Rasthaber – Amerika kıtası sadece sömürge tamahları olan Katolik ve
Protestan Avrupa burjuvazisinin “yeni dünyası” değildi. Avrupa’nın şahit olduğu
en barbar din savaşlarından, zulüm, terör, açlık, hastalık ve diktatörlüğünden
kurtulmak isteyen toplulukların da inançlarını ve hayallerini daha güvenli,
daha özgür ve daha müreffeh yaşayabilecekleri “kurtuluş” diyarıydı. Bu küçük
toplulukların yanında şüphesiz Avrupa’dan sömürge diyarlara vuku bulan kitlesel
göçün dönemin monarşileri tarafından organize edilip teşvik edildiği de
doğrudur. Zira sömürge devletlerin uzak diyarlarda tutunabilmesi için nüfus
artışına ihtiyacı vardı. Canilerin, tecavüzcülerin uzak diyarlardaki kolonilere
taşınması, hapishanelerde olanları beslemek yerine uzak sömürgelerde
kullanılması, suç işleyenlerin ceza olarak uzak diyarlara sürgün edilmesi,
hatta efendilere hizmet karşılığında toprak, silah ve makam vaat edilmesi, “ne
kadar baskı ve zulüm o kadar göç” siyaseti de yürürlükteydi.
‘MAZLUM’ YAHUDİLER İÇİN DEVLET
O ilkel ve vahim koşullar, nispeten farklılıklar arz etse de
modern zamanlarda milyonlarca insanın doğudan Batı Avrupa’ya iş, aş, eğitim ve
birçok sebepten mütevellit “göç” etmek zorunda kalmaları ile kıyaslanabilir.
İspanyol, Portekiz, Fransız, İngiliz, Hollandalı (New York aslında bir Hollanda
kolonisi olarak New Amsterdam idi), Alman kolonileri misali Avrupa Yahudi
burjuvazisi de Amerika kıtasında benzer bir amaç gütmüştü. Önceki yazımızda
Avrupa Siyonist Yahudi burjuvazisinin Filistin’i neden özel olarak tercih
ettiğini açıklamıştık. Zira esas amaç “mazlum Yahudi halkı” için bir “ulus
devlet” inşa etmek, sadece kendilerine ait toprak ve idare olsaydı bu sorunu
çözen birçok alternatif vardı:
Mordecai (Mordahay) Manuel Noah (Nuh), New Yorklu Şerif,
(Emniyet Müdürü, Jandarma Komutanı) siyasetçi, diplomat ve nüfuzlu bir finans
spekülatörüydü. ABD’nin en yüksek makamlarına gelebilmiş Endülüs
(Portekiz-İspanya) asıllı bir Safaridim Yahudi’si idi. ABD’nin resmi kuruluş
ilanından 3 sene sonra 1785’te Philadelphia’da doğdu. Yunanca diye tedavüle
sokulan Arabi iki kelimeden oluşur, Filo ve Delfiya. Mordecai, ABD tarihinde
köleliği en hararetli savunan, siyah adamın en sert düşmanı ve siyahilere
özgürlük verilmesi halinde tüm ülkenin güvenliğinin tehlikeye gireceğini
savunan bir ırkçıydı. 1813’te ABD’nin Tunus Konsolosuydu. Meşhur Monroe
Doktrininin (Amerika kıtasını ABD’nin arka bahçesi olarak tanımlayan ve Avrupa
devletlerinin buraya müdahalesini savaş sebebi olarak kabul eden bildirge)
sahibi o tarihte Dış İşleri Bakanı olan James Monroe (ABD kurucu
Başkanlarından, ve ABD’nin beşinci Başkanı) “dininin telkinleri asli
konsolosluk görevlerinin önüne geçmesi” sebebiyle Mordecai’yi görevden alır.
Mordecai, 1825’te, Siyonizm öğretesine bağlı olarak,
“Tanrının Amerikayı Avrupa Yahudileri için yeni bir vatan olarak seçtiğini,
Kızılderililerin kayıp 12. İsrail kabilesinden olduklarını, halkını tufandan
kurtaran Nuh’un gemisinin oturduğu kutsal Ararat ismine atfen” New York
eyaletine bağlı Niagara Şelalelerine yakın Büyük Adada (Grand Island)
Avrupa’dan göç edecek mültecilere bir koloni kurar. Ararat Kolonisinin
girişinde İngilizce ve İbranice, “Yüce İsrail dinle, Tanrı bizim Tanrımız tek Tanrıdır.
Ararat Yahudiler için bir vatan” ibaresi yer alır. Proje çok ses getirir ama
oraya taşınacak az sayıda Yahudi bulur.
AFRİKA-RUSYA-JAPONYA
1903’te İngiliz hükümeti, Siyonizm’in kurucusu olarak telkin
edilen meşhur Theodor Herzl’in sunduğu Yahudiler için İngiltere’nin sömürgesi
olan Doğu Afrika’da Uganda-Kenya-Etiyopya üçgeninde bir “geçici ulus devlet”
kurma önerisini kabul eder. Siyonizm’e gönül vermiş birçok nüfuzlu Yahudi bu
planı “tarihi İsrail devletine ihanet” olarak telakki eder. Bununla birlikte
Doğu Afrika’da yaşayan Protestan ve Katolik beyaz Avrupalılar bu plana şiddetle
itiraz ettiler. 1905’te bu plan rafa kaldırıldı.1917 Sovyet Rusya devriminden
sonra, tüm farklı etnik kökenden, dinden ve dilden gelenlere özerk idareler
verilir. 1928’de dönemin Sovyet lideri Stalin, Siyonizm’e alternatif olarak,
Yahudiler için Sovyet Sosyalist Cumhuriyetler Birliğine bağlı “sosyalist bir
ulusal” özerk idare olarak Birobican Yahudi Özerk Cumhuriyeti kurulur. O
tarihte Yahudi nüfus toplam nüfusun yüzde 16’sını oluşturmaktaydı. Halen
varlığını sürdüren “Birobican Yahudi Bölgesi” Trans Sibirya demiryolu üzerinde,
Çin sınırına yakın yerdedir. Bugünkü nüfusu 80 bin dolayındadır. Ancak Yahudi
nüfus oranı sadece yüzde 1’dir. 1991’de Sovyet Rusya’nın çöküş döneminde
İsrail’e göç eden 1 milyon Rus Yahudi’siyle birlikte İsrail’e göç ettiler.
1934’te Japonya İmparatorluğu “Fugu Projesi-Balon Balığı
Projesi” adını verdikleri bir plan ile “zengin, zeki ve girişken” 600 bin
Avrupalı Yahudi’yi Japon işgali altında olan Şanghay veya Kuzey Mançurya
bölgesine taşınması halinde bunun “Japon ekonomisine önemli katkılar
yapacağına” inanır. Japon burjuvazisi İmparatora, bu projenin “tehlikeli”
olduğunu, “Fugu balığının lezzetli ama aynı zamanda çok zehirli bir balık”
olduğunu telkin eder ve plandan vaz geçmesini isterler. Avrupalı Yahudileri
Avrupa’dan taşıma görevi o tarihte henüz Japonya’nın müttefiki olan ABD
uçakları yapacaktı. Ancak çok hızlı bozulan Japonya-ABD ilişkileri ve Japon
burjuvazisinin itirazları sebebiyle projeden vazgeçilir. Fugu balığı bir tür
balon balığıdır. Japonya’da çok pahalı, onlarca çok lezzetli ama usta ellerce
özenle hazırlanmazsa öldürücü bir balıktır. Biz de yenmesi tavsiye edilmez.
Nazi Hitler Almanya’sı tarafından 1940’ta gündeme gelen tüm
Yahudilerin Avrupa’dan Madagaskar adasına sürülmesi projesidir. Madagaskar
Afrika ana kıtasından Mozambik kanalı ile ayrılan, Hint Okyanusunda yer alan
dünyanın dördüncü büyük adasıdır. O tarihte Madagaskar bir Fransız kolonisiydi.
Nazi Alman orduları Fransa’yı işgal ettikten sonra Madagaskar’ın idaresi de
Almanlara geçmiş oldu. Bu projeye binaen her sene 1 milyon Yahudi dört sene
boyunca Madagaskar’a taşınacaktı. Burada Alman Nazi askerleri denetiminde bir
Alman-Yahudi kolonisi olarak dini inançlarını yaşayacak ve tarım faaliyetinde
bulunacaklardı. Ancak Almanya’nın İngiltere’ye karşı deniz üstünlüğü
sağlanamayınca ve 1941’de ABD savaşa müdahil olunca bu projeden vazgeçildi.
BU CUMHURİYET KİM TARAFINDAN KURULACAK?
Mordecai Planı dışında kalan projeler Avrupa sömürge
devletlerin, Sovyet Sosyalist Rusya’nın denetiminde olacaktı. Avrupa Yahudi
Burjuvazisi ise kendi denetiminde, kendi ajandasına ve sömürge tamahlarına
uygun bir Siyonist Yahudi devlet istiyordu. Filistin neden seçildi bunun
sebebini bir önceki yazımızda izah etmiştik. Bu aşamada dünyanın ezici
çoğunluğu Musevilerin-Yahudilerin, Mesihi ve Muhammedilerin de Filistinlilerin
ve İsraillilerin de bir laik Cumhuriyete muhtaç olduğunda hem fikir. Mesele
herkesi ihtiva eden ve herkese hitap edebilen bu devletin nasıl ve kimler
tarafından inşa edileceğidir? Kavga esas itibariyle emperyalist bir karakterde
olan Siyonizm ile ona karşı mücadele eden Filistinliler ve İsrailliler
arasındadır. Kendinden başka İlah ve kural tanımayan radikal dini-dar Yahudi,
Hristiyan ve Müslümanlarla, Hz. Musa’nın, Hz. Mesih’in ve Hz. Muhammed’in On
Emrine riayet eden insan ve sevgi kaynağı Allah öğretisi arasındadır.
Bir Musevi-Yahudi dostumuzun ifadesiyle son noktayı koyalım;
“Netanyahu ve savaş kabinesi narsist bir psikopatla bir ilişki içinde olmak
gibi. Hepimizi mahvediyorlar ve bunun Filistinlilerin, HAMAS’ın veya hükümete
karşı olanların hatası olduğunu düşünmemizi istiyorlar. Biden ve başta
İngiltere Avrupalı müttefikleri Netanyahu ve savaş kabinesine
Siyonist-Emperyalist Mafya sisteminin babasının ABD olduğunu hatırlattı.
Şimdilik mesaj Netanyahu ve zihniyetinde olanlar tarafından kerhen kabul
edildi. Yoksa emperyalist devletlerle İsrail’de inşa edilen ırkçı, faşist,
zalim, soykırımcı, yalancı, harami ve hukuk tanımaz ve karşı olan, itiraz eden
herkese düşman Siyonist rejim aynı madalyonun iki yüzü gibidir. Bu haksız ve
zalim savaş sonrasında çağımızın Firavunu Netanyahu, savaş kabinesi ve onları
üreten rejimi yeneceğiz ve hep birlikte kurtulacağız yahut hep birlikte yok
olacağız. Laik, demokratik ve hukukun üstünlüğü prensiplerine dayalı hür, güçlü
ve birleştirici, Musevilerin-Yahudilerin,
Mesihilerin ve Muhammedi itikadın özgürce yaşandığı, idarede
temsil edildiği Filistin devleti kurtuluşumuz olacak. Bu devlet altında yaşamak
istemeyenler geldikleri yerlere dönebilir. Zaten hepsinin ceplerinde geldikleri
ülkelerin vatandaşlığı var. Zor ama bu zordan çıkış yolumuz budur./mehmet yuva/aydınlık
