Bahreyn’de Protesto Gösterileri; Rejim İnsanlık Dışı Uygulamalarına Devam Ediyor

rasthaber
Rasthaber –  Geçtiğimiz günlerde, Bahreyn’in bazı köy ve şehirlerindeki
halk, Al-i Halife cezaevlerinde düşünce ve ifade özgürlüğü suçundan tutuklu bulunan
çocuklarının içler acısı durumu nedeniyle oturma eylemleri düzenledi.

Düşünce ve ifade özgürlüğü suçundan tutuklananların
aileleri, özellikle hastalığın yayılması, tedaviden mahrum bırakılma ve
ziyaretlerin önlenmesi konusunda, Al-i Halife cezaevlerindeki çocuklarının
durumları için oturma eylemlerine devam etti.

Bahreyn halkı, geçtiğimiz günlerde Bahreyn’in başkenti
Manama’nın güneyindeki Ma’ameer şehrinde, yanlarında taşıdıkları tutukluların
resmiyle oturma eylemi düzenledi.

Ayrıca Damistan ve Sanabis şehirleri de halkın oturma
eylemlerine şahit oldu. Onlar da siyasi tutuklularla dayanışmalarını ilan
ettiler ve tutukluların koşulsuz ve şartsız salıverilme haklarını vurguladılar.

Muharrak Adası’ndaki ed-Deyr ve Samahic köyleri de halkın
oturma eylemine şahit oldu. Onlar da kendi kaderini belirleme hakkı ile ilgili
ve Siyonist rejimle ilişkilerin normalleştirilmesini reddeden inkılabı
sloganlar attılar.

Bahreyn cezaevleri yetkilileri, siyasi tutuklulara karşı her
türlü baskıcı eylemde bulunuyor ve bu ülkenin cezaevlerinde korona ve verem
hastalıklarının yayılmasına bakılmaksızın, sağlıklı tutukluları korona ve verem
hastası mahkûmların hücrelerine hapsediyorlar.

Geçtiğimiz günlerde, Bahreyn İnsan Hakları Merkezi, el-Haliç
İnsan Hakları Merkezi ve Amerikalıların Demokrasi ve İnsan Hakları Teşkilatı,
“Bahreyn’deki Hapishane Koşulları” başlıklı ortak bir raporda şu
açıklamalarda bulundu: ‘Adil yargılanmanın garanti edilmesi konusundaki ciddi
eksiklikler, Bahreyn’deki ceza adaleti sisteminin sistemik bir özelliğidir ve
devam eden insan hakları ihlalleri ve mahkûmlara işkence ve kötü muamelede
bundan etkilenmektedir.’

Al-i Halife rejimi yetkilileri, 2021 yılında 173 kişiyi,
demokrasi yanlısı faaliyetlere katıldıkları için tutukladı. Bu tutuklamaların
çoğu, bu kişilerin sorguya çağrılmasının ardından gerçekleşti.

Tutuklular arasında hastalığın yayılması ve onlara yeterli
tıbbi bakımın sağlanamaması ve aşırı kalabalık sorunu nedeniyle Bahreyn
hapishanelerinin uygun olmayan koşulları, aralarında “Abbas
Mallallah”, “Hüseyin Barekat” ve “Hasan Mansur’un” da
bulunduğu çok sayıda kişinin ölümüne neden oldu.

ABD’nin yakın bir müttefiki olan Bahreyn hükümeti, Sivil
toplum Kuruluşları ve uluslararası kuruluşlar tarafından özellikle 2011’de
gerçekleşen halk inkılabından sonra düzenli olarak topraklarında insan hakları
savunucularına baskı yapmakla suçlanıyor.

Bahreyn, 2011’den beri İslami uyanış dalgası içindedir. Bu
ülkenin halkı, Al-i Halife’nin keyfi ve zorba eylemleriyle mücadele etmek için
protestolar düzenlemektedir. Ancak bu sürecin sonucu hala savaş alanında
bulunan özgürlük arayanlar için tutuklama, hapis, işkence ve idam olmuştur.
Al-i Halife rejimi aynı zamanda yüzlerce insanı vatandaşlıktan çıkarmıştır.

Al-i Halife hapishanelerindeki binlerce mahkûm işkence
mağdurudur ve işkence, Bahreyn’de itiraf almak için organize bir politikadır.

İnsan hakları grupları, muhalefeti bastırdığı için Al-i
Halife rejimini defalarca kınadı ve bu ülkenin siyasi sisteminde reform talep
etti.

Bu Haberi Paylaş
Yorum Bırakın