İmam Zeynel Abidin’in (as) Şehadeti

rasthaber

RASTHABER ailesi olarak İmam Zeynel Abidin’in (as) şehadet yıl dönümü münasebeti ile başta İmam-ı Zaman’a (a.f) , tüm ehlibeyt aşıklarına ve dünya müslümanlarına başsağlığı dileriz.İmam Zeynelâbidin’in(as) Şehadeti İslâm ümmetine bırakmış olduğu yüce, engin ve namütenâhî ilmî mirastan da anlaşıldığı üzere İmâm Zeynelâbidin’in (a.s) Medine’deki hayatı son derece bereketli geçmişti. İrşad çalışmaları ve ilmî faaliyetleri velâyet nûrunun bir yansıması olarak insanların kalplerinde ve benliklerinde makes bulmaktaydı. Daha önceleri de ifade etmiş olduğumuz gibi Mescid-i Nebevî’de oluşturduğu ilim havzasından yüzlerce-binlerce öğrenci yetişmişti. Bu eğitim sürecinde  akaid, siyer, fıkıh, tefsir, hadis gibi ilim dallarında her yaştan birçok öğrenci İmâm’ın (a.s) rahle-i tedrisinden geçerek her biri kendi dalında uzmanlaşıp birer âlim, birer fakih olmuşlardı.Ayrıca ve hasseten, İmâm’ın (a.s) üç oğlu (Muhammed Bâkır (a.s), Zeyd ve Hüseyin) söz konusu rahle-i tedristen geçip ilmî yüceliklere  ulaşmışlardı. Bu üç oğuldan velâyet makamına ulaşmak ve ilâhî bir misyon olarak (ümmetin rehberliği bağlamında) imâmetle taltif edilmek İmâm Muhammed Bâkır’a (a.s) nasip olmuştu. Allah Subhanehu ve Teâlâ’nın seçkin kıldığı bir kul olarak İmâm Muhammed Bâkır (a.s) kesbî ilimlerin yanısıra vehbî ilimlerle de mücehhez kılınmıştı. Elbetteki ilâhî bir görev olarak “imâmet ve velâyet“ misyonunu yüklenmek mutahhar olmayı zorunlu kılmaktaydı. Bu hakikati Yüce Rabbimiz Ahzab Sûresi’nin 33’ncü âyet’inde ibraz etmektedir:“Ey Ehl-i Beyt, Allah, sizden her türlü kiri ve noksanlığı gidermek ve sizi tertemiz-mutahhar kılmak istemektedir.“             >>YAZININ DEVAMI İÇİN TIKLAYINIZ<<

Bu Haberi Paylaş
Yorum Bırakın