Direniş Gruplarının Bölgedeki Denklemi

rasthaber
Rasthaber –  Irak Ketaib Hizbullah grubu yayımladığı bildiride (okumakiçin tıklayınız) siyonist rejimin Filistinliler ve Kudüs’e karşı cinayetlerinin
devam etmesine değinerek, işgal rejimi ile mücadele etmek üzere Kudüs
denklemine dahil olduğunu bildirdi.

Kudüs yıllardır siyonist rejim İsrail ile Direniş grupları
arasında çatışmaların ve savaşın merkezinde yer alagelmiştir. Son 4  yılda ise Kudüs’ün siyonist rejim İsrail ile
Filistinli direniş grupları arasındaki çatışmalardaki rolü her zamandan daha
büyük olmuştur.  Bunun asıl nedeni
Amerika eski başkanı Donald Trump döneminde Amerika’nın yasa dışı eylemleri
idi.  Bu bağlamda Amerika başkanı Donald
Trump Aralık 2017’de yasa dışı bir karar alarak, Kudüs’ü İsrail’in başkenti
olarak açıkladı ve Mayıs 2018’de de Washington’un büyükelçiliğini Telaviv’den
Kudüs’e taşıttı. Bu girişim, Amerika’nın Avrupalı ortakları tarafından bile
geniş çaplı itirazlar ve eleştirmeler ile karşılaştı.

Trump’ın hamlesi, siyonist rejim İsrail’in Kudüs’ün sahibi
olduğu yanılsamasını yarattı.  Kudüs’ün
tamamının rejimin kontrolü altında olduğu yanlış varsayımıyla, Kudüs’te yaşayan
Filistinlilere yönelik baskılar da arttı. 
Şeyh Cerrah bölgesindeki yaygın şiddet ve son 12 günlük savaşa yol açan
Kudüs’teki Filistinlilerin evlerine ve topraklarına el konulması Siyonist Rejim
İsrail’in belli başlı cinayetleri ve suçları arasında yer alıyor. 12 gün süren
Gazze savaşının ateşkesle bitmesine rağmen siyonist rejim İsrail, Kudüs’te
yaşayan Filistinlilere yönelik yaygın şiddet uygulamaya devam ediyor.

Korsan İsrail bu suçları işlese de, direnişin grupları ve
liderleri bile rejimi defalarca Kudüs’e yönelik cinayetlerin devamının bölgesel
bir savaşın önünü açabileceği konusunda uyardı. Diğer bir deyişle, Kudüs’te
yaşayan Filistinlilere ve Mescid-i Aksa’ya yönelik cinayetlerin devam etmesinin
sonuçları, İsrail’in Filistinli gruplarla olan çatışmasıyla sınırlı kalmayacak
ve direniş ile İsrail rejimi arasında büyük çaplı çatışmalara yol
açabilecektir. Bu bağlamda Lübnan Hizbullah Hareketi Genel Sekreteri Seyyid
Hasan Nasrullah, “Kudüs’ün Kılıcı” savaşının sona ermesinin ardından
yaptığı konuşmada yeni denklemleri açıklarken, Siyonist rejimi işgal altındaki
Kudüs’teki kutsal mekanlara herhangi bir saldırının sonuçları konusunda uyarıda
bulundu ve bunun bölgesel bir savaşı tetikleyebileceğini belirtti.

Görünen o ki Seyyid Hasan Nasrullah’ın bu uyarısı sözlü
durumdan çıkmış ve uygulanma aşamasına gelmiştir. Hizbullah’ın Irak’taki kolu
Ketaib Hizbullah da, Kudüs denklemine dahil olduğunu ve Siyonist rejimin Filistin
direniş gruplarıyla savaşına dahil olacaklarını resmen açıkladı. Hizbullah’ın
Irak’taki kolu Ketaib Hizbullah yaptığı açıklamada, kutsal yerleri korumaya ve
kutsal yerleri savunarak bu yolda geri adım atmayacaklarına bağlı kaldıklarını
vurgulayarak, Seyyid Hasan Nasrullah’ın “herhangi bir tehlike Kudüs’ü
tehdit ederse bölgesel savaşın ortaya çıkacağı”yönündeki sözlerine bağlı
kaldığını bildirmiştir.

Ketaib Hizbullah’ın diğer bazı direniş gruplarının da benzer
bir kararı beraberinde getirmesi muhtemel olan bu kararı, Kudüs’ün Kılıcı
Savaşı’nın önemli sonuçlarından biridir. Birçok analist, Kudüs Kılıcı
Savaşı’nın Siyonist rejime karşı savaşta yeni denklemler oluşturduğunu
belirtti. Ketaib Hizbullah’ın  Kudüs denklemine
dahil olacağının açıklanması, bölgedeki direniş gruplarının birlik ve
beraberliğine işaret etmekte ve Siyonist Rejim İsrail’in Filistinlilere yönelik
şiddet ve suçlarının devam etmesinin rejime ağır bedeller ödetebileceğini
göstermektedir. Nitekim 12 Günlük Gazze savaşında da bu durum gerçekleşti.

Parstoday

Bu Haberi Paylaş
Yorum Bırakın