Fickling, Basra Körfezi’ndeki monarşilerin bir zamanlar petrol zenginliklerinin
sefasını sürdüklerini, ancak Suudi Arabistan ve komşularının yakın zamanda
ciddi mali sorunlarla karşı karşıya kalabileceğini belirtti.
Bloomberg’deki yazısında son dönemde petrol piyasasında
yaşanan fiyat savaşlarına mercek tutan Fickling, mevcut savaşın Körfez
ülkelerindeki sürdürülebilir olmayan ekonomilerin ağır faturalarla karşılaşma
süresini hızlandıracağını vurguladı.
IMF’in verilerine göre Basra Körfezi’nde yer alan Katar,
Kuveyt, Birleşik Arap Emirlikleri (BAE), Suudi Arabistan, Bahreyn ve Umman’ın
mali varlıklarının 2014-2018 yıllarında ciddi şekilde azaldığına dikkat çeken
Fickling, şu değerlendirmeleri yaptı:
“Söz konusu 4 yılda bu 6 monarşinin varlıkları yaklaşık
yarım trilyon dolar azalarak 2 trilyon dolara geriledi. Petrole talepte
zirvenin en erken 2040’ta gerçekleşeceğini düşünürsek, IMF uzmanlarına göre
mevcut para 2034 yılına kadar yeterli olacak. Ancak petrolün varil fiyatı 20
dolar olursa, varlıklar daha hızlı tükenecek ve bu ülkelerin kasaları 2027’de
boşalacak.”
Yine IMF’nin verilerine göre petrol fiyatının 50-55 dolar
bandında olması halinde, Riyad’ın altın rezervlerinin 2024 yılında 5 aylık
ithalat giderleriyle hemen hemen aynı seviyeye geleceğini kaydeden Fickling,
“Bu son derece endişe verici bir perspektif. Zira sadece birkaç ay sonra
Suudi Arabistan ‘akla hayale gelmez’ bir krize girebilir ve Riyad, sabit dolar
kuru politikasında vazgeçmek zorunda kalabilir” öngörüsünde bulundu.
Basra Körfezi’ndeki monarşilerin bütçe dengesini sağlamak için
yüksek petrol fiyatlarına ihtiyaçlarına olduğu görüşünü aktaran Fickling, şu
çıkarımı yaptı. “Bölgedeki monarşiler, yaklaşık son 50 yıl boyunca
zenginlik dalgasının sefasını sürdüler ancak her dalga en nihayetinde sona
erer. Gelecek nesiller, bugün Körfez ülkelerinin sahip oldukları zenginlikleri
hiçbir zaman göremeyecek.”
