Ensarullah yetkililerinden biri, İran’ın Yemen ablukasını kırma yönündeki girişimine teşekkür ederek Suudi Arabistan’a kararlı ve sert bir uyarı mesajı gönderdi.
Suudi Arabistan’ın San’a Havalimanı’na yönelik küstah saldırısı ve Yemen Silahlı Kuvvetleri’nin buna karşılık Abha Havalimanı dahil olmak üzere bazı Suudi havalimanlarını hedef alan misillemesinin ardından yaşanan son gelişmeler ışığında, Ensarullah Siyasi Büro Üyesi Ali el-İmad bir açıklama yaptı. El-İmad, Yemen ablukasını kırma mücadelesinin sadece siyasi bir manevra ya da askeri bir baskı taktiği olmadığını, sarsılmaz bir görev ve ulusal bir sorumluluk olduğunu belirtti.
“Suudi Arabistan’ın Yemen’e Yönelik Düşmanca Adımları, ABD ve İsrail’e Hizmet Etmektedir”
Ali el-İmad, açıklamalarını şöyle sürdürdü: “Yemen liderliği, halkına olan bağlılığıyla ve onların 11 yılı aşkın süredir devam eden acılarına son vermek amacıyla, düşmanın tüm engellemelerine ve düşmanca hareketlerine aldırmaksızın ablukayı kırmak için pratik adımlar atmaya devam edecektir.”
Al-Masirah internet sitesine konuşan Ensarullah yetkilisi, Suudi rejiminin San’a Havalimanı’na yönelik saldırganlığının, bu rejimin gerçek yüzünü ve rolünü bir kez daha deşifre ettiğini belirtti. El-İmad, Riyad’ın bu yaklaşımın askeri ve güvenlik alanında gerilimi tırmandıracağını bilmesine rağmen, ABD ve siyonistlerin ajandasına hizmet etmek doğrultusunda Yemen halkına yönelik zalimane ablukayı sürdürme gayretinde olduğunu gösterdiğini vurguladı.
Ablukayı kırma operasyonları sırasında Yemen sahasında görülen resmi ve halk toplu birlikteliğinin, hazırlık düzeyini ve sorumluluk bilincini ortaya koyduğunu söyleyen el-İmad, Yemenlilerin abluka tamamen kalkana kadar haklarını geri almaya kararlı olduklarını teyit ettiğini belirtti. Yemen siyasi ve askeri liderliğinin, ablukanın kaldırılmasını milyonlarca Yemenliye karşı doğrudan bir sorumluluk olarak gördüğünü ekledi.
Ali el-İmad, “Ülkelerinden göç etmek zorunda kalan milyonlarca Yemenli, vatanlarına dönmeyi ve normal bir yaşam sürmeyi arzulamaktadır. Ayrıca binlerce hasta, bu zalimane abluka sebebiyle tedaviden mahrum kalırken, öğrenciler ve diğer Yemen vatandaşları da ülkeye giriş-çıkış gibi en temel haklarından mahrum bırakılmaktadır” dedi.
Yemenlilerin birçoğunun tıbbi tedavi için seyahat edememeleri nedeniyle hayatını kaybettiğini ifade eden el-İmad, “Vatandaşların kendi ülkeleri içinde özgürce hareket etmesini, herhangi bir sivil veya devlet uçağıyla normal seyahat etmesini engelleme hakkı kimdedir?” sorusunu yöneltti.
“İranlılar Cesaretle Yemen Ablukasını Kırdı”
Yemenli yetkilisi, açıklamalarının devamında İran’ın Yemen’e uçuşlar gerçekleştirerek verdiği destek girişiminden övgüyle bahsederek şunları vurguladı: “İran bu adımı, olası tehlikelerin tamamen bilincinde olarak atmaktadır. İranlı pilotlar, sivil uçakları hedef almaktan çekinmeyecek kadar cani bir düşmanla karşı karşıya olduklarını bildikleri halde cihat ve şehadet ruhuyla hareket etmektedirler. Olası bir saldırıyı öngörerek alternatif bir havalimanı da belirlemiş durumdayız.”
Ali el-İmad, “İran, mazlumların yanında durma taahhüdünü göstererek insani ve İslami sorumluluğuyla Yemen’in yanında yer alan tek ülke olmuştur; Yemen halkına yönelik zalimane ablukanın uygulanmasında rol oynayan Arap koalisyonunun aksine hareket etmiştir” dedi.
İran’ın bu adımının hastalar, göçmenler, öğrenciler ve genel olarak tüm Yemenliler tarafından büyük bir memnuniyetle karşılandığını belirten el-İmad, bu durumun İran’ın halkın davalarını desteklemedeki ve cepheleri birleştirmedeki rolünü ortaya koyduğunu ifade etti. Yemen’in yanında durmanın dini ve insani bir görev olduğunu ve bu görevde kusur edenlerin sonuçlarına katlanacağını belirtti.
Ensarullah yetkilisi, Yemen toplumunun her kesiminin, hatta Ensarullah’a muhalif olanların bile ablukayı kırmaya yönelik bu girişimi desteklediğini ve İran’a teşekkür ettiğini, Yemenli ve diğer Arap sosyal medya kullanıcılarının ablukanın kırılmasına yardımcı olduğu için İran’a şükranlarını sunduklarını aktardı. Bu tepkilerin, İran’ın zamanında attığı adımın önemini gösterdiğini ve Suudi Arabistan’ın tutumunun gerçek yüzünü ifşa ettiğini dile getirdi.
“Suudi Arabistan Kendi Çıkarlarını Bile ABD ve Siyonistler İçin Feda Ediyor”
Ali el-İmad, “Yaşananlar herkese kanıtladı ki Suudi Arabistan, bölgedeki siyonist rolünü sürdürmek uğruna kendi havalimanlarının vurulmasını göze almaya ve hatta kendi halkının çıkarlarına zarar vermeye hazırdır. Suudi Arabistan, canilikte ABD ve siyonist rejimden geri kalmadığını kanıtlamıştır” dedi.
Ensarullah yetkilisi, “Tarih, Suudi Arabistan siyasetinin gerçek yüzünü ortaya koymuştur; ancak bu gerçek, Suudilerin egemenlik gibi asılsız bahanelerle sivillerin seyahat etmesini engellemek için sivil bir uçağın peşine düştüğünü, öte yandan ABD ve siyonist savaş uçaklarının kendi topraklarından Yemen’e saldırmasına izin verdiğini gördüğümüzde daha da netleşmiştir. Suudi Arabistan’ın bu yalanı ve riyakarlığı herkes için tamamen açığa çıkmıştır ve artık kimseyi kandıramaz” ifadelerini kullandı.
Ablukayı kırmak için gerçekleştirilen uçuş sahnesinin, Yemen devleti ve halkı arasındaki fedakarlığın en üst düzey sembolü olduğunu belirten el-İmad, Yemen siyasi ve askeri liderliğinin, düşmanın cani yapısını ve anlaşmaları ihlal etme geçmişini çok iyi bilerek bu savaşı yönetmeye hazır olduğunu kaydetti. Suudilerin daha önce de esir değişimiyle ilgili dört anlaşmada engellemeler çıkardığını hatırlattı.
“Yemen’in Şimdiye Kadar Yaptığı Her Şey Suudiler İçin Sadece Bir Uyarı Mesajıydı”
El-İmad, Suudi Arabistan’ın San’a Havalimanı’na yönelik saldırısının hemen ardından, üst düzey yetkililerden oluşan bir Yemen hükümet heyetini taşıyan bir İran yolcu uçağının Hudeyde Uluslararası Havalimanı’na başarıyla iniş yapmasına değinerek; bu heyetin cesaretini ortaya koyduğunu, gerekirse Yemen ablukasını kaldırmak için canlarını feda etmeye hazır olduklarını gösterdiklerini belirtti.
Ensarullah yetkilisi, Yemen devlet kurumlarının koordineli bir şekilde rollerini yerine getirdiğini ve şu anda San’a Havalimanı’nın yeniden inşası ile uçuşların yeniden başlaması için çalıştıklarını açıkladı. El-İmad, “Düşman bilmelidir ki abluka kırılacaktır, hava trafiği devam edecektir ve her küstahça harekete daha şiddetli bir yanıt verilecektir. Yemen’in şimdiye kadar yaptığı her şey sadece bir uyarı mesajından ibarettir” dedi.
Gözlemciler, son gelişmelerin İran ile Yemen arasında jeopolitik, askeri ve stratejik açıdan büyük önem taşıyan ilk doğrudan saha ittifakının zeminini hazırladığına inanıyor. Bu durum dünyayı, özellikle Hürmüz Boğazı savaşı ile Babülmendep savaşı üst üste binerse, bu dayanışmanın sonuçlarını öngörmeye sevk ediyor; zira bu senaryo tüm dünya ekonomisini benzeri görülmemiş ve karmaşık bir krize sürükleyebilir.
