bir bildiri yayınlamakla
yetiniyorlar.
Örneğin Uluslararası Af Örgütü Cumartesi günü bir bildiri
yayımlayarak Hasan Muşayma’yı Al-ı Halife rejimi zindanlarında bulunan ve
dünyanın en önemli tutuklularından biri olduğunu belirtti.
Bu tür raporların yayımlanması, sosyal aktivistlerin benzer tutumlar
sergilemesi ve de Batılı kurum, kuruluş ve temsilcilerinin açıklamalarına
rağmen görünen o ki Al-ı Halife rejimi Batılı güçler ve de Siyonist Rejim İsrail’in
desteklerinden dolayı insan hakları ihlalleri alanında belli bir dokunulmazlık
seviyesine gelmiş ve artık Avrupalılar ve Batılıların bu alandaki hiçbir
uyarısına da aldırış etmemektedir.
Son dönemde Avrupa parlamentosundan bazı temsilcileri kendi
devletlerinden Bahreyn’deki insan
hakları dosyalarını ve muhalifler ve aktivistlerin durumunu göz önünde
bulundurmasını ve Manama makamlarını baskı altına tutmalarını istemişti. Ancak
şimdiye kadar bu alanda atılan her hangi bir adım olmadı ve Bahreynli makamlar
da siyasi zindanlarında insanlık dışı baskılarını devam ettirdiler.
Bir ay önce ise Bahreynli aktivist ve Bahreyn Hak Hareketi
genel sekreteri Şeyh Hasan Muşayman’ın oğlu Ali Muşayma babasının durumunun vahameti hakkında
kaygılarını belirtmişti. İki ay önce de
Uluslararası Af Örgütü Hasan Muşayma hakkındaki raporunda onun önceden gelen
tutuklama süresinin hesabı dışında 3 bin 730 gün zindanda olduğu vurgulandı. Uluslararası
Af Örgütü raporunda Bahreyn’deki kötü ve kriz dolu insan hakları durumunun
birçok uzman ve insan hakları aktivisti tarafından dikkate alındığı da
vurgulandı.
Daha önce de uluslararası çalışmalar, Nebil Recep ve Necah Yusuf gibi kimi
Bahreynli siyasi tutukluların serbest bırakılmasına yol açmıştı. Ancak 73
yaşındaki Hasan Muşayma serbest bırakılmazken hala Al-ı Halife rejimi
tarafından tutuklu olarak hapiste bulunuyor.
Al-ı Halife rejimi,
gelecek sene bir takım göstermelik girişimler çerçevesinde ve ayrıca Siyonist
Rejim ile ilişkileri normalleşme bağlamında parlamento seçimlerini düzenlemek
istediği bir ortamda hapishanelerde siyasi ve sosyal baskı uygulayarak
tutukluları temel haklarından mahrum bırakıyor.
Bu yüzden uluslararası kurum ve kuruluşlar diğer ülkeleri suçlamak
yerine, Suudi Arabistan ve Bahreyn gibi ülkelerde açık insan hakları
ihlallerine odaklanmalıdır.
ParsToday
