yaptığı açıklamada, vaka sayılarının düşük seviyede olduğunu ve bunun ümit
verici olduğunu kaydetti.
Bunda da en önemli etkenin sokağa çıkma kısıtlamasının
olduğunu belirten Çelik; “Her gün takip ediyoruz diğer ülkelerin
rakamlarını. Amerika şuanda en fazla hasta sayısına ve ölüm oranına sahip ülke
olarak gözüküyor. Tüm vakaların yüzde 31’i civarında Amerika’ya ait. Bu ciddi
bir rakam. Türkiye 7’nci sırada şu an da. Türkiye’nin hem milyondaki vaka sayısı
hem de milyondaki ölüm sayısı açısından bu ilk 7 ülke arasında en iyi olduğunu
görüyoruz. Beklenen artış normal, zaten yedi günde iki katına çıkmasını
bekliyorduk rakamların. Böyle giderse haftada bir iki katına çıkması normal
gözüküyor. Ama bizim vaka sayımızın bu hafta biz ikiye katlamasından daha düşük
seviyede olduğunu görmekteyiz. Dolayısıyla ümit verici, yapılan bu sokağa çıkma
kısıtlaması önlemlerinin oldukça işe yaradığını görmekteyiz” dedi.
‘Bir iki haftaya pik, haziranda da bitmesini bekliyoruz’
Hastalığın ne zaman pik yapacağını sorulması üzerine Prof.
Dr. Çelik, “Daha öncede belirttiğim üzere haziran gibi düşünüyoruz. Bunun
bilimsel kanıtı yok, öngörümüz bu şekilde. Haziran gibi bitmesini ön görüyorum.
Pik yaptık mı Türkiye’de? Henüz yapmadık. Pik yapmak için henüz 1-2 hafta
olduğu kanısındayım. Umarım insanlarımız önlemlere uyarlar. Bu süreci yayvan
bir şekilde geçirmiş oluruz. Hem hastalık iş gücümüz artmamış olur”
şeklinde konuştu.
‘Takıntılı hale getirmeyin; giysilerden bulaştığına dair kanıt
yok’
Bilim Kurulu Üyesi Çelik, giysilerden ve ayakkabılardan
virüsün bulaştığına dair bir kanıtın bulunmadığını, dolayısıyla tedirgin
olunmasına gerek olmadığını söyleyerek, “Bakın bununla alakalı yapılmış
çalışmalar var. Çelik yüzeylerde, ahşap yüzeylerde 5 güne kadar yaşayacağını
öngörülen şeyler var. Burada önemli olan şudur, virüs bulaşıcı ve hastalık
yapıcı bir etkiye sahip midir? Öyle değildir, bu virüs yüzeylere bulaştıkça
bunun miktarı azalır. Hastalık yapıcı mikrobun miktarı azalmış olur. Eğer 100
tane mikrop insanda hastalık oluşturacaksa bu 5 günlük süre içerisinde bu
giderek azalır 5’e 2’ye, 1’e düşer belki. Siz onu saptayabilirsiniz çok
moleküler yöntemler ile ancak, bu hastalık oluşturmaz. Dolayısıyla
yiyeceklerden içeceklerden tabi ki normal temizliğimizi her zaman yapacağız.
Ancak öbür türlü takıntılı bir şekle getirmenin bir anlamı yok, oradan
bulaşmaz. Giysilerden bulaştığına dair bir kanıt yok, ayakkabılardan
bulaştığına dair bir kanıt yok. Virüsün burada bulunması ayrı bir şey bulaşıp hastalık
yapması ayrı bir şeydir. İnsanlarımızın bu konuda tedirgin olmasına hiç bir
sebep yok” dedi.
‘Viral yükün arttığın gördüğümüz tam iyileşmeyen dediğimiz
hastalar var’
Koronavirüs tedavisi görerek hastalığı atlatan insanların
tekrar hasta olmasının olası gözükmediğini aktaran Prof. Dr. Çelik; “Ben
bu durumda olan hastaların ilerde daha çok viral yükün arttığın gördüğümüz tam
iyileşmeyen dediğimiz hastalar var. İyileşen kişi, hekimce karar verilmiş,
kişisel negatifliği iki kere göstermiş hastaların tekrardan alma şansı yok gibi
gözüküyor. Ama bununla alakalı daha ileri gözlemlere ihtiyacımız var.
İyileştiyse o kişide artık meydana gelmiştir, o kişinin tekrar hasta olması
olası gözükmemektedir. Ancak bu kişilerin antikor düzeyinin ne olduğu konusunda
kesin bir fikrimiz yok. Ama pratik olarak hastalar şunu düşünsünler ‘ben bu
hastalığı atlattım bir daha hasta olmayacağım’ demeleri çok çok mantıklı ve
doğru geliyor” diye konuştu.Kullanılan maskelerin açık alan yerine tıbbi
atıklara atılmasını da ifade eden Çelik, “Ortamdaki maskeden bulaşma riski
var mı? Bunu demek çok zor ama bu ahlaki olarak ve çevre temizliği açısından
doğru değil. Onların dışarı atılmaması gerekiyor. Bunların yoğun virüs temasını
maruz kaldığını görürsek tıbbi atıklara atılmasında fayda var. Bulaştan çok
bunu çevreyi kirletmemek adına gerektiğini düşünüyorum” ifadelerini
kullandı.
‘Ramazan Bayramı’nda çok dikkatli davranın’
Şu anda olduğu gibi Ramazan Bayramı’nda da gerekli
tedbirlere uyulması, bayramlaşma programlarında dikkatli olunması gerektiğini
belirten Çelik; “Salgının bitmeyeceğini öngörürsek bunu yapmamak lazımdır.
Şimdi ne yapıyorsak o zamanda aynısını yapmak gerekiyor. Bu tür bir bayram
tebliğinde bulunmak akıllıca gözükmüyor. Çok dikkatli ve temkinli davranmak
gerekiyor. Sosyal mesafe kuralına uymak gerekiyor. Şu aşamada bayramda bu virüs
biter mi? Zor bir tarih, 23 Mayıs gibi denk gelecek. Bulaşıcılık açısından risk
taşır. Temkinli olmak gerekiyor” şeklinde konuştu.Kayseri’de iyileşen
vakaların çok fazla olduğunu Şehir Hastanesi olarak kaldırmayacakları bir yükün
bulunmadığını da sözlerine ekleyen Bilim Kurulu Üyesi ve Hastane Başhekimi
Prof. Dr. İlhami Çelik konuşmasını şöyle sürdürdü;”Sayı vermem doğru
olmaz. İyileşen vakalarımız çok çok fazla. Vefat eden hastalarımız da var
maalesef. Kıyasladığımız zaman iyileşen hastalarımız çok çok fazla. Bizim
amacımız tüm hastalarımızı kurtarmak. Çok yüksek rakamlarımız yok Allah’a
şükür. Elimizden geleni yapıyoruz. Kaldırmayacağımız bir yük yok ortada. Umarız
böyle devam eder. Eğer insanlarımız sosyal izolasyona devam ederlerse,
evlerinde kalmaya devam ederlerse çok daha rahat ve kolay atlatmış oluruz. Bu
durum tamamen vatandaşlarımıza bağlı. Önlemlere uyarlarsa çok rahat bir süreç
yürütebiliriz. Ancak uyulmazsa daha sıkıntılı süreçler yaşanması mümkün
olabilir.”
