ilgi odağı olmaya devam ederken, Almanya’nın önde gelen medya kaynaklarından
Deutsche Welle, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’in, İran’ın yaptırımlarla
mücadele konusundaki uzmanlığından ders aldığını yazdı.
Deutsche Welle konuyla ilgili olarak şunları yazdı: ‘Rusya Devlet
Başkanı Vladimir Putin, Tahran’da İslam İnkılabı Dini Lideri Ayetullah
Seyyid Ali Hamanei’yi ziyaret etti. Gözlemciler, Moskova’nın ABD ve Avrupa
Birliği’nin yaptırımlarını aşmanın yollarını aradığını ve İran’ın yaptırımlarla
mücadele konusundaki uzmanlığından ders aldığını düşünüyor.’
George Mason Üniversitesi profesörlerinden Mark Katz,
Deutsche Welle’ye şunları söyledi: ‘Hem Rusya hem de İran Batı yaptırımları
altında olduğu için, ikisi de onları etkisiz hale getirmek için işbirliği
yapmak istiyor, ancak İran’ın ne kadar yardım edebileceği tartışılır.’
Gözlemciler, kısa vadede petrol fiyatlarının etkisinin Rusya
için yaptırımlardan daha önemli olduğunu düşünüyor. Rusya, geçen yıl petrol ve
gaz satışlarından varil başına ortalama 69 dolar fiyatla 119 milyar dolar
kazandı. Bu ayda fiyatlar varil başına 115 dolara ulaştı ve petrol geliri Rusya
bütçesinin %40’ını oluşturuyor.
Amerikalı tarihçi ve analist Nicholas Mulder şunları
söyledi: ‘En iyi koşullarda bile ekonomik yaptırımların yüzde 10 ila 30’luk bir
başarı oranına sahip olduğunu biliyoruz. Rusya gibi büyük bir ülkenin onların
yükünün altında ezileceğini düşünmek saflık ve boş bir umuttur.
Önce yaptırımlarla neye ulaşmak istediğimizi tanımlamamız
gerekiyor. Acaba yöntemi değiştirmek mümkün mü? Batı bunu İran’da, Venezuela’da
ve Kuzey Kore’de denedi ve hiçbir zaman işe yaramadı.
Avrupa başka enerji kaynakları bulabileceği gibi, Rusya da
mikroçipler gibi başka ambargolu mal kaynakları bulacaktır.’
Öte yandan, gözlemciler, Rusya ve İran’a aynı anda yaptırım
uygulamanın, ileriye dönük en iyi yol olmayabileceği hatırlatmasında
bulunuyorlar.
George Mason Üniversitesi profesörlerinden Katz şu
ifadelerde bulunuyor: ‘Batılı hükümetler için daha mantıklı olan yaklaşım,
Rusya ile İran arasında birine öncelik vermesidir. Rusya şimdi Batı çıkarları
için çok daha büyük bir tehditse, o zaman Batılı hükümetlerin yapabileceği şey
İran’a uygulanan yaptırımları kaldırmayı teklif etmektir.
Amerika, Avrupa’nın Rus petrolünü satın almayı bırakmasını
istiyor ancak Amerika’nın Arap dünyasındaki müttefiklerinden ek kaynaklar
bulamıyorsa, o zaman Avrupa’nın Rus petrolü yerine İran petrolünü satın alması
mantıklıdır.’
Amerika’nın haftalık dergisi Newsweek de geçen hafta çarşamba
günü şunları yazdı: ‘Putin, geçen hafta Tahran’a yaptığı ziyarette Ukrayna’ya
saldırı emri verdiğinden bu yana ilk kez eski Sovyetler Birliği sınırlarının
dışına çıktı. Bu, Batı’nın karşısında olabilecek ve onun üzerinde baskı
oluşturabilecek yeni bir ittifak türüdür. Bu ziyaret, Suriye krizinin çözümü
için düzenlenen Astana Süreci toplantısı kapsamında gerçekleştirildi. Bu
toplantı ilkeli eylemleriyle Suriye sorununun önemli bir kısmının çözülmesine
neden olmuştur.
Berlin’deki Alman bir uzman olan Yannis Klug da Reuters’a
verdiği röportajda şunları söyledi: ‘İran, Moskova’ya yaptırımlarla mücadele
konusunda dersler verebilir. Rusya, İran ile işbirliği karşılığında askeri
mallar ve muhtemelen hammadde veya tahıl sağlayabilir.’
