Şam Heyeti’nin (HTŞ) lideri Ebu Muhammed el-Culani PBS kanalına röportaj
verdi.
Muhabiri Martin Smith’e konuşan Culani’nin ifadelerinden
satır başları şu şekilde:
‘’Cevlani: Avrupa ve
Amerika’ya tehdit değiliz’’
‘Amerikalıların ne yapmasını istiyorsun? Amerika’ya mesajınız
nedir?’ sorusuna Culani’nin cevabı, Suriye’de ABD’den medet umduklarını
belirten nitelikte oldu.
Culani, ‘Onlara mesajımız kısa. Burada sizin için herhangi
bir tehdit oluşturmuyoruz, bu yüzden insanları terörist olarak
sınıflandırmanıza ve onları öldürmenin ödüllerini duyurmanıza gerek yok. Ve
ayrıca, tüm bunlar Suriye devrimini olumsuz etkilemez. Bu en önemli mesaj. ‘
ifadelerini kullandı.
Cevabının devamında Culani, ABD’nin istediği takdirde Rusya’yı
Suriye’den çıkarmak ve Başkan Esad’ı devirmek için gerekli imkanlara sahip
olduğunu ancak bunu yapmadığını belirtti.
“ABD’ye karşı
savaşmak istediğimizi söylemedik”
‘Eylül 2014’te ABD ve müttefikleriyle savaşmaya yemin
ettiniz. Değiştiniz mi?’ sorusuna gelen cevap da bir hayli ilginçti.
Culani, böyle bir söylemde bulunmadıklarını, ABD’ye ve
Avrupalılara Suriye üzerinden saldırı düzenlemek gibi bir isteklerinin
olmadığını, yine de bölgede Batı’nın bazı politikalarını eleştirdiklerini ifade
etti:
‘’Evet, bölgedeki bazı Batı politikalarını eleştirdik, ancak
ABD’ye ve Suriye’den gelen Avrupalılara karşı bir savaş yürütmek doğru değil.
ABD’ye karşı savaşmak istediğimizi hiç söylemedik. Öyle bir
şey demedik. Ama bizimle çalışan ya da bize bağlı olan bazı insanları vuran
ABD’nin bazı saldırılarına maruz kaldık. Biz de bu politikaları hedef almaya
bir tepki olarak eleştirdik.
Ayrıca bir şeyi tartışmak istiyoruz: Terörizmin tanımı
nedir? Terörizm, bunu nasıl tanımlıyorsunuz? Bugün her ülkenin bir terör
listesi var. Ülkenin karşı olduğunu iddia ettiği herhangi bir kişi veya parti
otomatik olarak terör listesine eklenir. Artık dünyadaki herhangi bir ülke
tarafından benimsenen bir politikadır. Küçük ülkelerin bile terör listeleri var
ve kendilerine karşı çıkan herkesi terörist olarak sınıflandırıyorlar. Yani terörizmin ne anlama geldiğine dair henüz
kesin bir tanım yok.’’
Smith’in “intihar bombacıları kullandınız mı?”
sorusuna Culani, ‘’Evet, bazı savaşlarda kullandık. Bu ne anlama geliyor? Bu
bir silah. Düşmanla savaşmak için kullanabileceğimiz uçaklarımız yok. Ama asıl
soru, bunlar kime karşı görevlendirildi?’’
Culani intihar bombacılarının Şii ve alevi askerlere karşı
kullanıldığını belirtti ve bu durumun intihar bombacısı kullanmayı meşru hale
getirdiğini ifade etti, ’’ Bu bir rezillik eylemi değil, onurlu bir davranış.
Bu bir araç, kendi başına bir son değil. ‘’ dedi.
Suriye’de savaşmak için para ve militan desteği aldığını
bunun için el-Kaide ile bağlantıya geçtiğini söyleyen Culani, ‘’ Önce benimle gelmesi için 100 adam
istedim. Ama Suriye’ye gitmem fikrini hoş karşılamayan birçok lider vardı, bu
yüzden benimle sadece altı kişi geldi. Sadece altı kişiyle geldim.
Paraya gelince, bana verildi – o zamanlar İslam Devleti
fakirdi. Çok parası yoktu. Bu da kısa bir süre için ayda 50-60.000 dolar
civarındaydı. Sonrasında arttı.
Şu anda bahsettiğimiz şey hayatımın, deneyimimin, tarihimin
hikayesi. Ben buyum. Biz buyuz. Bu şekilde büyüdük ve ulaştığımız şeye bu
şekilde ulaştık.
Bu parayı savaşmak için kullandık. Suriye’nin her yerine
yayılmıştık. Çok para ve adam gerektiriyordu. Yani altı kişi kesinlikle
yayılmamız için yeterli bir güç değildi. Bir yıl içinde, ilk yıl boyunca 5.000
olduk. Para da çoğaldı ve Suriye’de çok geniş bir alana yayılabildik.’’ ifadelerini
kullandı.
