Irak Askeri Alarm Seviyesini En Üst Düzeye Çıkardı

Irak Silahlı Kuvvetler Başkomutanı, ülkedeki tüm askeri merkezlerde uyarı seviyesinin en yüksek düzeye çıkarılması talimatını verdi; aynı zamanda Irak’ın egemenliğini ve hava sahasını korumak amacıyla radar ve hava savunma sistemlerinin teçhizatlandırılması ve modernize edilmesi sürecinin hızlandırılmasını istedi.

Irak Silahlı Kuvvetler Başkomutanı ve Başbakanı Ali Fatih ez-Zeydi, tüm askeri kışla ve üslerde uyarı ve hazırlık seviyesinin en üst düzeye çıkarılması ve radar ile hava savunma sistemlerinin modernizasyon sürecinin daha büyük bir hızla takip edilmesi talimatını verdi.

Bu talimat, Suudi Arabistan ve ABD savaş uçaklarının Çarşamba günü erken saatlerde (29 Temmuz / 7 Mordad) ortak bir eylemle Irak’ın bazı şehirlerindeki Haşdi Şabi mevzilerini hedef alması ve onlarca kişinin hayatını kaybetmesine ve yaralanmasına yol açmasının ardından geldi.

Irak medyasında yer alan haberlere göre, Irak Silahlı Kuvvetler Başkomutanlığı Sözcüsü Sabah en-Numan, bu kararın hükümetin Irak’ın ulusal egemenliğini koruma çabalarını güçlendirmek ve bölgesel gerilimlerin tırmanmasına yanıt vermek amacıyla alındığını açıkladı.

Irak’ın “gerçek bir güvenlik sınavı” ile karşı karşıya olduğunu belirten Numan; güvenlik güçlerinin gelişmeleri en yüksek düzeyde hazırlık ve disiplinle izlediğini, iç güvenliğin sağlanmasının yalnızca devletin askeri ve güvenlik kurumlarının sorumluluğunda olduğunu ifade etti.

Numan, Irak hükümetinin eş zamanlı olarak iki yol izlediğini ekledi:

  1. Diplomatik ve hukuki takip: Irak’ın egemenlik ihlallerini kaydetmek için uluslararası kurumlar ve BM Güvenlik Konseyi ile istişareler yürütmek.

  2. Saha tedbirleri: Güvenlik kararları üzerinde kontrol sağlamak, bölgeler üzerindeki denetimi pekiştirme planını uygulamak, istihbarat faaliyetlerini güçlendirmek ve silah kontrolünün yalnızca devlette olması ilkesini vurgulamak.

Numan’ın belirttiğine göre Ali Fatih ez-Zeydi; başta Silahlı Kuvvetler ve Haşdi Şabi Örgütü karargahları olmak üzere tüm kışla ve askeri üslerde uyarı seviyesinin artırılması emrini verdi.

Bu talimat ayrıca; önleyici istihbarat planlarının güncellenmesini, kritik merkezlerin yeniden düzenlenmesini ve emniyete alınmasını, resmi askeri komuta zinciri dışındaki güvenlik dosyalarının yönetilmesinin engellenmesini kapsıyor.

Irak Silahlı Kuvvetler Başkomutanlığı Sözcüsü, hava savunma sistemlerinin yeniden inşası ve modernizasyonunun hükümetin önceliği olduğunu vurgulayarak; mevcut programların yeni radar, erken uyarı ve hava savunma sistemleriyle donatılmanın hızlandırılmasını, mevcut sistemlerin güçlendirilmesini, hukuki ve diplomatik takipler için Irak hava sahası ihlallerinin belgelenmesini ve nihayetinde ülke hava sahasını koruyacak entegre bir hava savunma ağının oluşturulmasını içerdiğini belirtti.

Irak Hava Savunması ABD’nin Esiri Durumunda

Irak’ın hava savunmasını modernize etme çabaları sürerken, ABD hükümeti geçmiş tüm yıllar boyunca bu durumu engellemiş ve Bağdat’ın herhangi bir hava savunma sistemi satın almasına izin vermemiştir.

Iraklı uzmanların işaret ettiği en temel yapısal nedenlerden biri, Irak ile ABD arasında 2008 yılında imzalanan “Stratejik Çerçeve Anlaşması”dır.

Saddam’ın devrilmesinden sonraki ilk taahhütlere göre Irak Hava Kuvvetleri ve Hava Savunması’nın yeniden inşası esas olarak ABD’den yapılacak askeri alımlara bağlandı.

Bu süreçte ABD, gelişmiş hava savunma sistemlerinin (MIM-104 Patriot veya orta menzilli sistemler gibi) Irak’a teslimatını yıllarca geciktirdi ve Bağdat’a yalnızca modern savaş uçakları veya İHA’larla mücadele etme yeteneği olmayan kısa menzilli veya yetersiz sistemler sağladı.

Irak ordusunun elinde az sayıda bulunan Rus yapımı “Pantsir-S1” hava savunma sistemi ise özellikle İHA’lar ve seyir füzeleri dahil olmak üzere alçak irtifa hedeflerini tespit etmek için tasarlanmıştır.

ABD’nin Savunma Sistemi Alımlarını Engellemesi

ABD’nin doğrudan müdahalelerinin en belirgin örneği, Irak’ın Rusya’dan füze sistemleri satın alma girişimlerine dayanmaktadır.

Bu kapsamda, 2019 yılında Haşdi Şabi karargahlarına ve bazı askeri üslere düzenlenen füze ve İHA saldırılarının ardından Irak Savunma ve Güvenlik Komisyonu resmi olarak Rusya’dan S-400 veya S-300 sistemi satın alınmasını talep etti; ancak ABD’li yetkililer (Dışişleri Bakanlığı ve Pentagon dahil) Irak hükümetini resmi ve açık bir şekilde uyararak, savunma alanında Rusya ile yapılacak bir anlaşmanın Bağdat’a karşı CAATSA (ABD’nin Hasımlarıyla Yaptırımlar Yoluyla Mücadele Yasası) yaptırımlarını devreye sokacağını bildirdi.

Sudani’nin başbakanlığı döneminde de Irak hükümetinin Güney Kore’den KM-SAM hava savunma sistemi ve Fransa’dan bazı sistemler (Thales radarları gibi) satın alma isteği ve müzakerelerine dair çok sayıda haber yayımlandı.

O dönemde de Irak medyası, Washington’ın Rus dışı alımlara açıkça karşı çıkmasa da finansal kozlar (Irak’ın New York Federal Rezerv Bankası’ndaki dolar hesaplarının kontrolü) ve bu sistemlerde bulunan Amerikan parçalarının ihracat lisanslarını şarta bağlama yoluyla nihai anlaşma ve teslimat süreçlerini son derece yavaşlattığını ve zamana yaydığını bildirdi.

Radar Kontrolü ve “Ana Kodların” Teslim Edilmemesi

Iraklı kaynaklar ayrıca ABD’nin Irak’a sattığı gelişmiş radarların (FPS-117 radarları gibi) Amerikan şirketlerinin teknik desteği ve gözetimi altında çalıştığını belirtmektedir.

Bu doğrultuda Irak milletvekilleri, ABD’nin radar verilerine ve hava savunma iletişim kodlarına tam erişimi Iraklı komutanlığa vermediğini defalarca ifşa etmiştir; bu durum, tanımlanamayan uçaklar veya İHA’lar (ABD veya İsrail’e ait) Irak hava sahasına girdiğinde yerli radar sisteminin bunları tam olarak teşhis edememesine veya füze kilidi atamamasına neden olmaktadır.

Son bir nokta olarak, güvenlik anlaşmalarına göre ABD, Irak’ın egemenliğini ve hava sahasını korumayı taahhüt etmişti.

Buna rağmen geçmiş yıllarda (özellikle İsrail’in 2019’da Haşdi Şabi mevzilerine düzenlediği saldırılar ve ABD’nin Irak Silahlı Kuvvetleri’nin resmi karargahlarına yönelik tekrarlayan saldırıları sırasında) Washington ne kendisi bu uçuşları engelledi ne de Irak’ın bunları engellemek için gerekli savunma araçlarını satın almasına izin verdi. Bu durum, Iraklı kaynaklar arasında ABD’nin Irak hava sahasını kasıtlı olarak “açık” tuttuğu analizine yol açtı.

Bu Haberi Paylaş
Yorum Bırakın