derinleşen bağlara vurgu yapan el-Akhbar, şunları yazdı: Washington, Riyad ve
Tel Aviv bu bağları önlemek için çalışıyor ve Riyad’a bağlı medya ve Müslüman
Kardeşler bu ilişkilere karşı çıkmakta ısrar ediyor.
Zamanla Yemen ile Filistin davası arasındaki ilişkiler ve
manevi boyuttan siyasi ve askeri boyuta geçiyor ve derinleşiyor. ABD, Suudi
Arabistan ve İsrail bu bağları önlemek, en azından sınırlamak ya da
pekiştirmelerini engellemek için çalışıyor. ABD ve müttefiklerinden gelen yeni
barış girişimleriyle, Ensarullah hareketinin diğer bölgelerden ayrılmış coğrafi
alanlardaki varlığını sınırlamaya çalışırken, Yemen’in gücünü ve bölgesel
nüfuzunu ele geçirmeyi planlıyor.
ABD ayrıca Yemen’i bölgesel denklemdeki varlığından mahrum
bırakabilmek için kendi koşullarını da dayatmaya çalışıyor. Bu bağlamda kaynaklar, Washington’un insani süreci diğer sorunlardan ayırıp, koz olarak
kullanarak, kuşatmasını kaldırması için cazip tekliflerde bulunduğunu belirtti.
Ancak asıl amaç insani yardım değil, Yemen’i egemenliğini ve işgal altındaki
toprakları yeniden kazanma planlarından uzaklaştırmak.
Hamas hareketinin Sana’daki temsilcisi Muaz Ebu Şemale, bundan
sonra da aynı doğrultuda başka eylemlerde bulunulması muhtemel, manevi boyutu
olan sembolik bir eylemde bulundu ve Ensarullah Siyasi Konseyi üyesi Muhammed
Ali el-Husi’ye Filistin davasını desteklemedeki rolü için teşekkür etti.
El-Husi bu toplantıda Yemen halkının Filistin ulusunun
mücadelesine verdiği desteği vurgulayarak şunları söyledi: ‘Yemen halkı tüm Filistinli
gruplara aynı gözle bakıyor ve destekliyor.’
Ayrıca el-Husi, Filistinlileri desteklemenin bir görev ve
onur olduğunu söyledi.
Daha önce de İslami Cihad Hareketi Genel Sekreteri Ziyad
en-Nahle önemli bir tutum sergileyerek, Yemen halkına Filistin halkıyla
dayanışma ilan etme ve destekleme konusundaki tutumlarının yanı sıra
El-Husi’nin (Ensarullah Hareketi Genel Sekreteri) Filistin halkına yönelik
bağış toplama çağrısı için teşekkür etmişti.
