istihbarat subayı Philip Giraldi, Stratejik Kültür Vakfı için kaleme aldığı
yazıda ABD’nin Afganistan ve Irak’taki savaşlara trilyonlarca doları çarçur
ederken hiçbir hedefe ulaşamadığını yazdı.
Irak’ta kalan askerlerini tümden çekmesi için talepler
yükselirken Afganistan’dan çekilmeyi 11 Eylül’e dek resmen tamamlama hedefine
yaklaşan ABD’nin bu iki ülkedeki yaklaşık 20 yıllık askeri varlığı ve
operasyonlarının başarısıyla ilgili sorgulamalar yeniden gündeme geldi.
Eski ABD’li terörle mücadele uzmanı ve CIA’in askeri
istihbarat yetkilisi Philip Giraldi, Strategic Culture Foundation (Stratejik
Kültür Vakfı) için yazdığı makalede, ‘Afganistan ve Irak’taki savaşlarda
trilyonlarca doların çarçur edildiği, ama hiçbir hedefe ulaşılamadığı’
değerlendirmesini yaptı.
“Afganistan ve Irak’taki savaşlar zaten kötü olan
durumu daha beter yaparken, Washington’da kimse ‘zaferin’ tanımını yapma ve
çıkış stratejisi düşünme kabiliyetinde olmadığından, savaşlar ve istikrarsızlık
bizimle kalmaya devam ediyor” diyen Giraldi “Artlarında yüz binlerce ölüm
ve mutlak sıfır başarı için harcanmış trilyonlarca dolar bıraktılar”
vurgusunu yaptı.
‘Gelinen noktada Irak’ın İran’la bağlarının ABD’ye
bağlarından çok daha güçlü olduğuna, Irak meclisinin ABD’den güçlerini tümden çekmesini talep eden karar aldığına,
Donald Trump ile halefi Joe Biden’ın bunu görmezden geldiğine, hatta Trump’ın
ABD işgalinin devam etmesini kabul etmezlerse Irak bankalarının mali
varlıklarını dondurma tehdidinde bulunduğuna’ dikkat çeken eski CIA ajanı,
Suriye Devlet Başkanı Beşar Esad’ın davet etmemesine rağmen Suriye’de ABD
askeri varlığının devam etmesini de eleştirdi.
“Irak’ın komşusu Suriye’de yasadışı biçimde bulunan ABD
güçleri, Şam hükümetini çok ihtiyaç duyduğu kaynaklardan yoksun bırakmak için
ülkenin petrol yataklarını işgal etmeyi sürdürüyor. Oysa Irak ve Suriye hiçbir
şekilde ABD’yi tehdit etmiyor” diyen Giraldi, hal böyleyken,
‘Afganistan’daki 20 yıllık ulus inşa etme projesinden çekilmenin de Pentagon
ile Beyaz Saray’ın planladığı şekilde gitmemesine şaşmamak gerektiğini’
söyledi.
‘Taliban tehdidi büyürken ABD ve Afgan hükümeti ile
işbirliği yapmış Afganları bekleyen akıbete ve bunların en savunmasızlarını
Afganistan’dan çıkarıp ABD ve dost Ortadoğu ülkelerine yerleştirmek için vize
çıkarma telaşına’ dikkat çeken Giraldi, ‘özellikle çevirmenlerin hedef
alınacağına dair endişe bulunduğunu, ABD ile çalışan 18 bin Afgan’ın tahliye
talep ettiğini, bunların ailelerini de yanlarında götürmek mecburiyetinde
olduğunu’ vurguladı. ‘Sonuç olarak, ABD’nin dünyayı yanlış türdeki teröristlerden
kurtarma mücadelesi adına Afganistan’a müdahil olmasının ülkeyi 2001’de
olduğundan daha zayıf ve dağınık hale getirdiğinin’ altını çizdi.
‘Başkan Biden’ın Afganistan’dan çekilmeyi ağustos sonunda
tamamlarken tüm askeri varlığını ABD Büyükelçiliği ile CIA’in Kabil istasyonunu
koruyacak bir tabura indirgeme sözünün, işler bir Afgan hükümeti koalisyonu
oluşturulmadığı müddetçe sürdürülebilir olmayacağını, Taliban’ın saldırısı
başarıya ulaştıkça da koalisyon ihtimalinin azaldığını’ öngören eski CIA
yetkilisi, ‘dolayısıyla ABD’nin Kabil Havaalanı’na yaşamsal önemdeki doğrudan
erişimini korumak zorunda olduğunu’ belirtti. ‘Bunun sağlanması için Türkiye’nin
Kabil Havaalanı’nda askeri birlik bulundurması yönünde müzakereler
yürütüldüğünü, Ankara’nın bu görevi üstlenmeyi kabul ettiğini, ancak
havaalanında Türk askeri varlığını kabul edilemez diyerek reddeden Taliban’ın
misilleme saldırı düzenlemekle tehdit ettiğini’ sıraladı.
“Tüm Afgan macerasının hayatların ve kaynakların boşa
harcandığı bir cehennem olduğu gerçeğinden kaçış yok. Bir dahaki sefere belki
Washington müdahale etmekte tereddüt eder, ancak Beyaz Saray’da derin düşünme
eksikliği devam ederken, şüphem o ki, biz Amerikalılar kendimizi kolaylıkla bir
başka Afganistan’da bulabiliriz.”
Sputnik
