Rasthaber – İzmir Dokuz Eylül Üniversitesi (DEÜ) Deprem Araştırma ve
Uygulama Merkezi Müdürü ve Jeoloji Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr.
Hasan Sözbilir, Muğla’nın Datça ilçesi açıklarında meydana gelen depremlerle
ilgili açıklamalarda bulundu.
Sözbilir’in konuşmalarından satır başları şöyle:
” Ana şok sınıfına giren bu depremler, 1’den çok
gerçekleşti. 3 ve 4 büyüklüğünde çok sayıda deprem meydana geldi. Bu tür
birbirine yakın büyüklükteki depremlerin olduğu zamanlarda daha çok ‘volkanik
kökenden mi kaynaklandığı’ konusunda bir soru işareti oluşuyor. Dolayısıyla
bölgeye baktığımız zaman volkanları görüyoruz. Bu volkanlara baktığımız zaman
Datça’dan Yunanistan’a doğru bir yay şeklinde uzanıyor. Bölgede çok sayıda
volkanik ada bulunuyor. Bunlar tarihsel dönemlerde çok defa püskürüp insanlar
için can ve mal kaybına yol açmış. Ayrıca bölgede çok sayıda fay da bulunuyor.
Bunlar da geçmişte deprem üretmiş faylar. Bölgedeki bazı fayların kırıldığını
görüyoruz. Öteki faylar 6.5’i aşan depremler üretebiliyor. Bu fayların bu
boyutta deprem üretmesi durumunda Güney kıyılarımız özellikle Datça
taraflarında tsunami tehlikesi oluşabilir.”
Prof. Dr. Sözbilir, Datça’nın kıyı kesimlerini işaret
ederek, “Buradaki zayıf zeminlerde ve binalarda problem oluşacak. 6.5’i
aşması durumunda ise tsunami yaratma tehlikeleri var. Bu olay gerçekleşirse Kos
adası, Rodos Adası ve Datça Yarımadasının bazı kesimlerinde tsunami oluşabilir.”
dedi.
Bölgedeki hareketliliğin İzmir ve İstanbul’daki olası bir
depremle bağlantısı olup olmadığına yönelik bir soruya ise Prof. Dr. Sözbilir,
“İstanbul ve İzmir ile bu depremlerin bir bağlantısı yok. Bölgede kendi
içinde tekil fay dediğimiz, çok sayıda fay var. Bunlar ne yapabilir, yanındaki
fayı tetikleyebilir. Buradan İzmir’deki fayı tetikleme olasılığı yok. İzmir ve
İstanbul için bir tehlike oluşturmuyor” dedi.
