ilgili toplantısı herhangi bir somut sonuç alınmadan sona erdi.
İkisi aleni biri kapalı olarak düzenlenen önceki oturumlar,
Amerika’nın tek yanlı tutumu nedeni ile hiçbir somut sonuç alınmadan sona erdi.
Çin, Norveç ve Tunus, 4. bir toplantı talebinde bulunarak
Gazze’deki durum ve sivil kayıpların artmasıyla ilgili derin endişelerini dile
getirip çatışmanın derhal sona erdirilmesi, evrensel insani haklar da dahil
olmak üzere uluslararası hukuka tam saygı gösterilmesini ve özellikle
sivillerin korunması çağrısında bulundular.
Önceki oturumda ABD’nin tutumunu eleştiren Güvenlik Konseyi
dönem başkanı Çin Dışişleri Bakanı Wang Yi, Washington’un engellemesinin
Güvenlik Konseyi’nin tek ağızdan, oybirliği ile karar almasını engellediğini
vurguladı.
Wang Yi şöyle konuştu: “Amerika’nın ikiyüzlülüğü
uluslararası toplum tarafından eleştiriliyor. Filistin konusunda birçok
Müslüman çatışmada zarar gördü ama gözlerini bunlara yuman bir Amerika ile
karşı karşıyayız.”
Wang Yi Washington’u çatışmalar karşısındaki sorumluluğunu
üstlenmeye ve bu çatışmalara yönelik tutumunu yeniden açıklamaya çağırdı.
Çin Dışişleri Bakanı’nın ABD’nin olumsuz rolüne ilişkin açık
ve net duruşu ve de Güvenlik Konseyi üyeleri arasında İsrail’in Filistinlilere
karşı daha önce görülmemiş ve haksız suçlarını kınama bildirisinin
yayınlanmasına engel olması, Biden yönetiminin tüm insan hakları iddialarına
rağmen Siyonist rejimin Gazze Şeridi halkına yönelik insanlık dışı
saldırılarına ve Batı Şeria ve Kudüs’te Filistinlilere yönelik şiddetin
tırmanmasına göz yumduğunu gösteriyor.
Aslında Washington, İsrail’in kendini savunma hakkı
bahanesiyle, İsrail’in savunmasız Gazze halkına yönelik hava saldırılarını
meşrulaştırmaktadır.
Amerika, Güvenlik Konseyi’nin İsrail rejimine karşı sağlam
bir tavır almasını engelleyen uzun bir geçmişe sahiptir. Bu bağlamda Siyonist
rejimi desteklemek için veto hakkını 44 kez kullanmıştır ve birçok durumda
İsrail karşıtı meselelerin konseyin gündeminde yer almasını engellemeye
çalışmıştır.
Amerika, siyonist rejimin masum Filistin halkına yönelik
yeni acımasız saldırılarında, Güvenlik Konseyi’nin iki kapalı toplantısında,
yalnızca gerginliğin sona ermesi çağrısında bulunan başkanlık bildirisinin
onaylanmasına bile karşı çıktı.
Biden yönetimi, önceki ABD yönetimlerinin siyasetleri
doğrultusunda, çok taraflılığı ve insan haklarını desteklemeye yönelik abartılı
iddialarına rağmen, İsrail’i desteklemede Trump yönetiminden hiçbir farkı
yoktur. Bu yüzdendir ki Biden’dan dışişleri bakanı ve savunma bakanına kadar
tüm üst düzey Amerikalı yetkililer, İsrail’in kendini savunma hakkı bahanesi
ile Filistinlilere yönelik insanlık dışı
eylemlerine fiilen yeşil ışık yakmıştır.
Ancak Biden yönetiminin bu tutumu, ABD Kongresi’nde bile
geniş çapta eleştirildi. Gazze’de acil ateşkes gerektiğini vurgulayan bağımsız
bir ABD senatörü olan Bernie Sanders, “İsrail, ABD’nin yaklaşık 4 milyar
dolarlık askeri yardımını, bölgedeki insan haklarını ihlal etmek için
kullanılıyor. Bu yasa dışı bir eylemdir.” açıklamasında bulundu.
