Bahreyn’de Din Adamları Hedef Alınıyor

rasthaber

Rasthaber – Bahreyn El Vifak Cemiyeti yayınladığı bir bildiride bu ülkedeki Şii din adamlarının planlanmış ve organize bir şekilde hedef alındığını bildirdi.

Bahreyn El Vifak Cemiyeti yayınladığı bir bildiride bu ülkedeki Şii din adamlarının planlanmış bir şekilde hedef alındığını bildirdi.

İşkence, yargılama, idam cezası, müebbet hapis, vatandaşlıktan çıkarma ve uzaklaştırma gibi uygulanmakta olan baskıcı politikalara işaret eden bu bildiride şu ifadeler yer alıyor: Bahreynli yetkililer 156’yı aşkın din adamını yaptığı hitabeleri, ideolojik eğilimleri ve siyasi görüşlerinden dolayı göz altına alarak sorguya çekip 99 kişiyi tutuklamıştır.

El Vifak ilaveten şu bilgileri de paylaştı: Yaklaşık 50 Şii alim ise idam, müebbet, vatandaşlıktan çıkarma ve nakit para cezası gibi ağır hükümlere çarpıtılmıştır.

Böylece yayınlanan bildiriye göre, 3 kişi idam cezasına çarpıtılırken 8 alim de müebbet hapis cezasıyla karşılaştı. Bu arada aralarında Ayetullah Şeyh İsa Kasım, Ayetullah Muhammed Sened ve Ayetullah Şeyh Hüseyin Nicati’nin de bulunduğu 19 kişi vatandaşlıktan çıkartıldı. 

El-Vifak hareketinin bildirdiği gibi, Al-i Halife rejiminin Bahreyn halkıyla mücadelesi devam ediyor.

Bahreyn rejimi halk eylemlerini durdurmak için hiçbir siyasi stratejisi olmadığından sadece halk gösterilerini polisiye yöntemiyle bastırmayı takip ediyor. 

Bahreyn'deki halk ayaklanması üzerinden 88 ay geçerken, Al-i Halife rejiminin tüm sindirme ve bastırma girişimlerine rağmen bu gösterilere devam ediyor ve ülkedeki meşruluk krizi de artarak güçlenmiştir.

Suudi Arabistan'daki Al-i Suud'un Vahhabilik ideolojisine uyan Al-i Halife, halk itirazlarını durdurmak için siyasi ve mezhebi liderlerini silmek gerektiğine inanıyor.

Bahreyn'deki en büyük muhalefet grup İslami el-Vifak Cemiyeti'nin bildirdiğine göre,ülkedeki Şii din adamları 347 hususta hedef alınmıştır.

Al-i Halife, Bahreynli alimler ve din adamlarına karşı haksız adli kararlarını verirken casusluk, şiddeti yayma, kara para aklama ve ulusal güvenliği bozma gibi suçlamalara her defasında başvuruyor.

Oysa Bahreyn'deki din adamlarının büyük kısmı, halk itirazlarının her daim barışçıl olmasına vurgu yaparak, hatta siyasi liderlerden ziyade ülkede siyasi sistemde değişiklik yapılmasını istiyorlar.

Örneğin 2014 yılından beri hapiste tutulan el-Vifak Cemiyeti Genel Sekreteri Şeyh Ali Selman, bazı siyasi hareketlerin liderlerinin aksine ülkede reform ve değişiklikler yapılmasına vurgu yapmış bulunuyor.

Ülkenin önde gelen din adamlarından Ayetullah İsa Kasım da her daim Bahreyn'deki krizin son bulması için siyasi bir çözüme ulaşılmasına vurgu yaparken kara para aklama ve ulusal güvenliği tehdit etme gibi temelsiz suçlamalarla ev hapsine alınmıştır.

 

Al-i Halife rejiminin din adamları ve alimleri bastırmak için başvurduğu suçlamalardan bir diğeri de din adamlarını İran için casusluk yapmakla suçlamasıdır, oysa bu alimlerin birçoğu, İran ile hiçbir temas ve iltisakı bulunmuyor.

Bu bağlamda Amerikan Brookings Enstitüsü uzmanlarından Richard Mcdanial, "Bahreyn'deki Şiiler'den sadece bir azınlık grup, İranlı Şiilerle soydaştır ve Bahreynli Şiilerin çoğunluğu, Arap asıllıdır." değerlendirmesinde bulunuyor.

Bu nedenle, Bahreyn'de alimler ve din adamlarına yöneltilen suçlamaların aslı astarı yok ve bu ülkedeki siyasi ve mezhebi liderleri toplumsal arenadan silmek ve itirazlarını durdurmak amacıyla yapılıyor.

Ancak bu yaklaşımın yanlışlığı pratikte kanıtlanmıştır çünkü mezhebi liderler hakkındaki her türlü haksız karar ve şiddet, itirazların tırmanması ve halkın taleplerinin reformdan rejimin düşürülmesine dönüşmüştür.

Bu Haberi Paylaş