Beyrut Patlamasında Siyonist Rejimin Rolü

rasthaber
Rasthaber –  Lübnanlı siyasi bir analist, Siyonist rejimin Beyrut limanı
patlamasına karışması olasılığını ciddiye aldı.

Abbas Zahir adlı yazarın el-Neşre haber sitesinde kaleme
aldığı yazı şöyle:

Lübnanlılar, Beyrut limanının patlaması için öne sürülen
nedenlere inanmıyorlar, burada büyük miktarlarda amonyum nitrat bulunduğunu ve
yetkililerin ihmalinin bu felakete yol açtığını kabul ediyorlar. Ama bu
malzemeyi ne havaya uçurdu? Depo kapısına yapılan kaynak konusu ikna edici
görünmüyor. Depo bakımı da devam ediyor olabilir. Ancak Lübnan halkı,
patlamanın ve Hiroşima etkisi yapan felaketinin sebebinin bu olduğuna
inanmıyor.

Tehlikeli maddelerin Beyrut limanından taşınmamasından
sorumlu olanları hükümet tarafından kurulacak bir komite ortaya çıkaracak.
Olaylar, geminin 2014 yılında rıhtıma geldiği andan itibaren gözden
geçirilecektir. Doğal olarak Lübnan halkı yetkililerin cevap vermesini istiyor.
Çünkü bu olayda yüzlerce kişi yaralandı, binlercesi yetim kaldı ve Beyrut,
tarihte görülmemiş bir felaket yaşadı.

Ama Lübnanlılar bu kadarıyla yetinecek mi? Amonyum nitrat
fitilini kimin yaktığı gerçeğinin açıklığa kavuşmasını istiyorlar. Kim
bombaladı? Füzeyi kim gönderdi? Bu tehlikeli maddelere kim ateş verdi? Bunlar,
bu suçun faillerine yönelik ulusal bir soruşturmanın temelini oluşturan
hipotezlerdir.

İsrail’in bu suç eylemindeki rolü hiçbir şekilde göz ardı
edilemez. İsrail’in Suriye’deki son bombalama ve kundaklamalarını çevreleyen
olaylar göz önüne alındığında, bu patlamaya dair ciddi bir hipotezdir ve
soruşturma ve araştırma sırasında göz ardı edilmemelidir.

Amerikalı gazeteci ve blog yazarı Richard Silverstein,
İsrailli bir kaynağın Beyrut limanındaki patlamanın İsrail bombardımanından
kaynaklandığını söylediğini aktardı. Gazeteci, Tel Aviv’in bir Hizbullah
deposunu hedef aldığına inanıyor ve İsraillilerin amaçladıkları depoların
yanında amonyum nitrat patlayıcıların varlığından haberdar olmadıklarını iddia
ediyor.

Her halükarda Lübnan’ın halka gerçeği açıklama ve şu
soruları cevaplaması gerekiyor: Bu malzemeleri kim sakladı? Neden? Bu
miktardaki nitratın transferini kim engelledi? Neden? Bu maddeleri kim
biliyordu? Neden bu konuda sessiz kaldılar? Beyrut limanında amonyumun
varlığının amacı nedir? Patlamaya neden olan ilk kıvılcım nasıl göz ardı
edildi? Lübnan semalarında İsrail uçakları olmadığı doğru muydu?

Lübnan’ın manevi haklarını geri getirecek birçok soru var.
Lübnan krizi öncelikle ekonomik ve sağlık sorunlarından kaynaklanıyor.

Patlamanın etrafındaki belirsizlikler giderilene,
vatandaşlar evlerine dönene, yaralılar tedavi altına alınana, şehitler toprağa
verilinceye, kayıpların durumu netleştirilene kadar dünya başkentleri Lübnan’ın
yanında olacak.

Ancak Lübnan krizi, Beyrut limanının tahrip edilmesi ve
hükümetin boş hazinesi üzerindeki mali yükün artması ve Lübnan’ın ihtiyaçlarını
ithal edememesiyle daha da kötüleşecek. Çünkü Lübnan, temel sistemlere sahip
bir tüketici ülkesidir. Bu limana yapılan saldırı ve Lübnanlılara yönelik
felaket için İsrail’in sorumluluğu hipotezi doğruysa bir sonraki adım ne
olacak? Hizbullah’ın hassas güdümlü füzeleriyle Hayfa limanına misilleme mi? Ya
da dünya başkentlerinin Tel Aviv’den şikayetleri mi? Tüm seçenekler mevcuttur.

Bu Haberi Paylaş
Yorum Bırakın