İktidar ve Muhalefete Suriye Soruları

rasthaber
Rasthaber – Moskova toplantısında öne çıkan başlıkların başında, TSK’nın
Suriye’den çekilmesi, bunun nasıl sağlanacağı, çekilmenin hemen mi olacağı
yoksa bir takvime uygun mu yapılacağı hususu üzerinde çok duruldu. Hemen
çekilmesi ve Suriye ordusunun o bölgelere girmesi ve idareyi teslim alması
halinde, Suriye ordusunun sahada gayet etkili silahlarla donatılmış, militanı
ve taraftarları az sayıda olmayan, arkasında ABD, İsrail ve Batı devletlerinin
desteğini almış örgütlerle savaşma kabiliyeti ve imkânı var mı? Rusya ve İran,
ABD’nin açıktan destek verdiği bu örgütlerin Suriye ordusuna karşı saldırıları
hâsıl olursa, ABD’ye karşı askeri seçeneği masada tutar mı?

Moskova deklarasyonunda altı kalın çizilen Suriye’nin toprak
bütünlüğü, siyasi birliği ve üniter devlet yapısının korunması için, askeri
uzmanların da tavsiye ettiği bu ülkelerin askeri ve istihbarati işbirliği
yaparak, Suriye ve Türkiye’nin tehdit olarak kabul ettiği tüm örgütlere karşı
birlikte ortak askeri operasyonların yapılması mümkün olacak mı? Bu seçeneğin
yürürlüğe girmesi halinde İdlib’i kontrol eden El-Nusra ve yabancı terör
örgütleri Rusya, İran ve Suriye ile anlaşan TSK’ya karşı YPG/PKK ile birlikte
olur mu? TSK’nın denetiminde olan ÖSO (SMO) ve bileşenlerin tavrı ne olur? “Esad
ile hiçbir şart ve koşulda anlaşmayız” diyenler bu yapıdan ayrılıp ABD’nin
kontrolünde olan YPG/PKK ve El-Nusra ile işbirliği yapar mı? Bunun olması
halinde bile Rusya, İran, Türkiye ve Suriye’nin oluşturacağı cephenin bütün bu
tehditlerin üstesinden gelebileceği yönünde bir genel mutabakat var. Ama ve
lakin:

Türkiye’de iktidar bu iradeyi gösterebilir mi? Meseleye
taktiksel mi stratejik mi bakmaktadır? Üsküdar’ı geçinceye kadar, yani seçime
kadar iktidar üzerinde önemli bir ağırlığı olan ve birçok alanda ilişkilerin
pekiştiği Rusya ile sonuna kadar yürür mü? Öyle ise başta Çavuşoğlu ile bazı
iktidar çevrelerin ABD ve NATO hakkında yaptıkları “stratejik dost ve
işbirliği” açıklamaları seçime kadar kimseyi ürkütmeme taktiği midir yoksa
stratejik bir seçim midir? Hem Rusya hem de ABD ile iş tutarak Moskova’da
iktidarın kabul ettiği Suriye’nin toprak bütünlüğünü ABD’ye rağmen nasıl
gerçekleştirebilir?

MİLLET İTTİFAKI VE BİLEŞENLERİ NEDEN SESSİZ?

Millet İttifakı, bileşenleri HDP-Yeşil Sol ve onları
destekleyen TİP bu konularda neden sessiz? Millet İttifakı ABD ve NATO ile daha
güçlü ilişkiler kuracağını söylemektedir. İktidar olması halinde Suriye
konusunda nasıl bir yol izleyecek? TSK’yı bir an önce Suriye’den çekeceğini
söyleyen bu muhalefet, bu çekilmeyi Suriye devleti ve ordusu ile anlaşarak mı
yapacak? Suriye’nin iç işlerine karışmayacağız denilmektedir. Karışmadan Suriye
sahasında palazlanan ve Türkiye’yi de hedef alan etnik bölücü ve dini-dar
örgütlerle nasıl mücadele edilecek? Suriye’de ABD ile kurdukları özerk
idarelerin aynısını Türkiye’de yapacağız diyen HDP-Yeşil Sol ve eş başkanları
ile işbirliği yaparak Türkiye’nin toprak bütünlüğü, siyasi birliği ve üniter
devlet yapısı korunabilir mi?

Avrupa yerel özerklik taleplerini Türkiye’de uygulayacağız, yerinden
yönetimleri destekleyeceğiz, ana dilde eğitimi kabul edeceğiz demek Suriye,
Irak ve İran için de dillendirilen projelere destek vereceğiz ile eş-anlamlı
değil midir?  Suriye’nin toprak
bütünlüğü, siyasi birliği ve üniter devletini parçalayan ve Suriye’de etnik ve
mezhep temelinde devletçikler inşa eden ABD ve NATO ile daha kuvvetli stratejik
dostluk kuran bir Millet İttifakı ve bileşenlerin iktidarında Suriye’nin toprak
bütünlüğünü nasıl sağlayacaksınız? Suriye’nin bu temelde bölünmesi halinde,
Türkiye’nin de bu gelişmelerden nasibini alacağını idrak edemiyor musunuz?
Suriye’ye ABD, İsrail ve şürekâsı eliyle dayatılan uluslararası terör, yıkım ve
bölünme savaşı 12 senedir halen öğretemedi mi?

EKONOMİDEN DAHA ÖNEMLİ HUSUSLAR

Seçmenin seçimler kadar alemdeki gelişmeler, deprem
bölgelerinin can ve mal kaybı ve oranın yeniden imarı hakkında duyarlı olması
da çok önemlidir. Şüphesiz ekonomi ana meselelerinin başında gelmektedir. Ancak
ülkemizdeki ekonominin seyrini tehdit edecek daha önemli bir husus ta uluslararası
ilişkilerde Türkiye’nin alacağı kararlar ve stratejik seçimidir. Bu konuların
başında da Suriye ve geleceği can alıcıdır. Seçmeni hem soğan fiyatları hem
savunma sanayisi hem de Suriye meselesi Türkiye’nin kaderini
ilgilendirmektedir. Seçmene bunların arasından tercih yap demek akıl ile alay
etmektir. Türkiye bu konuların hakkını veren ve bu konulardaki tavrını net
ortaya koyan bir iktidar ile huzur bulabilir. Gerisi her seçimden önce bol
kepçeden vaatlerle hasta bir sistemin müzmin ve ölümcül hastalığına ağrı kesici
ilaç vermektir.   

Bu Haberi Paylaş
Yorum Bırakın