Uluslararası Nükleer Silahların Yasaklanması Kampanyası yetkilisi Susi Snyder, ABD ile İsrail’in İran’a yönelik saldırılarını sert ifadelerle eleştirerek, bunun uluslararası hukukun açık ihlali olduğunu belirtti. Snyder, nükleer silaha sahip iki ülkenin nükleer silahı olmayan İran’ı hedef almasını “kabul edilemez” olarak nitelendirdi.
Açıklamada, İran’ın nükleer programının acil bir tehdit oluşturmadığı vurgulanırken, buna rağmen saldırı gerekçesi yapılmasının gerçekçi olmadığı ifade edildi. ABD’nin nükleer bahaneyi öne sürerken İsrail’in nükleer kapasitesini tamamen görmezden gelmesi ise “net ve açık bir çifte standart” olarak tanımlandı.
Snyder, nükleer tesislerin hedef alınmasının büyük ölçekli yıkım ve uzun vadeli insani-çevresel felaket riski taşıdığına dikkat çekerek, bu tür saldırıların sadece İran’ı değil tüm bölgeyi tehdit ettiğini söyledi.
ABD’nin İran ile diplomatik müzakereler sürerken askeri saldırı seçeneğine yönelmesi de eleştirilerek, bunun uluslararası güveni zedelediği ve gerilimi tırmandırdığı belirtildi. Donald Trump’ın İran’a yönelik tehditleri de “tehlikeli ve hukuka aykırı” olarak değerlendirildi.
İsrail’in nükleer silahlarına ilişkin resmi belirsizlik politikasına rağmen fiili kapasitesine işaret edilerek, bu durumun görmezden gelinmesinin küresel sistemde adaletsizlik yarattığı ifade edildi. ICAN, nükleer silahların güvenlik sağlamadığını, aksine çatışma riskini büyüttüğünü vurguladı.
Genel değerlendirmede, ABD ve İsrail’in yaklaşımının uluslararası hukuk ve eşitlik ilkeleriyle bağdaşmadığı belirtilerek, çözümün askeri müdahale değil diplomasi ve müzakere olduğu kaydedildi.
